Bu kez yine hafta içi ne yazsam diye düşünüp notlar almadım. Bu sebepten dolayı bu haftaki Bi Köşe sayısı oldukça kısa olabilir. Sonunda bu gün…
Yorum BırakAy: Haziran 2018
bayram isim 1. isim Millî veya dinî bakımdan önemi olan ve kutlanan gün veya günler 2. Özel olarak kutlanan gün “Üzüm bayramlarının eğlencelerinde bulunmak istiyorum.”…
Yorum BırakBuralarda yokken izlediklerimin yeni sayısında yine ne bulursam izlediklerim var. Aslında yazarken film sayısını biraz daha attırsam fena olmayacak ama çok zaman alıyor maşallah. Malum…
Yorum BırakBi Köşe’de bu hafta neler var bende bilmiyorum sevgili Simeranyalılar. Bi Köşe, Bi Köşe olalı böyle haller yaşamadı. Üçüncü sayı itibari ile diğer sayıların nasıl geleceği…
Yorum BırakBabaanneme göre bu ezanların uzun olması sebeplerinden biri de gece karanlığı ile inen her türlü inin, cinin, mahlukatın yeryüzünden kaçarcasına elini ayağını çekmesiymiş, bu kaçışları esnasındaki korkuları da ister istemez insanların üzerine etki ediyor bu sebepten dolayı insanlar bilhassa daha hassas olan çocuklar bu korkuyu daha fazla tadıyorlarmış.
Eskiden uykuya dalamamak gibi bir sorunum olmazdı. Nerde olduğumun hiç önemi yok, gözlerimi kapadığımda bu dünyadan soyutlanır, rüyalarımın hatırlayamadığım gizemli akışında tam da dinlenmemiş olarak, sabahın ilk saatlerinde açardım gözlerimi.
Güneşin gökyüzünden bir arşın yükselirken yanına ısısını almadığı bir kasım cumartesisiydi. Parke taşlı sokağa, baba yadigarı olta ve bisikletle çıktığımda yüzüme vuran soğuk kemiklerimin titremesine sebep olmuştu. Bisikletin terkisinine yerleştirdiğim üç litrelik kova fazlasıyla bugünün erzağını çıkarmama yetecekti. Kovanın içi giderken de dolu olurdu dönerken de. Yanına tıkıştırdığım, kamp sandalyesi de vazgeçilmezlerimdendi.
Bisiklete binip kendimi eğimli yolun akışına bıraktım. Zaman zaman sadece kendimi ısıtmak için pedal çeviriyor, frenle kendimi yavaşlatarak, taşların arasında kalan donmuş toprak parçalarının yardımıyla tekerlekleri kaydırıyordum. Birkaç kez düşmüşlüğüm olsa da kendime yaşattığım bu küçük aksiyon keyfime keyif katıyordu.
Birkaç dakika içinde sahildeydim. Daha kamp sandalyemi açmadan hemen oltamı kurdum ve hırçın denizin ciğerlerine sapladım iğnelerini. Eğer şansım yaver giderse birkaç dakika içinde ilk kısmetimi çekecektim denizden. Bu esnada sandalyemi kurdum ve oturdum. Çantamdan çıkardığım polar battaniye ile ayaklarımı örttüm. Kovanın içinden aldığım termosumdaki ilk çayımı yudumlamaya başladım. Denizin ortasında birkaç balıkçı kayığı sağa sola sallanırken birinin bana el salladığını fark ettim. Balıkçı karşılığımı alır almaz, hızla denizin dalgalarını yararak uzaklaşmaya başladı. Endişe etmedim desem yalan olur, batmaması için bir sebep yoktu ama bu zaman kadar kaç denizci tanıdıysam hepsinde denize karşı bu hırçınlık vardı. Akşam hayattan çıkaramadıklarını denizden çıkarıyorlardı belki de.
Yorum BırakNe yazmalı? Bi Köşe’m olsun diye söyleyip duruyordum, oldu da ama bu köşelere yazı bulmak baya zor işmiş. Aslında memlekette konu mu yok? Gına gelir…
1 Yorum