İçeriğe geç

Ay: Ocak 2015

Riding the Bullet

Bir Stephen King uyarlaması da Riding the Bullet. Hikayenin bir özelliği ise ilk kez internette yayınlanması. Tabi biz Türkiye’de King’in e-kitapalarını bulamadığımız gibi bu hikayeyi de ben basılı olarak okumuştum. Hikayeyi King her ne kadar çok sevmemiş olsa da hikayenin anafikri ve işlenişi benim hoşuma gitmişti. Tabi bende merakla yine genelde King uyarlamalarından duyduğumuz Mick Garris‘in filmini izlemeye koyuldum.

Yorum Bırak

Apt Pupil

Apt Pupil Stephen King‘in kısa hikayesinden Bryan Singer tarafından 1998 yılında uyarlanmış. Filmin yapıldığını birliyordum ama Bryan Singer tarafından çekildiğini bilmiyordum açıkçası. Geçtiğimiz günlerde yine Stephen King uyarlamaları izleyeyim diye heveslenince izlemediğim filmlerin bir listesini çıkardım ve izlemeye koyuldum. Bu film de onarın içindeydi. Tabi yönetmenin ismini görünce ilk bu filmi izleyerek başlayayım dedim.

Yorum Bırak

How to Train Your Dragon 2

İlk filmi sevdiğimi ve başarılı bulduğumu yazmıştım. Ancak ikinci film için aynı cümleleri sarf edemeyeceğim. Tabi bu filmde teknik açıdan iyi ona söyleyecek lafım yok ama hikaye ve kurgu açısından bu filmi çok başarılı bulduğumu söyeleyemeyeceğim. Filmin ilkinin başarısının nimetlerinden faydalanmak amaçlı yapıldığını düşünüyorum. Tüm bunlarla birlikte kötü bir animasyon mu elbeyye hayır.

Yorum Bırak

The Virgin Suicides

The Virgin Suicides hakkında aslında çok bir şey yazmayacağım. Filmi uzun zaman önce izlemiştim o zamanın verdiği yaş durumu ile filmin verdiği psikolojiden çok müzikleri ile ilgilenmiştim. Tabi bir de beş güzel kızla. Geçen yıllar çok fazla fikrimi değiştirmese de geçen gün filmin müzikelerine denk gelince filmi bir kez daha izleyeyim dedim. Fena da yapmadım aslında. Yine müziklerle film mest etti beni. Ne yalan söyleyeyim müzikler filmin ötesinde.

Yorum Bırak

1. Firebird

Bütün saçmalıklar beni bulur. Şimdi anlatacağım da bunlardan birisi. İnanmayacağınızı biliyorum. Zaten inanmak zorunda da değilsiniz. Ama samimiyetle söylüyorum ki anlatacaklarımın hepsi gerçek. Bazen ben…

Yorum Bırak

Muska

Türk Sineması son dönemlerde çok fazla korku filmi çıkartıyor. Buna gerçekten çok seviniyorum. Tabi bu durumun bir başka boyutuda var. Bu filmlerin kaç tanesine gerçekten korku filmi diyebiliriz. Aslında genel olarak Türk korku sinemasına baktığımızda yaptığımız işlerden ders almadığımızı görüyoruz. Malesef bu ders almamazlık sürekli aynı şeyleri izlememize sebep oluyor. Muska da var olanlardan ders almamış bir film.

Yorum Bırak

Fasshon heru

Uzun zamandır gore film izlemiyordum. Geçtiğimiz günlerde bu arayı kapatmak için gore film arayışlarına girdim ve karşıma Fasshon heru (Horny House of Horror) adlı film çıktı. Film IMDB’de 4.4 almış ve aslında bu gore diye tanımladığımız bir film için iyi bir puan. Çünkü pek bu türün meraklısı mevcut değil. Ben de buna güvenerek filmi izlemeye koyuldum.

Yorum Bırak

Bana Masal Anlatma

Sevdiğim bir isim olan Burak Aksak’ın ilk sinema deneyimi ile karşı karşıyayız. Bu hem sinema filmi hem de yönetmen olarak kendisinin ilk deneyimi. Şimdi nasıl cümleler kurarak başlasam bilemedim anlatmaya. Filmi beğendiğimi belirtmeliyim. Hatta son dönemde gözerimden yaşlar gelerek izlediğim tek film. Ancak bu filmin çok iyi olduğu anlamına da gelmiyor. Gözüme batan çok fazla eksiklik vardı.

Yorum Bırak

Aoi Bungaku

Doğrusunu söylemek gerekirse Aoi Bungaku çok ağır bir anime. O bildiğimiz animelerden çok daha kasvetli ve ağır işleyen hikayelere sahip. Hikayelere dedim bunun sebebi, Aoi Bungaku’nun hikayesinin altı Japon edebiyat klasiğinden uyarlanmış olması. Ben uyarlamaları ve çizgileir çok başarılı buldum. Tabi tarz olarak farklı olduğundan ilk bölümlerde adapte olmakta biraz zorlandım ama sonrası çorap söküğü gibi geldi. Benim en sevdiğim hikaye ise son hikaye oldu. Her yönden kasinlikle serinin en iyisiydi diyebilirim.

Yorum Bırak

Ginger Snaps Trilogy (Ginger Snaps – Ginger Snaps: Unleashed – Ginger Snaps Back: The Beginning)

Ginger Snaps üçlemesi ile karşınızdayım. Tabi bu filme ne kadar üçleme diyebilirim o da ayrı bir konu. Fikrin üçleme olarak çıkmasından çok sanki sonradan bu filmin gideri var deyip diğer iki filmi de çekmişler. Öyle ki ilk film 2000 yılında çekilirken ikinci ve üçüncü filmde dört yıl aradan sonra 2004 yılında çekilmiş.

Yorum Bırak

Abone ol