İfade etmesi zor bir film Ranpo jigoku. Bırakın benim ifade etmemi, kendini izleyiciye anlatması bile zor filmin. Herkese hitap etmeyecek cidden zor bir J-Korku…
Yorum BırakKategori: Kişisel Denemeler

1992 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Louis Malle var. Filmi yıllar önce izlemiştim ancak geçtiğimiz günlerde hazır elime geçmişken tekrar izleyeyim dedim. Filmi çok sevdiğimden değil sadece Juliette Binoche‘u görmek için. Filme uzak bir anekdotla başlamak lazım bu film çekilirken (ki sanıyorum hala öyle) Juliette Binoche ve Jeremy Irons iki ayrı düşmanmış. Buna rağmen ikisininde böyle cinsellik yüklü bir filmde oynaması sinema sen nelere kadirsin dedirtiyor insana. Profesyonel oyunculuk bu olsa gerek.
Tabi hala nasıl bir para bu filmde oynamaları için kendilerini yan yana getirdi o da ayrı bir konu. Filmin harika müziklerini de Zbigniew Preisner yapmış. Yani prodüksiyon olarak sağlam bir film var karşımızda. Ancak nedense film biraz soğuk gibi geldi bana. Kendimi filme bir türlü adapte edemedim. Kurgunun çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim. Ancak buna rağmen film akılda kalıcı etkili bir film. Film Josephine Hart‘ın romanından uyarlama. Bu filmin roman uyarlaması olduğunu da göz önünde bulundurduğumuzda yönetmenin / senaristin duygu aktarımlarını pek beceremediğini düşünüyorum.
Yorum BırakBir çoğumuz doğduğumuz yerlerde cin, peri hikayeleri duymuşuzdur. Tabi bu Anadolu da daha da yaygın. Eh biraz da Karadenize uzanınca adım attığınız köy…
Yorum BırakL’autre monde konusu itibari ile insanı kendine çeken, ancak oyunculuk, kurgu ve işleyiş bakımından pekte bekleneni vermeyen bir film. Filmin yönetmeni Gilles Marchand. Yönetmen Qui…
Yorum Bırak
Filmin yönetmen koltuğunda Night at the Museum serisinden tanıdığımız Shawn Levy. Shawn Levy‘nin bulara ek olarak Date Night ve The Pink Panther gibi filmleri de çektiğini düşünürsek aslında Real Steel yönetmenin ustalık filmi gibi çıkıyor karşımıza. Film diğer filmleri gibi akıcı, insanı sıkmıyor. Renkler, kamera açılarıları ve derinlikler oldukça başarılı. Tüm film boyunca kendinizi filmin içerisindeymiş gibi hissediyorsunuz bu da filmden zevk alma kat sayınızı yükseltiyor. Müzikler de hikayesine uygun zaten filme adapte olmakta başarısı oldukça büyük.
Film bu kadar iyi giderken senaryo için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Bir çok konu havada. Film kendisine ne kadar çekiyorsa hikaye de kendisinden o kadar uzaklaştırıyor. Öncelikle zaman kavramı kafanızı kurcalıyor. Tam anlamıyla günümüzde geçen bir film izlenimi yaratılmışken görüyorsunuz ki aslında yıllarca uzakta film. İnsanlar boksu bırakmış yerlerine dövüşecek kadar yetenekli robotlar var ancak bu robotlar sadece dövüşler için kullanılıyor. Hayat 2011’deymiş gibi sürerken bizi gelecekte olduğumuza ikna etmeye çalışan sadece cep telefonları ve bu dövüşçü robotlar.
Yorum Bırak

Pedro Almodóvar‘ın son dönem çektiği en etkili, en iyi filmlerden biri La piel que habito. Film Thierry Jonquet‘in Tarantula adlı romanından uyarlama. Tabi böyle başarılı bir filmi izledikten sonra insan romanını da merak etmiyor değil. Eminim ki daha çarpıcı anlatım ve hikaye karşımıza çıkacaktır ancak Almadovar’ın sinema dili de yabana atılacak gibi değil.
Filmde beni en çok şaşırtan şeylerden biri de Antonio Banderas‘un performansı oldu. Açıkçaso kendisinden bu kadar iyi bir performans beklemiyordum. Antonio Banderas haricinde tüm ana ve yan karakterler de oldukça başarılıydı.
Yorum BırakSevgi-li yani sevgisi olan insan aslında neye ve kime olduğu önemli değil. Bir şarkıyı, bir hayvanı, bir objeyi bir nesneyi sevebiliriniz ancak bu sevgi…
Yorum Bırak

İngilizce olarak Shining Inheritance, Brilliant Legacy ve Beautiful Legacy adlarını kullanan 2009 yılında SBS kanalında yayınlanmış K-Drama Chanranhan Yusan. Yine bildik bir konu karşımızda. Zaten faklı bir konu beklemek biraz saçmalık olur. Ancak Koreli’ler bunu nasıl yapıyorsa konuları bir şekilde harmanlayıp insanlara yedirmeyi başarıyorlar. Yine iyi ve kötü karakterlerin çatışması var dizi de. Kötü karakteri gerçekten ondan nefret ederek izliyoruz. Bu konuda oldukça başarılı.
Hikaye akışı oldukça yavaş ilerliyor. Dizi boyunca soru işaretleri kafamızı kurcalıyor. Asıl kızımızın üvey annesi ve üvey kardeşinin kendi ailelerinden kopuk yaşayarak en yakın arkadaşlarının bile ailelerinden haberdar olmaması benim kafamı fazlasıyla kurcaladı ve sürekli aynı mekanlarda dolanıp aynı kişilerden bahsedilirken bu kişilerle bir türlü görüşememek. Bir de nasıl bir tesadüftür ki koca şehirde herkes dönüp dolaşıp birbirini bulmasına rağmen asıl karakterlerin birbirini bulaması. Eh K-drama diyor ve geçiyorum.
Yorum BırakSerinin son filmini sonunda izledik. İlkinden sonra gaza gelinerek çekilen devam filmlerinin sonuncusu, hikayelerin tam başına yani karakterlerin çocukluk hallerine dönüyor. Muhtemelen korku filminde çocuk olma durumunun…
Yorum Bırak