İçeriğe geç

Ay: Ocak 2009

“içinizden geldiği gibi” dedi önce ve sonra içimizden gelenleri anlattı.

Yorum Bırak

özlemek

kırıldığı anda bilinçsizce benliğim, ne olduğunu bilmediğim hellerin çöküntüsü üzerimde. özlemek nasıl bir şey? acıkmak, doymak, doyumsamak gibi mi ya da bilgisayar başından kalkamamak? insanın…

Yorum Bırak

her acı bir düğümle bezenmiş, düşlerimin içinde sessizce… kah ağlayarak, kah gülerek savunmasız, kan revan içinde…

Yorum Bırak

ben dün akşam ilginç bir şekilde çökerttiğim ev ve iş bilgisayarıyla uğraşırken siz de şu (운명같은 사랑)parçacığı dinleyin efendim…

Yorum Bırak

kışın ve yeni yılın ilk hastalığı kapımda. ah kahpe boğazlarım az mı besiledim ki seni,nankörlüp edip kıvrandırmaya çalıştırıyorsun beni. ellerim tutuk, vücudum ağır… lanet olsun…

Yorum Bırak

이 죽일놈의 사랑 / I Jukilnomui Sarang / A Love To Kİll

Lee Kyung Hee, ismini duyunca artık krizlere girer oldum. Biz alışmamışız canım öyle hüzünlü biten filmlere. Bir değil iki değil bu. Zaten damar damar senaryo yazıyor bir de finalde hepten kahrediyor insanı. Canım Shin Min Ah‘cığım kahroldu ağlamaktan on altı bölüm boyunca. Hadi onu düşünmüyorsan onu sevenleri düşün. İçim parçalandı vallahi. Zaten ‘da da baya bi felakete uğratmıştı (Ben blog tanıtımını yapmamıştım), şimdi de pek aksini yaşatmadı bana. On altı bölüm boyunca kıvrım kıvrım kıvrandım. Zaten iki intihara teşebbüs ile başlayan dizi akabinde gelen bir intihar ve intikamla yoğrulan aşk ile birlikte, umutsuz hal alıp üstüne üstlük tam oldu derken yine tabiri caiz ise boka saran durumla ayrılmaları. Ama ne ayrılış. Elbette her ayrılığın bir kavuşması vardır ama bizimkilerin biraz farklı.
Yorum Bırak