Haberini duymak şok etkisi yarattı ancak biz şoklara alışkınız? Bedelli olan şöhretten kaçma sebebim bu mu? Abartıyorum canım. Tekrar hatırlayalım…
Yorum BırakKategori: Kişisel Denemeler

Gantz: Perfect Answer adından da anlaşılacağı üzre Gantz’a kendi çapında bir cevap sunuyor. Yönetmen koltuğunda yine Shinsuke Sato var. Senaryo yine Yûsuke Watanabe‘e ait. Gantz: Perfect Answer ilk filme oranla daha fazla aksiyon içeriyor. Tabi animede de aklımıza takılan bir çok soru burada cevap buluyor. Bu sebeptendir ki ismine Perfect Answer demişler.
Tabi ben mangayı hala okumadığım için manganın sonunun da aynı şekilde mi olduğu konusunu pek bilmiyorum. Ancak ilk bölümdeki farklılıklar sebebi ile ikinci bölümün de farklı olabileceğini düşünüyorum.
Yorum Bırak

Geçtiğimiz aylarda (ki on gün sonra tam bir sene olacakmış) Gantz‘tan bahsetmiştim. Sinema filmine uyarlanma ihtimali olan anime sonunda Shinsuke Sato tarafından sinemaya uyarlanmış. Tabi bu süre zarfında mangayı da okuyacağımı dile getiren ben bu eylemi de yerine getiremedim. Neyse biz konumuza dönelim.
Gantz’ın sinema filmi olarak uyarlandığının haberini aldığımda içime belirsiz biz sevinç dolu. İki filmden oluştuğunu gördüğümde ise sevincim ve merakım biraz daha arttı. İkinci filmde belki soru işaretlerine yanıt bulabilecektim. Nitekim ikinci film bir çok soru işaretine yanıt veriyor. Ancak bunu ikinci filmi yazarken anlatacağım. Biz dönelim ilk filme.
Yorum Bırak

Artık yeni bir hikaye üretemeyen Hollywood’un eskilere sarılmasının bir yansıması Neverland. Ancak bu bir sinema filmi değil SYFY kanalında yayımlamış olduğu mini bir dizi. Dizi kendi çapında bazı açıkları olsa da Peter Pan hikayesini yeniden yorumlamış. Peret Pan nasıl uçmaya başladı, Tinker Bell ile nasıl tanıştılar, dizi bu konuda kendi çapında açıklamalarda bulunmuş.
Ancak senaryo ve kurguda boşluklarda mevcut. Buradan anlıyoruz ki senaryo biraz aceleye gelmiş. Üstüne eğilip bekli bir kaç bölüm daha uzatıp iyi bir şeyler çıkartsalarmış daha iyi olurmuş. Öncelikle biz Peter Pan’ı komik sevimli biri olarak tanırdık. Burada ise Peter Pan tam anlamıyla sinir bozucu bir ergen. Kendisi ile yıldızımın barışmadığını söylemem lazım. Tinker Bell ise oyun hamurundan keskin hatlara sahip ilginç bir peri olmuş. Dizinin eksileri oldukça çok ama yinede Neverland’da olup bitecekler için merakla izliyorsunuz.
Filmin başında korsanlarla donanmanın savaşını görürüz. Korsanların lideri olan Kaptan Elizabeth Bonny’ye bir küre getirirler Kaptan Elizabeth küreye ateş ederler ve tüm gemi birden ortadan kaybolur. Daha sonra film Peter ve arkadaşlarının yan kesicilik macerasına döner.

Peter, James Hook adlı bir adamın altında arkadaşları ile birlikte soygun yaparak çalışmaktadır. James’in Peter’a karşı özel bir ilgisi vardır ve onu özel olarak eğitmektedir. Bir gün James’e bir iş gelir. Peter’la bunun planını yaparlar ancak James, Peter’a beklemesini söyler. Peter ise arkadaşlarını alarak müzeyi soymaya gider. Onların nerede olduğunu tahmin eden Hook müzeye gelir. Müzenin deposuna girer ve orada olduğunu tahmin ettiği bir küreyi bulur. Bu sırada Hook kürede gördüğü bir şey üzerine küreyi düşürür ve birden bire yok olurlar. O sırada içeride olan Peter, arkadaşlarının kaybolduğunu görünce buna anlam veremez. Küreyi alır ve kaçar.
Kürenin peşinde başkaları da vardır. Peter bu kişileri izler ve küre hakkında ufak tefek şeyler öğrenir. Küreye vurunca vurma şiddeti ile orantılı olarak etraftaki her şey başka bir dünyaya gitmektedir. Peter arkadaşlarını kurtarmak için küreye vurur ve diğer dünyaya geçiş yapar. Burası Neverland’dır.
Yorum Bırak

2012 Oscar adayı ve muhtemel bir kaç Oscar sahibi film Drive. Bunu film çok çok iyi olduğu için söylemiyorum, sadece tam Amerikan tipi Oscarlık bir film olduğundan olduğundan söylüyorum. Kısacası filmi Amerikan tipi sanatsal film olarak betimleyebilirim.
Filmin ilk dakikalarından itibaren, Coen kardeşlerin bir başka No Country for Old Men vakasının içerisinde miyim diye geriye dönüp dönüp yönetmeninin kim olduğuna baktım. Filmi kamera açılarından tutunda, görüntülere, donuk diyaloglara, sahne uzunluklarına varıncaya kadar her şey bana fena halde No Country for Old Men‘i hatırlattı. Sanki karakterlerin işlenişi bile aynı şekildeydi.
Yorum Bırak
2011 İrlanda, İngiltere ortak yapımı filmin yönetmenlik koltuğunda David Keating var. Filmin hikayesini ise Brendan McCarthy yazmış. İkisi birlikte bu hikayeyi senaryolaştırmışlar. Hazır hikayeye girmişler aslında…
Yorum BırakMidemdeki yangın… Yavaş yavaş bağırsaklarımdan gürültüyle süzülen… Son zamanların en şiddetlisi… İçime kaçan canavarın garip sesleri… Içimde yaşayan… Sürekli bastırdığım… Yaşamasını psikolojik bir sorun olarak…
Yorum Bırak
