Sanki bir şeyler var. Saplanmışlık gibi. Zamana, geçmişe, acıya, sana… Yuruyemiyorum sanki. Ne kadar ileri gitsem de sürekli bir parçam geri. Derste alamiyorum geçmişten. Belki…
Yorum BırakAy: Nisan 2015

Genelde diziler ile karşımıza çıkmış olan (açıkçaası dizileri de izlemedim) yönetmen Yann Demange‘ın il filmi ’71. Film adıyla ilintili olarak, 1971 senesinin Kuzey İrlandasında Belfast sokaklarında geçiyor film. Film ana hatlarıyla Ira’nın hakimiyetndeki bir bölgede tek başına kalmış bir İngiliz askerinin başından geçenleri anlatıyor.
Yorum Bırak
Pride şu ana kadar izlediğim en iyi filmlerden biri. Eğlenceli, samimi ve gaza getiren bir yapım. Filmin yönetmeni ise Matthew Warchus. Senaryo ise Stephen Beresford‘a ait. Bu filmle Beresford yapım ile birlikte ilk film ödülünü almış. Gerçi Matthew Warchus için de ilk diyebiliriz, yeniden doğuş gibi.
Yorum Bırak
Daha önce Alberto Rodríguez filmi izlememiştim. Festival vesilesiyle bu ilk oldu. La isla mínima bol ödüllü güzel bir filmdi. Bu türde daha iyilerini izlemedik mi, elbette izledik ama La isla mínima’da kendini belli ediyor. Filmin kendini izletmesinin ve adından bahsettirmesinin başlıca nedenlerinden biri de hikayenin geçtiği dönem ve coğrafya.
Yorum BırakHayatımda neler değişti? Tüm cümlelerim karanlıktan ibaret.
Yorum Bırak
Paul Thomas Anderson‘ın son filmi olan Inherent Vice / Gizli Kusur’da yine farklı bir deneyim sunuyor bize. Ancak Inherent Vice diğer Anderson filmlerinden biraz farklı. Sanki daha az anlaşılabilir bir film var bu kez karşmıızda.
Yorum Bırak
34. İstanbul Film Festivali başladı ve bende kaçırmamak için çabaladım. Tabi bir de sıkıştırılmış izleme seansları haricinde filmleri yazmakta var ki o da aryı bir durum. Neyse bu seneki ilk 34. İstanbul Film Festivali etiketindeki ilk açışış filmim Omoıde No Marnie (When Marnie Was There / Marnie Oradayken).
Yorum Bırak
Upstream Color, Shane Carruth‘un ikinci filmi. İlk filmi Primer‘in üstünden 9 sene sonra bu filmi çekmiş. Premier2i izlemedem ama hakkında olumlu eleştiriler mevcur. Aynı şey Upstream Color için de geçerli. Filmi izlerken bolca Tarkovski çağrışımı yaptı bana. Onun bilinmezliği de bu filmde bolca vardı. Film için bazı yorumlarda bulunacağım ama nasıl olacağını ne olacağını bilmiyorum.
Yorum Bırak
Nightcrawler nedense adını pek duymadığımız ama oldukça başarılı bir film. Adını pek duymadık ama film en iyi senaryo dalında Oscar kazandı. Filmin yönetmen koltuğunda Dan Gilroy var. Bu yönetmenin ilk filmi ancak bu ismi The Fall, Real Steel gibi filmlerin senaryosundan tanıyoruz. Bu filmlerin senaryoları da başarılıydı Aynı şekilde Nightcrawler’ın da senaryosu oldukça başarılı.
Yorum Bırak
Şöyle bir Kore dizisi izleyeyim dedim. Öyle uzunda olmasın, korku öğeleri de olsun diye araştırığ duruken Mimi’ye rastladım. Tamam çok şey istmemişim biliyorum ama bu Mimi’de izlediğim en en kötü Kore dramaları arasında yerini alacak.
Yorum Bırak