İçeriğe geç

Kategori: Edebiyat

Aşure – Öykü

Yukarıda gördüğünüz kitap içinde benim de öykümün bulunduğu, vakti zamanındaki fanzinleri saymazsak basılı ilk öyküm. Müjdat Gezen Sanat merkezinde bir araya gelen birlikteliğimiz böyle bir…

Yorum Bırak

ben öldükten sonra

Photo by elizabeth lies on Unsplash

Gözlerimi nerede açmıştım bilmiyorum. Tek hissettiğim burnuma kokan taze tezek kokusuydu. Ağzımın tadı da bok gibiydi. Şiddetli bir öksürükle birlikte tüm ciğerlerimi yere bıraktım. Şimdi daha iyi hissediyordum. Burnumdan aldığım derin nefesle içinde bulunanları yukarıya çekerek tüm toparlananları soluk borumdan yemek boruma aktardım ve yutkundum. Akşamdan bıraktığım çürük diş kokumdan başka bir şey kalmamıştı artık burnuma dolan.

Hayatı anlamak için hazır hale gelmiştim.

Etrafa bakındım. Derin bir karanlık. Sessizliği dinledikçe, hırıltılı nefesimi daha da bastırmaya çalıştım. Ürkütücüydü. Aldığım nefesten daha ürkütücü. Hareket edebilir miydim bilmiyorum. Ya hareket ederken tahammül edilemez bir ses çıkarırsam ve o kokutucu karanlık beni yutarsa… Temkinli davrandım. Kulaklarımı kabartmış beni cesaretlendirecek en ufak sesi yakalamaya çalışıyordum. Hiçbir şey yoktu. “Zaten çıkacak en ufak bir ses bile benim öteki dünyaya biletim olabilir” diye düşündüm. Karnım ağrımaya başlamıştı. Korktuğum zaman hep karnım ağrırdı. Bir süre sonra ister istemez gaz çıkarmaya başlayacaktım. Kokması mühim değil sesli olmazdı umarım.

Yorum Bırak

ve giderken bir daha, yerine koyabildiklerim.

Photo by Clem Onojeghuo on Unsplash

Son bir kez ceplerimi yokladım. Telefonum, cüzdanım, sigaram. Kapıyı çekmeden önce, elimde anahtarlarım. Her şey tamamdı. Hatta cebimde yerinde bir türlü durmayan bozukluklar fazlalıktı bile. Yine de bir şeyler eksikti. Ve bozukluklar bunun kanıtıydı. Bir yokluğun üzerini örtmek için vardılar onlar.

Son bir kez evi dolandım. Kapalı perdelerin dikişleri arasından sızan güneş ışığında. Artık her neyi unuttuysam yaklaştığımda bile sıcak sinyalini vermiyordu bana. Çıkmalıydım. Süslenmememe rağmen bir saattir evden çıkamamıştım.

Yorum Bırak

Uyku Öncesi Hikayeleri: Taze Et Kokusu

Photo by Dan Meyers on Unsplash

Kuraklık çökmüştü sanki şehre. Her adımı, suyun tadını unutmuş kaldırım üzerindeki toz parçacıklarını soluk borusuna kadar itiyordu. Burnunun direğini sızlatmaya başlayan bir koku toz birikintilerine karışarak usulca yayılıyordu etrafa. Ağzındaki mayhoş tadın sebebi bu olmalıydı. Uzaktan, derinlerden farklı bir koku daha geldi burnuna, kolayca tahmin edebileceği. Çiğ et kokusuydu bu. En son çocukluğunda almıştı bu kadar keskin, taze et kokusunu ve ardından bir daha et yiyememişti.

Burnunu kapattı, parmaklarının uçlarıyla. Vakit gece yarısını geçmiş, sokakta, lambaların çevresinde dolanan sinek seslerinden başka bir ses yoktu. Bir de az önce geçtiği yanıp sönen ve yanıp sönerken de küçük bir patlama sesi çıkaran flaman lambadan başka. Bilindik sessizliğin içinde yürümeye devam ederken birden bir çığlık duydu. Bebek çığlığıydı bu. Bu beklenmedik ses irkilmesine, duraksamasına sebep oldu. Hızlıca etrafını kolaçan etti. Gelebilecek tehlikelere hazır olmak istiyordu. Ürkütücü sessizlik karşısında, biraz daha gözlerine güvendi. Etrafta kimse yoktu.

Yorum Bırak

Anka

Minyatür: Süheyl Ünver

“Ben” dedi… Ciğerlerinden saldığı son nefes herkesin duyabileceği bir halde ses tellerini titreştirirken acının vurduğu göğsünden bir çığlık gibi çıktı sesi. Yankılarıyla birlikte uzayıp giden üç el silah sesinin arasından fısıldamayla son buldu cümlesi;

“…sizi affediyorum.”

Bir sessizlik indi kalabalığa. Soğuk bir rüzgâr birbirine geçmiş vücutlar arasında dolanırken ardında titreme bıraktı, bazı gözlerde ise gizli gizli akan gözyaşı. Düşünceler kovalandı akıllardan, bir toz birikintisi gibi etrafa dağıldı. Beklenenin şoku çökmüştü herkesin üzerine, hiçbir zaman kelimelere dökülmeyip sadece yüreklerinde taşıyacakları. Gökyüzü hızla kararmış, hareketlenen bulutlardan sızan ışıklar, sadece yerde yatan bedeni gösteriyordu. Tiyatro sahnesinde görülmesi gereken tek kişiyi işaret eder gibi.

Yorum Bırak

Beyaz

“Kar yağıyor” diye bağırdı içi içine sığmayan bir hevesle. “İlk karda söylenen yalan kaile alınmazmış.” Kim söylemişti bunu? Hangi kültürde vardı. Bir yalan söylenecekse bu…

Yorum Bırak

Karanlık Oda

Yalnızlık sadece kurgusunda rol aldığın dünya da sana biçilen bir roldür. Ve o yalnızlığın içinde aslında kaybettiklerinle birliktesindir. Bazen hayaletlerle, bazen düşüncelerle. Bana şanslısın diyorlar…

Yorum Bırak

saklambaç

(deneme) Her köşe başında yeni bir arkadaş katılıyordu aramıza. Genelde saklambaç oynarken geliyorlardı, zaman zaman da top diye peşinde koşturduğumuz bir kağıt parçasının peşindeyken. Ve…

Yorum Bırak

Işık

(deneme) Gün ortasıydı. Camp De Les Corts Stadyumunun üstü sarmış karanlık bulut, ellerinde şemsiyeleri ile bekleyen binlerce seyirci ile birlikte futbolcuların sahaya çıkmasını bekliyordu. İzleyicilerin…

Yorum Bırak