Güney, doğup büyüdüğü evin gölgesinde odasının penceresine
doğru baktı. Bir süredir bahçede oyalanıyor ve evdeki kadın kalabalığının
gitmesini bekliyordu. Artık küçük çaplı orman oluşturmuş bahçe ile
ilgilenebilecekti. Geleceğe dair planlarından biri de buydu her ne kadar, ağaç
ve çiçek bakımı hakkında hiçbir şey bilmese de… Vaktinin çoğunu bahçedeki
karmaşaya bakarak geçirmiş eli bir türlü düzensiz yayılmış otları koparmaya
gitmemişti. Uygulamaktan çok düşünmek ona daha kolay geliyordu. Ardında
bıraktığı tüm hayatı bu şekilde geçmişti.
Birden döndü ve evin bodrumuna girdi. Gün içerisinde bile
defalarca girmişti bodruma ama ilk defa bu kadar düzenli olduğunu fark etmişti.
Sol tarafında bir masa üzerinde şarja takılı olan telefon ve tabletleri gördü.
Misafirlerin olmalıydılar. Bir an hepsini toplayıp yukarıya çıkarmayı düşündü
ama vazgeçti. “Unutmasalarmış” diye geçirdi aklından ve markalarını kontrol
etmeye başladı.