İçeriğe geç

Kategori: Felsefe ve Toplum

Beş Kardeş

Şimdi bu dizi hakkında ne yazabilirim diye düşündüm bir süre. Hatta ne yazayım diye ekşi sözlükte falan dolandım birileri bir şey demiş mi ne olmuş diye. Dolandım dedim de ilk yorumlara göz attım daha dizinin başladığı yorumlarına gelmeden sıkıldım ve vakit geç oluyor oturmayayım da yazayım dedim. İyi de oldu sanki.

Yorum Bırak

Secondhand Lions

Normalde sinema kanallarında da film izlerim. Her ne kadar tonlarca para dökmenize rağmen bu kanallar sürekli tekrar filmleri yayınlasa da (gerçi sürekli benim izlediklerim veriliyor nedense) arada böyle filmlerde çıkıyor içlerinden. Secondhand Lions’da onlardan biri. Filmin yönetmeni ve senaristi ise Tim McCanlies. Bu arada belirtmeliyim ki blogda eskisi gibi film yazmamaya karar verdim bir süre. Tabi bu kararı ne zaman uygulamaya başlarım bilmiyorum. Muhtemelen yazılması gerekenler listesinde bekleyen filmler bittiğinde. Tabi listeye yenileri eklenecektir ister istemez ama izleme yoğunluğunu düşürüp sayıyı azaltma amacım. Gerçi kimi kandırıyorum. FilmEkimi var önümüzde. Neyse…

Yorum Bırak

Dabbe 6

bazı yerler filmi izlemeyenler için çok acayip bilgiler verebilir….

Yine bir Dabbe’de karşı karşıyayız. Türkiye’nin en soluklu devam filmi olan -üstüne üstlük korku- Dabbe, yine karşılaşılmamış bir şey yapıp karşımıza 160 dakikalık bir filmle çıkmış. Tabi biz aksiyon filmlerinden bu süreye alışkınız ama bir korku filmi için bu süre sanki fazla gibi. Yine de bu süre izlerken beni çok sıkmadı gibi. Nihayetinde olaylar kısır döngüye girerken filmin yönetmeni  farklı bir teknikle çözüme gitmeye çalışmış.

Şimdi yönetmenin filmlerini zevkle takip ettiğimi yeri geldiğinde de eleştirdiğimi beni okuyanlar bilir. Tabi bu film içinde gördüklerimi yazacağım. Serinin en uzun filmi olan Dabbe 6 için aslında genel olarak Karacadağ’ın bir şeyler oturttuğunu söyleyebilirim. Ama bu seri ne kadar devam edecek merak ediyorum. Ben artık Dabbe’nin ayyuka çıkması bir kıyametin hazırlanması taraftarıyım. Belki bu filmler onun için hazırlık oluyordur. Doğrusunu söylemek gerekirse her film gelişerek gidiyor.

Yorum Bırak

Mutlu Ol Yeter

Aslında dizi hakkında çok yorum yapamayacağım. Dizinin ekibine bakında aslında dizinin ATV’de yayınlanmasına şaşırmış ve ömrünün çok uzun olmayacağını düşünmüştüm. Nitekim yanılmadım da. Dizi yeni dölüm sonra yayından kalktı. Yayından kalkarken de son bölümlere doğru senaristleri değişmiş. Onu da sosyal mecradan öğrenmiş olduk. Zaten son bölümlere doğru hükmet eleştirileri de artmıştı. Eh adamların mekanında adamlara çatmayacaksınız.

Aslında biraz düşündüğümüzde dizi reyting yüzünden yayından kaldırıldı. Ekibin diğer çalışmaları gibi bu dizinin de bulunduğumuz düzen içerisinde çok fazla iş yapamayacağı belliydi. Ancak dizi kemik kadroyu oluşturmadan biraz erken eleştirmeye başladı. Bununla birlikte dizinin bazı eksiklikleri de vardı. Elbette toplumun çoğunluğuna hitap eden bir dizi değildi ama azınlığı da tam anlamıyla yakalayamamıştı. Bunların sebepleri üzerinden kısaca geçeceğim.

Yorum Bırak

The Lazarus Effect

Korku filmi ihtiyacında karşıma çıkan bir filmdi The Lazarus Effect. Aslında çok şey beklemiyordum. Filmin konusunu okuyunca tıp öğrencileri, laboratuvar, ölüm, geri dönüş kelimelerini algıda seçicilik yapıp ön plana çıkardığımda bu filmi izleyeyim dedim. Bu cümleler bana yıllar öncesinden Joel Schumacher‘in yönettiği Flatliners‘i (Türkiye’de Çizgi Ötesi adı ile gösterildi) hatırlattı. Bende ona yakın bir film izlemek umuduyla izlemeye koyuldum. Tabi beklentim oldukça düşüktü. Sonuçta konu olarak, ölümden sonra dirilme konusunda onlarca film yapıldı.

Yorum Bırak

Ex Machina

Genelde senaryoları ile tanıdığımız Alex Garland‘ı bu kez yönetmen koltuğunda görüyoruz. Filmin senaristi yine kendisi. Bir bilim kurgu sever olarak 2014 yılında çekilmiş bu filmi şu dakikaya kadar neden izlemedim diye soruyorum kendime. Evet film bilim kurgu ancak biraz sanatsal bir bilim kurgu. Tabi benim o konuyla ilgili bir sıkıntım yok.

Ex Machina biraz yaratıcı, yaratılan, varoluş konusuna odaklanmış. Tabi bunlar çok fazla felsefi kelam edilmeden, bu konu ile ilgili çarpıcı kelimeler kurulmadan yapılmış. Bu durum belki de filmi çok iyi olmaktan alıkoyan tek unsur. Ancak genel anlamda film anlatmak istediğini de anlatmış.

Yorum Bırak

Sabit Kanca 2

İlk film sebebiyle ikinci filmden de pek bir şey beklemiyordum aslında. Yine evde ses olsun, ilkini seyrettik bari ikincisini de seyredelim diye oturdum başına. Açıkçası bu filmde beni tatmin etmedi. Öncelikle ilk filmde olmayan konu kavramını bu filmde oturtmaya çalışmışlar. Bu sebeple karşımıza hazır cevap olarak çıkan Sabit Kanca bu yönüyle biraz daha sönük kalmış.

Filmde bir konu olsun diye hareket edince seçilen konu bir mahalle komedisi üzerine olmuş. Evet film zaman zaman güldürdü ama yine tam bir bütün olacak seviyede değildi. Yine skeçlerin birleştirilmesi ile oluşturulmuş bir film vardı karşımızda.

Yorum Bırak

The Girl in the Woods

Posta kutuma çok fazla elektronik posta gelmez. Gereksizleri saymıyorum tabi. Geçtiğimiz günlerde bir e-posta geldi ve e-posta The Girl in the Woods adlı kısa film ile ilgiliydi. E-postayı filmin yönetmeni Azeri Tofiq Rzayev. Tofiq Rzayev’in bu ilk kısa filmi değilmiş. Diğer bir filmi bazı festivallerde ödülde almış. The Girl in the Woods ise Türkçe çekilen ve Türk oyuncuların olduğu bir film. Film aile ve arkadaş yardımı ile düşük bütçe ile çekilmiş.

Tofiq Rzayev bir de Türk izleyici gözünden yorum istemiş. Ben de teşekkürlerimi iletip filmi yorumlayacağımı söyledim.

Yorum Bırak

Olur Olur! Bal gibi olur!

2014 mahsulü komedi filminin yönetmen koltuğunda pekte takip etmediğim dizilerin yönetmeni Kerem Çakıroğlu var. Film kadro bağlamında beklentiyi yükseltirken tam anlamıyla gereken hazzı veremiyor. Daha çok küçük skeçlerle tanıdığımız ekip yine senaryo bağlamında skeçlere bal bağlamış gibi. Tabi bu da filmin hikayesinin sorunlu bir şekilde ilerlemesine sebep oluyor.

Yorum Bırak

Yeonae Malgo Gyeolhon

Bir süredir K-Drama izlemeyi bırakmış, öyle küçük kısa dramalarla kendimi oyalamıştım. Onlar beni tatmin etmeyince sonunda standart bir K-Drama ile baş başa kaldım. Ramazan döneminde öyle boş boş iftarı beklerken izlemek iyi oldu. Dizimizin adı Yeonae Malgo Gyeolhon yada genelde bilinen adları ile Marriage Without Love / Marriage Without Dating.

Dizi çok iyiydi diyemeyeceğim ama izlemesi her K-Dramada olduğu gibi keyifliydi. K-Dramaların tüm özeliklerini de bünyesinde barındırıyordu. Buna sahne devamlılığı sıkıntıları da dahil. Gerçi kim takar ki sonuçta keyifle izlemek önemli. Bu dizi de bu gereksinimi karşılıyor.

Yorum Bırak

Abone ol