İçeriğe geç

Ay: Ağustos 2013

Banlieue 13 – Ultimatum

Son dönemde kendisini sık sık hikaye ve senaryolarıyla vizyonda gördüğümüz ‘un bir başka senaryosu da Banlieue 13 – Ultimatum’a ait. Luc Besson’un senaryo geçmişine bakarsak bu filmde de diğer filmlerden pek bir fark göremiyoruz. Aksiyonu bol, hızlı hareketli ancak konu açısından kısır bir film var karşımızda diğer senaryolarında olduğu gibi. Ancak aksiyonun yerinde olması filmin izlenilebilirliğini ve tahammülünü arttırıyor.

Film öyle bir aksiyon ile başlıyor ki hikayeyi kestirmeniz neyin ne olduğunu anlamanız için biraz zaman gerekiyor. Aksiyon arasına sıkıştırılmış hikaye, yer yer devlet politikalarına yapılan eleştiri, dozları az da olsa izleyicinin gözüne batmasını sağlıyor. Besson senaryoya bu gibi küçük noktaları çok iyi yerleştiriyor. Ancak genele baktığımızda basit bir senaryo karşımızda.

Yorum Bırak

Dabbe : Cin Çarpması

Dabbe serisinin son filmi Dabbe: Cin Çarpması geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Açıkçası Karacadağ’ın son filmi El-Cin‘in üzerinden daha sene bile geçmeden bu filmle karşımıza çıkması beni oldukça şaşırttı. Artık Karacadağ’da ne kadar çok cin hikayesi varmış ki altı ayda bir piyasaya cinli film çıkartıyor diye düşünmeye başladım. Akabinde peki bu serinin sonu nereye gidecek diye sormaya başladım kendime. Bir de bu filme baktığımızda Dabbe ile bağlantısının sadece bir cümleden öteye gitmediğini görüyoruz. Peki kıyamete kadar uzanacak Dabbe serisinin evrim geçirip Karacadağ’ın Dabbe aralarında yaptığı cin filmlerine dönme sebebi nedir anlayamadım.

Türkiye’de istikrarlı bir şekilde korku filmi çeken Karacadağ’ı tebrik ediyorum. 2006 yılında yola çıkan ilk Dabbe filminden sonra bu altıncı filmi oldu ve gözle görülür bir ilerleme katetti kendisi. Ancak bazı konularda hala kendini tekrar etmeye devam ediyor. Bu da beni sıkıntıya sokuyor desem yalan söylemiş olmam.

Yorum Bırak

Huang cun gong yu

Curse Of The Deserted

2010 yapımı Çin filminin yönetmen koltuğunda  var. Filmin senaryosu ise  tarafından yazılmış. Filmin kurgusunun karışık olması izlenimini zorlaştırıyor. Film korku filmi olmasına rağmen aslında filmin korku filmi olup olmadığı rahatlıkla sorgulanabilir. Yönetmen burada romantik, korku tarzında bir iş ortaya çıkarmaya çalışmış ancak her ikisinin de dozunu ayarlayamamış.

Film içerisinde çok fazla bilinmezlik barındırırken sağlam bir temele oturtulamamış. Bu da kopuklukların artıp, izleyicinin odaklanma sorunu yaşamasına sebep oluyor. Filmin karanlık kasvetli havası ne anlatılmak istenen romantizmi veriyor, ne de korku filmi olarak korkabileceğimiz bir ortam sunuyor. Zaten filmde karşımıza çıkan sahneler oldukça basit ve sıradan. Çoğu korkutmayan basit canlandırmalar.

Yorum Bırak

Modus Anomali

2012 Endonezya yapımı filmin yönetmen koltuğunda  var. Yönetmenin geçmişine baktığımızda bunun ilk korku filmi olmadığını görüyoruz. Tabi diğerlerini izlemediğim için yönetmen hakkında çok yorum yapamayacağım ama bu yönetmenin altıncı filmi olmasına rağmen hala amatörce bir görsel önümüze sunması bana biraz yönetmenin sinema konusunda pek pişmediğini düşünmeme sebebiyet veriyor.

Modus Anomali’nin senaristi de aynı kişi. Burada senaryodaki kopukluklar, diyaloglardaki gereksizlik ve saçmalıklar, kurgudaki ve işleyişteki garipliklere değinmeye başlarsam yazının sonunun gelmeyeceğini düşünüyorum. Ancak hikaye her ne kadar pak fazla anlatılamasa da iyi bir hikaye. Ancak ince elenip sık dokunması gereken bir hikaye. Bu şekilde hikaye yaratıcısının elinde bile bir felakete dönüşebiliyor.

Yorum Bırak