Su yasaklı kelimelerden sonra, zaten ne yazacağını bilemeyen ben şimdi nasıl yazacağımı da bilemez oldum. Balık baştan kokar misali, alan adlarından başladık cümle içlerine kadar…
Yorum BırakAy: Nisan 2011

김복남 살인사건의 전말
Çok başarılı bir film Bedevilled. Gerek senaryo, gerek oyunculuk, gerekse görsellik kesinlikle dört dörtlük. Filmi izlerken, bulunduğunuz ortamdan soyutlanıyor ve filmin gerilimine dahil oluyorsunuz resmen. Film başlardan kopmuyor. Tam kurguyu aklınızda hazırlamaya başladığınızda, birden bambaşka bir boyut alıyor ve hayalinizdeki film sekteye uğruyor. Sonraki gelişmeleri tahmin etmekte zorlanıyorsunuz. Aslında tahmin ediyorsunuz ancak karakterlerin yaklaşımı bir sonraki sahnenin ne olacağı konusunda size pek mesaj vermiyor. Tam anlamıyla filmin gerilimini üstünüzde hissettiriyor ve sizi kendine bağlıyor.
Filmin yönetmeni Chul-soo Yang. Bu kendisinin ilk filmi. Ancak bu isim Kim Ki-duk‘in yıllarca ikinci yönetmenliğini yapmış. Görünen o ki usta yönetmenin yanında oldukça pişmiş yönetmen. Herley dozunda, her şey tam anlamıyla olması gerektiği gibi olmuş.
Yorum BırakKarşıya geçmeden önce Otuz saniyelik kırmızı ışığa sığdırsak herşeyi Kana bulanarak Ustumuzden almadan
Yorum Bırak
Festivalin iyilerinden, başarılı bir Kore filmi Hanyo. Film ilk olarak 1960 yılında Ki-young Kim tarafından perdeye taşınmış. Tam elli yıl sonra ise Sang-soo Im tarafından tekrar uyarlanmış. İlk filmi izlemedim ama başarılı bir uyarlama olduğu izlerken kendini belli ediyor. Gerek oyunculuk, gerek filmdeki gerilim, ufak soru işaretleri de olsa senaryo kesinlikle akıcı bir film vermiş bize. Filmin atmosferine girmemize yardımcı olan kamera hareketleri ve müzikler de cabası.
Film sakin ve yavaş ilerlemesine rağmen insanı kendine bağlıyor. Az denebilecek erotik sahneler filmin akışına kendini kaptırıyor ve göze batmıyor bile. Belki bu konuyu daha önce çok izlemiş olabiliriz ancak bu film kendine özel bir yer ayırıyor.
Yorum Bırakdamarlarimda her yerimi sarmış vücudumun her nebzesine işlemiş tek korkum nefes almaya başlaması… Gitmeye çalışırken…
Yorum BırakÜnlü müzik grubu Tindersticks ve usta yönetmen Claire Denis’in (şairliği daha ağır basar bende) bileşkesi ile festival kapsamında gösterilen “CLAIRE DENIS – TINDERSTICKS: MÜZİK VE FİLM”kuşağında izlediğimiz…
Yorum BırakEn azından eskiden her şey daha düzgündü… insanlar da…
Yorum Bırak
Festival kapsamında Sinemada İnsan Hakları Yarışması kapsamında yarışan filmlerden biri de As If I Am Not Here idi. Film İrlandalı yönetmen Juanita Wilson tarafından beyaz perdeye aktarılmış. Film Bosna’da olanları yalın bir dille anlatmış. Öyle bir yalınlık ki bu filmde yaşananlar çoğu yerde bizi rahatsız etmiyor. Çoğu yerde oyuncular yaşanan atmosferi bize hissettirmekte başarısız olmuş. Sarsıntılı bir etki yaratacak film belki de yönetmeninin de bayan olması sebebi ile biraz daha yumuşak olmuş.
Samira Saraybosnalı genç bir öğretmendir. Ailesi ile çok yakındır. İlk görev yeri olarak kırsalda bir köy kasabasına gider. Burada üç aylık geçici görev için gelmiştir. Okulun asıl öğretmeni köyü terk etmiştir. Çocuklar öğretmenin geri dönmeyeceğini söyleseler de Samira bu küçük köyde üç ay geçireceğine inandırmıştır kendini.
Yorum BırakFestival kapsamında izlediğim en doğal filmlerden biri de Güney Kore yapımı Shi idi. Tabi Öncelikle Kore yapımı olması filmi seçmeme sebepti Akabinde gelen, Cannes 2010…
Yorum Bırakجدایی نادر از سیمین Festivalin en iyi filmlerinden biri de Jodaeiye Nader az Simin’di. Zaten film 2010 Berlin Altın Ayı en iyi film, en iyi kadın ve…
Yorum Bırak