İçeriğe geç

Ay: Haziran 2014

Enemy

2013 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Denis Villeneuve var. Kendisini aynı seneye sıkıştırdığı Prisoners / Tutsak ile tanımış fena bir adam olmadığı konusunda kendimi telkinlemiştim. Şimdi ise izlediğim diğer filminden farklı bir filmle çıkıyor karşımıza. Filmi izlerken sanki bir an için filmi David Lynch’in çekmiş olabileceği kanısına kapıldım. Tarz olarak ona benzemekle beraber, işleniş ve hikaye gelişimi açısından farklılık barındırıyordu. Lynch karakterler hakkında biraz fazla bilgi verirken, anlatımında tam anlamıyla bir kaos ve festival havası vardı. Ancak Denis Villeneuve’nin Enemy filmi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Hikaye çok sığ ve yavaş ilerliyordu. Bu da zaten göndermelerle dolu filmin izlenilmesini zorlaştırıyordu.

Nobel Edebiyat Ödülülü Portekizli yazar José Saramago’nun aynı isimli kitabından uyarlanmış. Yazarın bir başka romanının uyarlanmış hali olan Blindness – Körlük‘ten de oldukça keyif almıştım. Sanırım yazarın kitaplarını okumanın vakti geldi. Enemy’nin hikayesi de oldukça başarılı.

Yorum Bırak

Paranormal Activity: The Marked Ones

Bir Paranormal Activity furyasıdır almış başını gidiyor biliyorsunuz. Serinin beşinci filmi önümüzdeki günlerde ortaya çıkacakken araya Paranormal Activity: The Marked Ones (İşaretliler) çıktı. Öncelikle filmin bir parodi filmi olduğunu düşündüm. Ancak filmin yapımcı ve senaryo kadrosuna baktığımda aslında bu filmin de diğer Paranormal Activity’lerle bağlantılı olduğunu anladım. Yani bu parodi bir film değildi. Film fragmanına baktığınızda diğer dört filmden bağımsızmış gibi gözüküyor. Ancak finale doğru hikayeyi diğer seriye bağlıyor.

Başta söylemeliyim ki ben filmi izlerken çok sıkıldım. Hani yeri geliyor Türk korku filmlerine laf atıyoruz ya Paranormal Activity: The Marked Ones onlardan bin beter bir film. Yani film hakkında iyi şeyler söyleyeceğimi düşünmeyin. Hatta yazıyı burada bitirebilirsiniz bile okumuyorsunuz ya da yarım bıraktınız diye hiç alınmam.

Yorum Bırak

Decoys 2: Alien Seduction

İlk filmin biraz değiştirilmiş hali ile karşı karşıyayız. Tabi ilk filmin çekilmesinin üstünden üç yıl geçtikten sonra gençleri olayı biraz daha aşmış olarak görüyoruz. Lakin bu filmde sanki gençlerin yaş ortalaması biraz daha düşmüş gibi geldi bana. Yani anlayacağınız daha fırlama ve daha gençler var karşımızda. Bu filmde aslında ilk filmin akışına ayak uydurmuş. İlk filmdeki gibi kahramanlarımızdan birinin yanında bir kız vardır ve ikisi beraber değildir. Aynı şekilde Çocuğun grup arkadaşları ilk kim kimle yatacak diye iddiaya girerler.

Tabi iş biraz daha teknoloji çağına yakın olunca bilgisayardan program yapmalar ekibe ücretli üyelikler de söz konusu olur. Yani masum bir şekilde başlayan iddia alır başını büyür. Bu arada uzaydan gelen güzel yaratıklarda kendileri için erkek bulmaya devam ederler. Tabi onlar için önemli olan çiftleşmek ve soylarını devam ettirmektir.

Yorum Bırak

I spit on your grave 2

İlk filmin ardından biz bunun ekmeğini yeriz deyip yapımcıların Steven R. Monroe‘u filmin başına getirerek yaptıkları film devam filmi I spit on your grave 2. Devam filmi dediysem tabi yine aynı ablanın başına gelmiyor olaylar. Steven R. Monroe’u ise biraz yaptığı işler konusunda incelediğimizde kendisinin daha çok kamera operatörlüğü yaptığını görüyoruz. Ancak yönetmen onlarca filmde bu işi yapmış olmasına rağmen bize kamera kullanımı açısından çok fazla bir şey vermiyor. Çoğu yerde sanki amatör bir kameran filmi ekrana yansıtmış hissi uyandı bende.

Aslında film I spit on your grave 2 ilk filme oranla biraz daha derli toplu. En azından ilk dakikasından itibaren kendini dağ evine tek başına kapatan mantıksız bir karakter yok. Tabi bunlara musallat olan da. Senaryo bu filmde biraz daha toparlanmış. Ana karakter olan Katie’nin paravan bir fotoğrafçıya gidip onların kıza musallat olmaları bir önceki hikayeye göre daha mantıklı. Tabi bunun haricinde ana fikir olarak filmde bir değişiklik yok. Kıza işkence ve tecavüz ederler kız da intikam alır. Değişen tek şey kızın intikam çeşitleridir.

Yorum Bırak

Başlık 2

Korkularınıza sığının onlar sizi asla terk etmezler.  Onca safsatadan sonra bir masal anlatmamı bekliyorsunuz. Hayır masal anlatmayacağım. Hatta ağzımı bile açmayacağım. Sadece bir aynanın karşısına…

Yorum Bırak

Decoys

Böyle B-movie’ler izlemek yada düşük bütçeli korku abuk korku – bilim kurgu filmleri izlemek (video filmi de diyebiliriz bunlara) benim zihnimi boşaltıyor. Aynı statüde olan bir başka film de Decoys. Film 2004 Kanada yapımı ve yönetmen koltuğunda Matthew Hastings var. Yönetmen her ne kadar bu filmden sonra dizilere sarmış olsa da bu filmle bir kapıyı aralamış ve filmin ikincisi de 2007 yılında çekilmiş. İkinci filme de daha ayrıntılı yer vereceğim elbet.

Filmin bir çok yorumuna baktığınızda hakkında iyi şeyler okumayacaksınız. Doğru aslında film hakkında çok şey söylenecek öyle çok iyi bir film değil. Ancak kıyas işine girersek bizim ciddi diye yatığımız işlerin yanında bunlar oldukça başarılı. Zaten video filmi diye geçen bu filmlerde çok şey beklememek lazım. Ancak bizim izleyicimiz bu ayrımı anlamadığı için her filme ciddi bir şekilde yaklaşmakta. Ciddi iş vardır ciddi olmayan iş vardır. Eğer tonlarca para harcayıp ciddi olmayan bir iş yapıyorsanız bunu rahatlıkla eleştirebilirsiniz. Ancak az bütçe ile ciddi olmayan iş eğlenceden öteye geçmez.

Yorum Bırak