İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

Gisaeng Ryung / Ghastly

 

 

Gisaeng Ryung 2011 Güney Kore yapımı bir korku filmi. Film 3D olarak çekilmiş ancak Türkiye’de Uzak Doğu filmlerini sinemada izleyebilmek gibi bir lüksümüz olmadığınından filmin 3D’siz kopyasını evde izlemek zorunda kalıyoruz. Gerçi bu film için sinemaya gider miydim o da tartışılır. Sanırım sırf güney Kore filmi diye izlemeye giderdim.

 

Film bir konu ve işleyiş bakımından bir Kore filminden çok Tayvan filmine benziyor. Klasik Tayvan korku filmlerin tadı filmin üstünde bolca var. Gerek mekanlar, gerek hikaye, bir Tayvan filmi izliyormuşum hissi yarattı bende. Oyuncuların Korece konuştuğunu duymasam ve oynayan kişileri pek tanımasam film için kesinlikle Tayvan filmi derdim.

 

Yorum Bırak

The Chronicles Of Narnia: The Lion, The Witch And The Wardrobe

 

 

C.S. Lewis‘in The Chronicles Of Narnia serisinin ikinci kitabının, beyaz perdeye uyarlaması The Lion, The Witch And The Wardrobe. Film 2005 yılında çekilmiş fantastik bir hikaye. Diğer fantastik filmlerin gişe başarısı filmin çekilmesine sebep olmuş. Filmi yedi sene geç yazmam benim tembelliğimden kaynaklı. Ancak geçtiğimiz günlerde üç filmi birden izlediğimde yazmaya karar verdim.

 

The Chronicles Of Narnia yedi hikayeden oluşmakta, ilk cümlemde de belirttiğim gibi The Lion, The Witch And The Wardrobe serinin ikinci kitabı. Film için neden ikinci kitap seçilmiş bilmiyorum. Belkide başlangıç yapılacak en iyi kitap budur. Kitapları okumadığım için bu konuda herhangi bir yorum yapamayacağım. Ancak yapımcıların film olarak bir üçlemenin dışına çıkmak istemedikleri anlaşılıyor.

Yorum Bırak

Chick Magnet

 

 

IMDB’de video olarak geçen film malum videonun artık olmaması sebebi ile o statüde DVD filmi olarak piyasaya çıkmış. Tabi dönemin video filmlerinin bir klası vardı ancak bu DVD filmler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

 

Filmin çekilme amacının üç beş kişinin eğlencesi olduğunu düşünüyorum. Aksi taktirde film ne senaryo, ne oyunculuk, ne de sinemaya dair öğe içeriyor. Ellerine kamerayı almışlar film çekelim demişler ve çekmişler.

 

Yorum Bırak

Conan the Barbarian

 

 

Benim gibi eski Conan’ın ağırlığı ile büyüdüyseniz bu filmi izlerken tüm bildiğiniz Conan tanımlamalarını, tüm okuduğunuz ve izlediğiniz Conan hikayelerini aklınızdan çıkartın. Yeni Conan, eskisi ile karşılaştırıldığında tabiri caiz ise biraz tırt. Ne bildiğimiz Conan karakteri karşımızda, ne de bildiğimiz hikaye ve kurgusu. Geçmişle bütün bağlantıları kesip, bir bilgisayar oyunu animasyonunun çevrimi olarak izlerseniz filmi memnun kalabilirsiniz.

 

Öncelikle belirtmeliyim ki karşımızda oldukça, naif, yakışıklı bir Conan var. Tabi Conan dişilerin gözüne hitap ederken erkekler de unutulmamış. Filmdeki iki ana hatun karakteri de oldukça güzel. Bunun dışında filme göz attığımızda ben pek anlatılacak bir şey bulamıyorum.

 

Yorum Bırak

ThunderCats

 

 

Bizim jenerasyon içerisinden ThunderCats’i bilmeyen yoktur. Çizgi dizi 1983-1990 arasında gösterimde kalmıştı. ThunderCats’ın geçmişi biraz karışık. Amerikan çizgi dizisi olmasına rağmen dizinin ilk bölümünün çizgileri, Studio Ghibli‘yi kuran grup tarafından yapılmış. Bu sebepten dolayı çizgilerde biraz da Japon esintileri görmek mümkündü.

 

Tabi benim anlatacağım bu eski sezon değil. 2011 itibari ile Warner Bros ve Cartoon Network iş birliği ile ThunderCats tekrar hayata döndü. Tabi bu yeni yorumlamalar insanın aklında soru işaretleri bırakmıyor değil. İlk duyduğum anda hikayenin gelişimi, karakterler nasıl olacak diye merak içindeydim. Yeni uyarlamaların hayal kırıklıklarının çok olduğu bir ortamda çocukluk dönemimin en sevdiğim çizgi dizilerden birinin katledilmesi beni sinir krizine sokabilirdi.

Yorum Bırak

Bag Of Bones

 

 

Stephen King’e 1999 yılında Bram Stoker Ödülü’nü kazandıran enfes kitaptan uyarlama mini dizi Bag Of Bones. Kitabın Türkiye’ye geldiği senelerde filminin de çekileceğine dair söylentiler ortalıkta dolaşmaktaydı. Tabi böyle ayrıntılı ve büyük bir kitabın filminin de iyi olması beklentisi iyiden iyiye sarmıştı beni. Nihayet Bag of Bones 2011 yılında mini dizi olarak karşımıza çıktı. Ancak çıkmasaydı demek daha güzel olurdu.

 

Kitabı okurken hissettiğinin o ürperti, o heyecan, o acıma hissi bu yapımda mevcut değil. Tamam kitabın bire bir hissini ekrandan vermesi zor ama ayrıntılar bu kadar başarısız ve baştan savma olmamalıydı. Öncelikle senaristin King’in kitapta ne anlatmak istediğini anlamadığını düşünüyorum. Bu konuda yönetmenin de pek yardımı olamamış anlaşılan. Şöyle bir genellersek bu Holywood’un King romanlarını katletme hevesi ne zaman sona erecek.

 

Yorum Bırak

Cümleler…

  Akşama doğru kurduğum bütün cümlelerin sayısı yüz elliyi geçmez. Bunla övünmüyorum elbet. “Cümle vardı da biz mi kurmadık” demek geliyor içimden, en tiksinç maskemi…

Yorum Bırak

The Walking Dead

 

 

2010 yılında Türkiye’de de büyük reklamları yapılarak vizyona giren The Walking Dead an itibari ile 2. sezon arasını  vermiş bulunmakta (hatta önümüzdeki ay içerisinde tekrar başlayacak). Bu kadar reklamın olması, eh birde dizinin çizgi roman uyarlaması olması, içerisinde zombilerin cirit atması filmi izlemek için en önemli nedenimdi. Nitekim Bende iziyi büyük bir umutla izlemeye başladım.

 

Baş kahramanımız Rick Grimes’in bir hastane odasında uyanması ile başlıyor film. Rick yıllarca yoğun bakımda kalmış bir şerif. Uyandığında ise, gördükleri onu hayrete düşürüyor. Hastahane, hastahane denecek gibi değil, her yer darmadağın olmuş. Üstüne üstlük hayvan gibi insanlar da ortalıkta dolanmakta. Rick hastahaneden çıkarak evine gider. Ancak evinde ne çocuğu ne de karısı Lori vardır.

 

Yorum Bırak