İçeriğe geç

Ay: Şubat 2014

Escape From Tomorrow / Yarından Kaçış

İlginç bir çalışma var karşımızda. Filmin en büyük özelliği, filmin gizlice Disneyland’de çekilmesi. Yani bunun için Disneyland’den izin alınmamış. Bir diğer özelliği de siyah beyaz olması. Bunlar haricinde filmin bir artısı yok. Filmin yönetmen ve senaristi . Bu kendisinin ilk filmi. Açıkçası ne anlatmak istediğini anladığımı düşünmekle beraber üslubunu çok beğenmediğimi söylemeliyim.

Film Disneyland’da çekilmiş ama bir çok görüntü sanki ziyaretçi olarak girmişinizde ortamı çekiyorsunuz edasında. Zaten bu görüntülerin üzerine de karakterler yerleştirilerek film çekilmiş. Bazı sahneler de gerçekten Disneyland’da çekilmiş. Filmde ne olup bittiğini anlamaya çalışmaktan farklı şeylere çok odaklanamıyorsunuz.

Yorum Bırak

Dallas Buyers Club / Sınırsızlar Kulübü

Yönetmen Jean-Marc Vallée‘in Café de Flore filmini beğeni ile izlemiş hakkında güzel yorumlar yapmıştım. Dallas Buyers Club ile yönetmen yine başarılı bir işe imza atmış. Ancak iki film arasındaki en büyük fark yönetmen Dallas Buyers Club ile direkt Oscar’a endeksli film yapmış ve Oscar’ı elde etmenin tüm niteliklerini taşıyor film. Muhtemelen bu seneki Oscar ödüllerinden de bir kaç tanesini toplayacak.

Film Ron Woodroof isimli aids hastasının gerçek hayat hikayesinden uyarlanmış. Bu uyarlamayı senaryo da yazdığını bildiğimiz Jean-Marc Vallée değil,  ve  yazmış. Bu nedendir ki etkileyici bir hikaye ve senaryo ortaya çıkarken aynı zamanda kontrolü elinden bırakmayan bir senaryoda görüyoruz.

Yorum Bırak

Concussion / Sarsıntı

İlk film denemesiyle senarist ve yönetmen  karşımızda. Film ilk kez Sundance’te gösterilmiş ve olumlu eleştiriler almış. Bence olumlu eleştiri almasının başlıca nedeni gay/lezbiyen sineması (!) diye adlandırılan sinemanın ürünü olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum.

Film aslında bildiğimiz ve sürekli izlediğimiz konuyu tekrar gözler önüne sunuyor. Bu da bir evliliğin bir süre sonra sıkıcı olması ve çiftlerin başka arayışlara girmesi üzerine. Bu kez yönetmen bunu lezbiyen bir çift üzerinden anlatmaya çalışmış.

Yorum Bırak

Short Term 12 / Kısa Dönem 12

Yönetmen ve senarist ‘ın elinden çıkmış oldukça başarılı bir film Short Term 12. Film yönetmenin aynı adlı kısa filminden uyarlanmış. Tabi bu riskli bir iş. Ancak film kısasında olduğu gibi uzununda da çok sayıda ödül almış. Hatta aldığı bu ödüller sayesinde Amerika’da da vizyona sınırlı sayıda salonda vizyona girme fırsatı bulmuş. Umarım yönetmen Holywood’un bu kazığını unutmaz ve gidip Holywood filmleri çekmez.

Temennimi dile getirdikten sonra film hakkında bir kaç laf söyleyeyim. Film oldukça klasik diyebileceğimiz bir konuyla karşımıza çıkıyor. bu konuda onlarca film izlemişizdir ve her biri akıla yer eden bizi salya sümük bırakan filmlerdir. Ancak Short Term 12 bunu yapmıyor. Her ne kadar film ajitasyona tam anlamıyla açık olsa da yönetmen olan bitenleri diğer insanların bakış açısıyla sulandırmadan veriyor. Bence filmin en büyük özelliği oyunculuğa ve sahnelere fazladan hiç bir dramatik öğe eklememek ve olduğu gibi durumu insanların gözünün önüne sermek.

Yorum Bırak

The Spectacular Now / Şu An Muhteşem

Amerikan gençlik filmlerinin bir değişik versiyonu da The Spectacular Now. Yönetmen koltuğunda  var. Yönetmenin diğer filmlerini izlememişim bu sebepten dolayı bir kıyaslamaya giremeyeceğim ama bu filme kanım ısındı diyebilirim.

Amerikalı ergenlerin gençlik sorunlarını anlatın onlarca film izledik. Aslında bu filmde hikaye olarak bize farklı bir şey vermiyor. Klişe diyebileceğimiz bir hikaye var karşımızda diyebilirim. Hatta film hakkında bir çok yorumda hikayenin klişe olduğu yönünde. Ancak bu filmi diğer gençlik filmlerinden ayıran şeyler de var. Çok iyi film diyemeyeceğim ama çok kötü bir film de değil The Spectacular Now.

Yorum Bırak

Drinking Buddies / Akşamdan Kalanlar

Filmi izlemeye başlayıncaya kadar aslında filmin bana ne getireceğini bilmiyordum. Tanıtımlarından filmin bir bira fabrikasında geçtiğini öğrenmiştim. Bu da tabi ister istemez filmin içinde bira olacağı anlamına geliyordu ancak bu kadar çok olacağını düşünmemiştim. Filmde sabah, öğle, akşam o kadar çok bira içiliyordu ki inanılmaz bir şekilde artık burnuma bira kokuları gelmeye başlamıştı. Öncelikle uyarmam lazım ki filmi izlerken biraz aşereceğiniz kesin bu sebeple stokta bulundurmakta fayda var.

Film için iki değerlendirme yapacağım. Aslında ikincisine değerlendirme demek olmaz sadece film hakkında öğrendiğim bir şeyden sonra “vay” dememe sebep olmuştur. Filmi izlerken sürekli bir aksiyon olacakmış hissine kapıldım. Burada aksiyon kelimesini kullandım ama bildiğiniz anlamda aksiyon değil. Zaten tür olarak romantik dram var karşımızda. Film ister istemez izlerken beklentilere sokuyor sizi. Karakterleri de göz önünde bulundurarak şöyle açayım konuyu.

Yorum Bırak

Percy Jackson & The Olympians: The Lightning Thief

İlk film olan Percy Jackson & The Olympians: The Lightning Thief’i izlediğimden adım gibi eminken blogda bulamamam beni resmen hayal kırıklığına uğrattı demek ki arada izleyip yazmak için kaçırdıklarım oluyormuş ne diyeyim. Tabi ikinci filmi izlemişken ve yazacakken de ilk filmden bahsetmemek olmaz. Çünkü ilk film daha iyiydi diyebilirim.

Yorum Bırak

Percy Jackson Sea of Monsters

Bir önceki film olan Percy Jackson & The Olympians: The Lightning Thief‘den daha sönük olan ilkinin aksiyonuna kıyasla sıkan bir film Percy Jackson Sea of Monsters. Yönetmen ve senarist bu filmle birlikte değişmiş. Yani ilk filme baktığımızda pek bir ortak nokta göremiyoruz filmde.

Yönetmen Diary of a Wimpy Kid‘den tanıdığımız . Senarist koltuğunda ise CSI: MiamiFlashForwardGreen Lantern gibi yapımların senaryolarından tanıdığımız  var. Yönetim ve senaryo kadrosu komple değişen filmin tüm dakikalarına bu değişiklikler yansımış.

Yorum Bırak