İçeriğe geç

Kategori: Felsefe ve Toplum

P’tit Quinquin / Küçük Serseri

Bir yandan blogun eksiklerini tamalamaya çalışırken bir yandan da film yazmaya devame deyim. Listedeki bir diğer filmde ‘nde gösterime girmiş P’tit Quinquin / Küçük Serseri. Aslında bu yapım için film demek pek olmaz. Çünkü P’tit Quinquindört bölümden oluşan münü bir dizi. Dizinin senaristi ve yönetmeni ise ‘nde de Hors Satan filmini izlediğimiz Bruno Dumont.

Yorum Bırak

Limonata

Keyifli bir yol filmi Limonata. Yönetmen koltuğunda Ali Atay var. Bu Ali Atay’ın ilk yönetmenlik denemesi. Gerçi şöyle bir baktığımda çok fazla yönetmenlik yapmış sayılmaz. Çünkü film oldukça doğal ve oyuncular olan Ertan Saban ve Serkan Keskin filmi biraz yaşatmışlar. Zaten filmin senaryosunu da Ali Atay ile Ertan Saban yazmış. Muhtemelen Serkan Keskin’in de parmağı vardır ki film oldukça doğal olmuş.

Yorum Bırak

’71

Genelde diziler ile karşımıza çıkmış olan (açıkçaası dizileri de izlemedim) yönetmen Yann Demange‘ın il filmi ’71. Film adıyla ilintili olarak, 1971 senesinin Kuzey İrlandasında Belfast sokaklarında geçiyor film. Film ana hatlarıyla Ira’nın hakimiyetndeki bir bölgede tek başına kalmış bir İngiliz askerinin başından geçenleri anlatıyor.

Yorum Bırak

La isla mínima / Marshland / Bataklık

Daha önce Alberto Rodríguez filmi izlememiştim. Festival vesilesiyle bu ilk oldu. La isla mínima bol ödüllü güzel bir filmdi. Bu türde daha iyilerini izlemedik mi, elbette izledik ama La isla mínima’da kendini belli ediyor. Filmin kendini izletmesinin ve adından bahsettirmesinin başlıca nedenlerinden biri de hikayenin geçtiği dönem ve coğrafya.

Yorum Bırak

Omoide no Mânî / When Marnie Was There / Marnie Oradayken

34. İstanbul Film Festivali başladı ve bende kaçırmamak için çabaladım. Tabi bir de sıkıştırılmış izleme seansları haricinde filmleri yazmakta var ki o da aryı bir durum. Neyse bu seneki ilk 34. İstanbul Film Festivali etiketindeki ilk açışış filmim Omoıde No Marnie (When Marnie Was There / Marnie Oradayken).

Yorum Bırak

Upstream Color

Upstream Color, Shane Carruth‘un ikinci filmi. İlk filmi Primer‘in üstünden 9 sene sonra bu filmi çekmiş. Premier2i izlemedem ama hakkında olumlu eleştiriler mevcur. Aynı şey Upstream Color için de geçerli.  Filmi izlerken bolca Tarkovski çağrışımı yaptı bana. Onun bilinmezliği de bu filmde bolca vardı. Film için bazı yorumlarda bulunacağım ama nasıl olacağını ne olacağını bilmiyorum.

Yorum Bırak

Nightcrawler

Nightcrawler nedense adını pek duymadığımız ama oldukça başarılı bir film. Adını pek duymadık ama film en iyi senaryo dalında Oscar kazandı.  Filmin yönetmen koltuğunda Dan Gilroy var. Bu yönetmenin ilk filmi ancak bu ismi The FallReal Steel gibi filmlerin senaryosundan tanıyoruz. Bu filmlerin senaryoları da başarılıydı Aynı şekilde Nightcrawler’ın da senaryosu oldukça başarılı.

Yorum Bırak

Mimi

Şöyle bir Kore dizisi izleyeyim dedim. Öyle uzunda olmasın, korku öğeleri de olsun diye araştırığ duruken Mimi’ye rastladım. Tamam çok şey istmemişim biliyorum ama bu Mimi’de izlediğim en en kötü Kore dramaları arasında yerini alacak. 

Yorum Bırak

Abone ol