İçeriğe geç

Kategori: İnceleme

Entertainment

Daha önce Rick Alverson filmi izlememiştim. Bu benim için ilk deneyim oldu. Deneyim diyorum Entertainment adı gibi eğlenceli bir film değil. Yüzlerce film izledim ve bunların bir çoğunu burada yazmaya çalıştım ama bu film kadar anlayamadığım film olmadı. Evet sembolizm desen var bir felsefe desen var ama filmde olmayan bir şeyde var. Bu olmayan şeylerin başında da izleyicinin bir türlü filme adapte olmaması yatıyor.

Adapte olamamak demişken sorun bende mi bilmiyorum. Filmin içine bir türlü giremedim. Bölük pörçük bir kurgusu var. Yer yer karakterin psikolojisini vermeye çalışan garip sesler sinir ediyor izleyeni. Aslında ben bu sesleri severim, ama gördüklerimle bir şeyi bağdaştıramayınca haliyle anlamsız bir sinirden öteye geçmiyor bu sesler.

Yorum Bırak

Grandma

Bu aralar eve kendimi attığımda tembel tembel hiç bir şey yapmadan yatıyorum. Bunun üzerine bir de nereden geldiğini bilmediğim bir sızlama, bir tuhaflık, başımın etrafında dolanınca iyice nanemolla bir hal içerisinde bulunduğumu belirtmek isterim. Kişisel olarak diyeceklerim bu kadar. Şimdi gelelim filmimize.

Filmin yönetmeni ve senaristi Paul Weitz. Paul Weitz kimdir derseniz ben daha 19 yaşında bir ergenken American Pie ile tanışmıştım kendisiyle. Evet artık literatürde yer edinmiş bu filmin yaratıcılarından birinin Paul Weitz olduğunu öğrendiğimde şaşırmadım desem yalan olur. Gerçi aradan 16 yıl geçmiş (tüh yaşım çıktı ortaya) yönetmenin tarz değiştirmesi pekala mümkün. Şöyle bir göz attım da o tarihten bu yana bir daha bu adamın filmlerini izlememişim. Sanıyorum bunun sebeplerinin en başında filmin afişlerinin biraz romantik komedi gibi duruyor olması.

Yorum Bırak

Tangerine

Muhtemelen 2015’in en değişik filmi Tangerine. Gerek hikayesi, gerek çekim, tekniği, gerek kullandığı ekipman, gerekse karakterleri bakımından oldukça farklı. Filmin ilk dakikalarındaki hengame ve belirsizlik her ne kadar filme odaklanmamda sorun yaratsa da filmin akışındaki dengesizliğe ayak uydurunca film bana keyifli bir izlenim sundu.

Filmin her şeyine özenildiği belli. Renkleri film karakterlerini temsil eder şekilde oldukça renkli. Kullanılan müzikler ve seçilen sahneler birbirine uyumlu ve oldukça güzeller. Filmi izledikten sonra hakkında biraz araştırma yaptım. Film i-phone ile çekilmiş. Tabi öyle almış eline çekmiş değil.

Yorum Bırak

The Diary of a Teenage Girl

!f İstanbul’u geride bırakalı bir hafta oldu ama ben yoğunluktan dolayı filmleri oturup yazamamıştım. Aslında yazacak onlarca film varken bende if filmlerini biraz öne alayım sıcağı sıcağına (!) dile getireyim dedim. Atık blogu takip edemediğim doğrudur. Umuyorum bunlar geçici bir yoluna sokayım işleri…

Gelelim The Diary of a Teenage Girl’e. Filmin yönetmeni Marielle Heller. IMDB geçmişine baktığımızda bu yönetmenin ilk senaryosunu yazdığı ve yönettiği film. Bundan önce bir kaç yapımda oyunculuk yapmış. Yani oyunculuk geçmişi yönetim geçmişinden daha fazla bir yönetmen var karşımızda. Tabi Marielle Heller’in oyunculuğunu izlemediğim için bir yorum yapamayacağım ama filmdeki oyunculuklar kesinlikle çok başarılıydı. Buna belki aradaki empati sebep olmuş olabilir. Senaryo ise Phoebe Gloeckner‘ın romanından uyarlanmış.

Yorum Bırak

Turbo Kid

Malumunuz if İstanbul başladı. Bende kendi çapımda festivalin filmlerinden bir seçki düzenledim ve hayatıma bir aksiyon soktum. İlk izlediğim film ise Turbo Kid.

Turbo Kid François SimardAnouk WhissellYoann-Karl Whissell‘ın 2015 yılında çekmiş olduğu garip bir film. Yönetim ekibi aynı zamanda filmin senaryosunu da yazmış. Gerçi üç kişi bu filmi mi çıkarmış demeden edemeyeceğim ama çıkarmışlar. Garip bir film dedim, filmin atmosferi, müzikleri, olayları vs… oldukça değişik. Ve film açıkçası kesimini belli etmiş ve sadece 80’leri sevenler için yapılmış. 80’lerin b-movielerine ilgisi olmayanlar için film biraz eziyet olabilir.

Yorum Bırak

We Are Still Here

2015 yapımı korku filminin yönetmen ve senarist koltuğunda Ted Geoghegan var. Film oldukça klişe başlayıp buş şekilde devam ediyor. Bazı sahneleri filmi vasatın üzerinde tutmaya yetiyor ama genel olarak baktığımızda film kesinlikle bekleneni vermiyor. 

Filmin durgunluğu, kamera açılarının temizliği yönetmenin kamera hareketlerinde aksiyona girmemesi temiz bir izlenim sunuyor. Öyle fazla seste kullanılmamış. Yani tek düze başlıyor ve bitiriyorsunuz filmi.

Yorum Bırak

Insurgent

Divergent filminin devam filmi olan Insurgent aklımda çok yer etmemiş olacak ki ben bu filmi de yazmayı atlamışım. Sonra bakınırken “aaa” dedim “ben bu filmi izlemiştim.” Tabi akabinde blogta bir arama yaptım ve bulamadım. Yine gözden kaçmış bir film. Bakıyorum da formdan düşüyorum.

Divergent kitabına başladığımı ve okuyamadan bıraktığımı söylemiştim. Sonradan da elim kitaba gitmedi açıkçası yine okumadım. Bu sebepten dolayı tüm yorumlarım film üzerine olacak. Zaten kitap hakkında yorumumu da ilk filmin yazısında az da olsa yapmıştım.

Yorum Bırak

Autómata

Ben bu filmi daha önce neden yazmadım bilmiyorum. Sanıyorum diğer filmler arasına kaynadı. Aslında yazdığımı düşünüyordum ama blogda aradığımda bulamadım. Haliyle bulamayınca da şaşırdım. Yazdığımdan o kadar emindim ki. Neyse sonuçta son dönem yapay zeka filmleri üzerinde aklımda kalan sayılı filmlerden biri olarak Automata nin üzerinden bir kez daha geçmeye ve onu bloga eklemeye kadar verdim.

Filmin yönetmeni Gabe Ibáñez bu yönetmenin izlediğim ilk filmi. Kendisinin bu üçüncü filmi olmakla birlikte yapımlarda genelde özel efekt sorumlusu olarak yer aldığını görüyoruz. Hal böyleyken filmdeki görsel efektlerin de sırıtmadığını söylemem lazım. Pek çok anlamda filmi başarılı buldum. Aslında anlatmak istediğini anlatmış ama sanki bir polisiye edasıyla başlayan ve ilerleyen filmin temposunun bu kadar düşük olmaması gerekliydi.

1 Yorum

Arundhati

Bir süredir korku filmi izlememiştim. Bir süredir Hint filmini de izlememişken bari bir Hint korkusu izleyeyim dedim. Araştırırken 7,2 IMDB puanlı Arundhati’ye denk geldim. Puanda bu kadar yüksek olunca izlemeye başladım. Arundhati aslında bir Hint tanrıçası. Bu filmde de ona değinilmiş. Ana karakter olan Arundhati’de halk tarafından kutsal sayılan biri. Film hem geçmiş hem gelecekte geçiyor.

Filmin süresi yine uzun ama hem geçmiş hem gelecek derken hikaye hızla akıyor. Hint filmlerinin olmazsa olmazı danslar da mevcut ancak sayıları az ve mantıklı yerlerde. Göz ardı edebiliyorsunuz.

Yorum Bırak

Abone ol