Kıyametin çeşitli senaryoları izledik okuduk. Duruma Neil Gaiman ve Terry Pratchett’da el atmış ve karşımıza bir Kıyamet hikayesi ile çıkmışlar. Tabi bunu yaparkende sürekli izleyip okuduğumuzdan…
Yorum BırakAy: Ocak 2014

Noel zamanına denk gelen bir filmde Silent Night. Hikaye de noelde geçince ayrı bir etki bırakıyor insanın üzerinde diyemeyeceğim ne noel beni ilgilendirdi ne de filmin etkisi. Zaten filmin etkisini de çok fazla hissettiğimi söyleyemeyeceğim. Aslında ilk dakikadan film biraz doğa üstü ilerleyecek gibi geldi bana ama film bu yönde gitmedi. Bu konudaki görüşümü de aynı konuya benzeyen bir Grimm bölümüne bağlayabilirim. İnanışa göre noel babanın kötü kardeşi noel de ortaya çıkıyor ve kötülük yapan insanları cezalandırıyor. Arkasında da bir kömür parçası bırakıyor. Tabi bu filmde doğa üstü bir şey yok işi yapan bir adam.
Yorum Bırak
Film vizyona girdiği dönemde fragmanını izleyip yine bol gürültülü, uçuşan kaçışan cinli film geliyor diye düşünmüştüm. Aslında çoğu düşüncem tutsa da film bana diğer izlediğim cin temalı filmlerden daha başarılı geldi. Öncelikle hikaye korkutmaya yönelik bir hikaye değildi. Belki basit bir hikayeydi ama en azından sakin ilerleyişi hikayeyi içinize sindirmenize olanak sağlıyordu. Filmin finali ise bu zamana kadar Türk filmlerinde görmediğimiz bir final sunuyordu bize.
Aslında yukarıdaki cümlelerimin bir çoğunun aksini yönetmenin ilk filmi olan 3 Harfliler: Marid‘de yazmıştım. Evet yönetmen Arkın Aktaç bu konuda biraz eleştirileri dikkate almış olacak ki aslında beklenene yakın bir film ortaya koymuş Şeytan-ı Racim ile. Şimdi biraz daha derine ineyim.
Yorum Bırak
2012 yapımı filmin yönetmen ve senaryo koltuğunda Rob Zombie var. Tabi ismi müzik dünyasından da tanıyor olmam filmi izlemem için bir neden oldu. Tabi sonra gördüm ki Rob Zombie’nin daha önce izlediğim ancak o dönemler blog yazmadığım yada izlediklerimi arşiv yapmadığım için aklımda kalmayan bir çok filmi varmış. Hatta Halloween serisinden bir kaç filmde onunmuş. Biz gelelim The Lords of Salem’e.
Vukuatlı Salem şehrini bilirsiniz. Hikayemiz burada geçiyor. Tabi hikaye yönetmeni ve senaristinden dolayı biraz daha ‘underground’ yer altında kalmış film çıkıyor karşımıza. Görüntüler oldukça siyah ortam kasvetli ancak bu olaylara/hikayeye adapte olmanıza pek olanak sağlamıyor. Öyle ki aslında basit görünen hikayede kurgu biraz karışık.
Yorum BırakNe zamandan beri adam vurur olduk İcraatlar patlayıp adalet tecelli ettiğinden beri mi?
Yorum Bırak
Film 2013 yılında !f kapsamında gösterilmiş ancak o dönem filmin uzunluğunu da göz önünde bulundurarak tercihimi bu filmi izlemek yönünde yapmamıştım. Yani yılda bir iki festivale gidiyorsunuz kısa film izlemek olmaz kanımca. Festival filmlerinin uzunu makbuldür. Neyse biz dönelim Le Magasin Des Suicides’a.
Film 2012 yapımı yönetmen koltuğunda Patrice Leconte var. Patrice Leconte filmin senaryosunu da kendisi yazmış tabi ana hikaye Jean Teulé‘nin romanından uyarlama. Tabi romanı okumadığım için bir kıyaslama yapmayacağım ancak izlediğim kadarıyla başarılı bir uyarlama olmuş gibi gözüküyor. Bu sırada yönetmen Patrice Leconte’in bildiğimiz bir çok filmi olmasına rağmen sanıyorum Le Magasin Des Suicides ilk animasyon filmi.
Yorum Bırak
Deo Web-toon: Ye-go Sal-in (더 웹툰: 예고 살인 / Killer Toon) korku bakımından pek tatmin etmese de konusu bakımından bana oldukça farklı geldi. Gerçi bu tarz hikaye daha önce film hatta dizi yapılmıştı ama sanıyorum benim çizgi ile gerçeklik arasındaki geçiş fantezileri her zaman hoşuma gitmiştir. Bu filmde benim bu zevkimi başarıyla karşılıyor.
Hikaye asıl olarak web mangaları yapan şirkette başlıyor. Sitenin editörü bir çizerden son hikayesini beklemektedir. Bu esnada firmada kimse yoktur. Yeni hikaye gelir ve editör incelemeye başlar. Editör hikayede kendi geçmişi ile ilgili şeyler olduğunu görür. Yazarı arar ama ona ulaşamaz. Hikayenin sonuna doğru öldüğünü görür ve o dakikadan sonra hikayede gördükleri bire bir olmaya başlar ve kadın ölür.
Yorum Bırak
Yine ortalıkta bir kaç isimle birlikte anılan bir Kore yapımı var sırada. Filmin adı 두 개의 달 (Doo Gae-eui Dal), yada İngilizce adlarıyla, The Sleepless veya Two Moons. Her halükarda tüm aramalar bu 2012 yapımı filme çıkıyor. Filmin yönetmen koltuğunda The Ring Virus ve Redeu-ai filmlerinden tanıdığımız Dong-bin Kim var. Senarist ise Yoga filminde senarist asistanı olarak yer alan Lee Jong-Ho. İkilinin bir araya gelmesi ile de farklı bir film denemesi çıkmış ortaya.
Yeni bir deneme olmuş olmasınada film o kadar hızlı başlıyor ki bir türlü adapte olamıyorsunuz. Hızlı diyorum ama aksiyon yok. Sadece olaylar, bilinmezlik tam anlamıyla aktarılamamış karakterler filmin ilk on dakikasında bunu hissetmenizi sağlıyor.
Yorum Bırak