İçeriğe geç

Ay: Aralık 2012

The Hobbit: An Unexpected Journey

Sonunda Hobbit’i izleme fırsatı buldum. Tabi bu fırsatı daha önce de yakalayabilirdim ama birazda filmi IMAX 3D izlemek isteyince yer bulmak biraz zor oluyordu. Aslında şimdi düşünüyorum IMAX 3D bana ne verdi? Sanki bizim IMAX olayımızda bir eksiklik var. Tabi bunu yurt dışında bir IMAX filme gidersem anlayabileceğim. Bana verdiği ise dev ekranda filmi izleme zevkiydi. Ancak filmi izlediğim İstinye Park sinemalarında bir yerleşim sorunu olduğunu düşünüyorum. Neyse filme dönelim.

Tabi Lord Of The Rings’ten sonra herkes gibi benimde çok fazla beklentim vardı filmden. Ancak o bilindik giriş ve müzikler kulağıma takılınca film hakkında ilk düşüncem Lord Of The Rings’in gerisinde ve etkisinde kalacağı oldu. Bunda yanılmadım da. Peter Jackson pek riske girmeyerek yeni şeyler denemeye çalışamadan, Lord Of The Rings arkasından giden bir film olarak çıktı karşıma. Hatta müzikler bile Lord Of The Rings’i hatırlatıyordu.

Yorum Bırak

The Dark Knight Rises

Christopher Nolan‘ın Batman serisinin üçüncü filmi The Dark Knight Rises. Zaten Nolan’ın bu işe bulaşması hakkında şurada zaten bazı açıklamalar yapmıştım. Bunun üzerine pek bir şey koyacağımı düşünmüyorum. Genel olarak bakıldığında iyi bir film var karşımızda. Ama ben Nolan’ın Batman ortamını özümseyemediğim için film bana biraz düz bir filmmiş gibi geldi.

Filmin kurgusu oldukça başarılıydı. aksiyon sahneleri kesinlikle takdire şayandı ancak hikayede bazı kopuklar vardı. Hikaye oldukça basite alınmış gibi geldi bana. Sanki bir ve ikinci filmin akışından sonra bu film sanki daha bir sipariş üzerine olmuş gibi geldi bana. Final ise beni en çok hayal kırıklığına uğratan kısımdı. Final sahneleri aksiyon olsun diye yapılmış biraz mantık dışıydı.

Yorum Bırak

Magnifica presenza / Şahane Misafir

Ferzan Özpetek’in son filmi Magnifica presenza ve gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki onun en zayıf filmi. Klasik Ferzan Özpetek öğeleri var filmde son dakikasına kadar film kendini izlettiriyor ama filmin hikaye tarafı oldukça zayıf. Karakterler bu kez tam oturmamış. Zorlama karakterler ve gereksiz hikayeler görüyoruz.

Filmin ana karakteri Pietro. Pietro kendi evini tutmuş bekar bir erkektir. Kuzeni Maria ile evini yerleştirir. Maria gittikten sonra evde garip şeyler olmaya başlar. Evde konuşma sesleri duyar ve bazı insanlar görür. Kafayı yemeye başladığını düşünür. Ama gördükleri gerçektir. Evde bir grup hayalet yaşamaktadır ve bunlar Pietro’dan kendilerini oradan çıkarmalarını ister.

Yorum Bırak

Paranorman

Son dönemde izlediğim en başarılı zombi filmi diyebilirim Paranorman. Yalnız diğerlerinden biraz farkı var. Bu da filmin stop motion ve animasyon olarak çekilmesi. Yani animasyon olunca işin içinde biraz da komedi var. Yani karşımızda bir korku komedi var. Film, Coraline gibi başarılı bir stop motiona imza atmış Laika şirketi tarafından yapılmış.

Karakter mimikleri, mekanlar, ışık her şeyi mükemmel diyebilirim. Tam anlamıyla bu konuda dört dörtlük bir animasyon var karşımızda. İzlerken oldukça keyif aldım diyebilirim. Tabi animasyon olarak paranormal olayları görmek, korku ve komedi dozunun yerinde olması izlerken beni oldukça keyiflendirdi.

Yorum Bırak

Mentiras y Gordas

Filmi izleyeli uzun zaman oldu ama nedense yazmayı unutmuşum. İzlenenler klasörümü kaybedip geri kazanınca filmi tekrar gördüm bari yazayım dedim. Film 2009 İspanya yapımı. Blogta genel olarak İspanya yapımları korku ve dram türünde ama bu film biraz gençlik filmi gibi.

Filmi Alfonso AlbaceteDavid Menkes ortak çekmiş. Bu yönetmenlerin altıncı ortak filmi. Diğer filmlerini izlemedim ama bu filmden edindiğim kanıyla çok başarılı olduklarını söylemeyeceğim. Bu filmde dönersek, filmin belli bir hikayesinin olduğunu görmedim ben. Bir parti partiye güdümlü olarak gençlerin ilişkilerini konu almış.

Yorum Bırak

Yeoineui Hyanggi

Dizinin ismi Yeoineui Hyanggi (여인의 향기) yani Kadın Kokusu. Zaten global olarak bilinen ismi ile de film Scent of a Woman olarak geçiyor. Ancak on altı bölümlük dizi süresi boyunca ben koku ile ilgili bir tek replik hatırlıyorum. O da yönetici Kang Ji Wook’un yanına giren çalışanına buraya gireceksen eğer parfüm sıkma demesi. Bunun haricinde koku ile alakalı pek bir şey geçmedi dizide. Dizideki tango sahnelerini de sayarsak sanıyorum Al Pacino‘nun filmine bir gönderme. Neyse buraya takılmıyorum.

Genel hatlarıyla baktığımda başarılı bir k-drama var karşımızda. Gerek komedi unsuru, gerek dram unsuru bir birine iyice geçmiş ve oldukça etkileyici. Klasik k-dramaların tüm özellikleri mevcut. Bir bölüm bir şey olmayıp son saniyelerde bir atakla insanı meraklandıran sahneleri mevcut ve bunlar ustaca kullanılmış. Dizi oldukça akıcı. İzlerken insanı sıkmıyor. Tahmin edilebilir bir kurgusu var. Ancak final beklediğimden farklı gelişti.

Yorum Bırak