İçeriğe geç

Ay: Mayıs 2015

A Most Violent Year / En Şiddetli Sene

A Most Violent Year için ne yazsam bilemedim. Filmin yönetmeni ve senaristi J.C. Chandor. A Most Violent Year pek tarzım olan bir film değildi. İki saatlik süresiyle de zaman zaman beni sıktı dersem yalan söylemiş olmam. Film ilk dakikalarından itibaren hızlı bir giriş yapıyor. Olayların ortasına daldığı için de başta filme odaklanmakta sıkıntı yaşıyorsunuz. Hikaye akıp giderken bir yerde filme de kaptırıyorsunuz kendinizi.

Tabi süreç sürekli bu şekilde ilerlemiyor. Bir yerden sonra film kendini tekrar etmeye başlıyor. Tankerlerin kaçırılması, sürekli yapılacak kontrol ve baskın her ne kadar farklı gelişsede olaylar yemel oalrak aynı mantıkta gidiyordu. Bu da bir yerde sıkıcı bir hal alıyordu.

Yorum Bırak

Død snø 2 / Ölü Kar: Kızıllar Ölülere Karşı

İlk filmi ‘da izleyip büyük keyif aldıktan sonra yönetmen Tommy Wirkola ilk filmden dört sene sonra Død snø 2’yi çekmiş bizde bu vesileyle ikinci filmi izlemiş olduk. Bu filmde ilk film gibi oldukça keyifli. İlk film sonunda ikinci film nasıl devam eder diye bakarsak Død snø 2 klasik devam filmlerinden biraz farklı bir yol çizmiş. Yani bir başka ekip aynı yere gelip Nazi zombilerimizi görmüyor. Film tam anlamıyla devam filmi olmuş ve iki filmi ard arda soluksuz izleyebileceğiniz hatta iki filmi bir bütün olarak izleyebileceğiniz bir hal almış.

Yönetmen Tommy Wirkola Død snø ile yakaladığı başarısını Hollywood’da devam ettirmek istemiş ve Hansel & Gretel: Witch Hunters‘ı çekmişti. Serinin ikinci filmi de yoldaymış gördüğüm kadarıyla ancak Hansel ve Gretel’in Død snø’nun yanından bile geçmediğini belirtmem lazım. Sanki bazı yönetmenler Hollywood’a hiç uğramasa daha iyi. 

Yorum Bırak

The Riot Club / Taşkınlar Kulübü

An Education ile tanıdığım yönetmen ‘in izlediğim ikinci filmi The Riot Club / Taşkınlar Kulübü. Şimdi An Education ile filmi kıyaslamya giriştiğimde iki film arasında pek bir fark göremedim. Yönetmenin roman uyarlamaları yaptığını birliyoruz. The Riot Club ise bir tiyatro oyunu uyarlaması.

Hikaye yaşananlar ve anlatılanlar gereği An Education’a göre daha hareketli. Filmde karakterlerin eğlence dozuna endeksli gittiğimiz için film daha hızlı akıyor. Yönetmen her bir karakteri ekrana iyi yansıtmış Tabi bunda oyunculukların payıda büyük. Filmi izlerken sizde oyunculara bir şekilde nefret besliyorsunuz ama film hiç bir şekilde tam anlamıyla sizi sarmıyor.

Yorum Bırak

P’tit Quinquin / Küçük Serseri

Bir yandan blogun eksiklerini tamalamaya çalışırken bir yandan da film yazmaya devame deyim. Listedeki bir diğer filmde ‘nde gösterime girmiş P’tit Quinquin / Küçük Serseri. Aslında bu yapım için film demek pek olmaz. Çünkü P’tit Quinquindört bölümden oluşan münü bir dizi. Dizinin senaristi ve yönetmeni ise ‘nde de Hors Satan filmini izlediğimiz Bruno Dumont.

Yorum Bırak

Neden olmadı?

Bazen “bu blog neden olmadı” diye soruyorum kendime. Sonuçta on yıla yakındır yazıyorum. Yani öyle devasa takipçim olmadı. Yüz karakteri aşmayan yazı platformlarında bile insanların…

Yorum Bırak

Limonata

Keyifli bir yol filmi Limonata. Yönetmen koltuğunda Ali Atay var. Bu Ali Atay’ın ilk yönetmenlik denemesi. Gerçi şöyle bir baktığımda çok fazla yönetmenlik yapmış sayılmaz. Çünkü film oldukça doğal ve oyuncular olan Ertan Saban ve Serkan Keskin filmi biraz yaşatmışlar. Zaten filmin senaryosunu da Ali Atay ile Ertan Saban yazmış. Muhtemelen Serkan Keskin’in de parmağı vardır ki film oldukça doğal olmuş.

Yorum Bırak

En eski hali

Bazen düşüncelerimi dizginlemek için yazmaya çabalıyorum . Elbette önüne geçemiyorum ama en azından yazma çabam daha derin düşüncelere dalmaktan kurtarıyor beni. Düşüncelerimse karma karışık. Başında…

Yorum Bırak

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu olsun.

Yorum Bırak

Abone ol