İçeriğe geç

Ay: Mart 2013

ad

Adımızı hatırlar mısın? Oyunlarda savurduğumuz,onlarca belki de yüzlerce adı. Kim olduğumuz belirsizken, bireyleşmemişken daha. Çocukken yani. Ağzımıza biber sürülen, bazen vurulan, elde terlikle kovalan halimizle.…

Yorum Bırak

Bilmek

Herkes her şeyi biliyor ya bu sebepten ben bilmekten vazgectim.

Yorum Bırak

arayış

neyi, nasıl bir arayış. olan bitenin farkında mıyım? ya da ne aradığımı bilecek kadar akıllı. nasıl ispat etmemi istersin olmadığının. Biri beni ikna etmeli, inandırmalı,…

Yorum Bırak

Thale

2012 Norveç yapımı Thale’in senarist ve yönetmeni . Aslında Aleksander Nordaas ilginç bir konuya el atmış. Norveç mitolojisinde yer alan Huldra karakterini duymamızı sağlamıştır. Filmin en büyük albenisi bence afişi. Afişteki kuyruklu güzel kadını görünce insan filmi ister istemez izlemesi gerektiği duygusuna kapılıyor.

Film yetmiş altı dakikalık süresi ile bizim yerli dizilerimizden bile oldukça kısa. Yönetmen bu kısa süreye bir kaç hikaye sığdırmaya çalışmış. Hiç bir konuda bilgimiz olmayan Huldraları öğrenmeye çabalarken bir de Huldra ve özel olduğunu düşündüğümüz Thale’nin durumunu öğrenmeye çalışıyoruz. Hikayede büyük açıklar var. Bir çok sahne durağan. Film fantastik boyutu bir nebze olsun tamamlayabilir ama korkunun yanından bile geçmiyor.

Yorum Bırak

Life of Pi

Film ‘in aynı isimli romanından uyarlanmış. Kitabı okumadım ama film için başarılı bir film olduğunu söyleyebilirim. Okuduğum yorumlar da kitabın iyi olduğu konusunda. Hikaye çok güzel kurgulanmış ve sanıyorum filme aktarımında da bir sorun yok ki her şeyi ile iyi bir yapım çıkıyor kaşımıza. Öncelikle filmin görselliğinin çok iyi olduğunu belirtmeliyim. Filmin 3D olduğunu hesaba katarsak, bu filmi 3D izlememek benim için büyük bir kayıp.

Filmin yönetmenliğini  yapmış. Bir süre filmin yönetmeni  diye lanse edilmiş. Film bir süre beklemeye alındıktan sonra da yönetmen koltuğuna Ang Lee geçmiş. Lee başarılı bir yönetim sergilemiş ama aklımda Jeunet çekse nasıl olurdu acaba diye bir soru işareti de kalmadı desem yalan olurdu. Filmin ilk dakikaları eminim ki onun elinde daha eğlenceli olurdu.

Yorum Bırak

Noroi

2005 yapımı başarılı bir Japon korku filmi Noroi. Yönetmen koltuğunda ise  var. Kôji Shiraishi’nin bir özelliği de dönemin popüler filmlerini iyi analiz etmesi ve bununla birlikte başarılı yapımlar ortaya çıkarması. Noroi aktüel kamera kullanımı sayesinde The Blair Witch Project’ten etkilenirken, ile Saw serisinden etkilenmiş. Tabi bu etkileşimler oldukça başarılı. Noroi belgesel tadında çekilmiş. Kurgusu oldukça başarılı. Ufak tefek noksanlar dışında kesinlikle başarılı bir kurmaca belgesel. Hikaye Masafumi Kobayashi etrafında dönüyor.

Filmin ilk başlangıcında Kobayashi hakkında bir bilgilendirilme yapılıyor. Kobayashi doğa üstü olayları araştıran bir gazetecidir. Hazırladığı son belgeselden sonra evi yanmış ve bu yangında karısı yanarak ölmüştür. Kobayashi iste yanan evde bulunamamış polis kayıp ilanı vermiştir. Daha sonra film Kobayashi’nin son hazırladığı Lanet isimli belgesele döner. Kobayashi, Junko Ishii hakkındaki bir kadının kötü güçleri olduğunu düşünmesi sebebi ile araştırmalara başlar. Kadınla konuşmak ister ama kadın onu kovar. Hakkında komşularından bilgi alır. Ancak kadının hakkında bilgi veren tüm komşuları bir süre sonra ölmektedir.

Yorum Bırak

Hansel & Gretel

2013 yılında geçen Hansel ve Gretel meşhur hikayenin yeni bir şekilde yorumlanması. Tabi son dönemde Hansel ve Gretel yapımlarında artış gördük. Nedense zaman zaman prodüksiyonu yüksek film ardından düşük bütçeli filmler de karşımıza çıkıyor. Bu film de düşük bütçeli filmler arasında.

Filmin basit bir konusu var. Hansel ve Gretel masalına dayandırılmış ve ortak yön sadece pasta yapan bir cadı ve çocukların isimlerinin Hansel ve Gretel olması. Tabi günümüze uyarlayınca hikayeyi bunun olması olası. Gretel, The Gingerbread House adlı bir cafede çalışmaktadır. Büyük şehre gitmek gibi bir hayali vardır burası sadece onun için bir basamaktır.

Yorum Bırak

The Haunting in Connecticut 2: Ghosts of Georgia

The Haunting in Connecticut 2: Ghosts of Georgia 2013 yapımı The Haunting in Connecticut ‘un ikinci filmi olma özelliğine sahip. Her devam filmi gibi bu filmde olmamış. İlk filmin başarılı olduğundan yazımda bahsetmiştim ama bu film için aynısını söyleyemeyeceğim. Bu filmin konusu da ilk film ile paralel gitmekte ve bu filmde gerçek bir olaydan uyarlamaymış.

Lisa Wyrick eşi ve çocuğu ile birlikte yeni bir eve taşınmıştır. Lisa’nın ailesinden gelme doğa üstü güçleri vardır ama bunu kabullenememektedir. İlaçla bu güçlerini bastırmaya çalışmaktadır. Bu şekilde de sürekli annesinin ruhunu görür. Taşındıkları yeni evde küçük kızı da bir şeyler görmeye başlar. Bazı insanlar onunla konuşmaktadır. Lisa bu durumu kabullenmez ve kızının da hasta olduğunu düşünür.

Yorum Bırak

Sadako 3D

Sadako ismini duyunca ilk aklıma gelen Ringu oldu. Tabi ben ilk ikisi çekilmiş filmin üçüncü bölümünü beklerken karşımda yepyeni bir uyarlama gördüm. Yine  ‘nin meşhur Serisinden esinlenerek uyarlanmış. Tabi serinin neden sadece Ringu’su bu kadar sükse yaptı o da ayrı bir konu. Sadako’da yine izlenen bir videonun ardından ölen kişiler ile alakalı.

Japonya’da olaylar birazda liseliler üzerinde dönerken film de bunu göz ardı etmemiş. Ana mekanımız bir okul. Ortada internette dolanan bir video var ve söylentilere göre bu videoyu izleyenler de bir süre sonra ölmektedir. Akane Ayukawa’da bu okulda öğretmendir. Öğrencilerinden biri bu videoyu merak eder ve araştırmaya başlar. Ancak filmin yer aldığı bütün linkler geçersizdir. Derken bir linkte video ortaya çıkar ve izlerler. Genç kız ertesi gün ölü bulunur.

Yorum Bırak

Abone ol