İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

The Fourth Kind

The Fourth Kind mockumentary tarzı bir film. Mockumentary’i Türkçe’ye çevirmek gerekirse, kurmaca belgesel belgesel diyebiliriz buna. Yani yalancı belgesel. Olmayan bir şeyi olmuş gibi gösterip…

Yorum Bırak

Skeleton Crew

Bu gün Finlandiya yapımı bir baş yapıt sunmak istiyorum diye söze başlamak istedim ama cümle içerisindeki bazı kelimeler cümleyi destekleyici olmadığından sadece Finlandiya yapımı bir film sunmak…

Yorum Bırak

ümit…

aslında bir züürt avuntusu çabalar, çabalamalar, anlamlarla yüklü anlamsızlıklar ve yüzümüze çarpan sıfır belkide içine girdiğimiz içimeizden geçen

Yorum Bırak

Shuteye Hotel

Bu gün 2007 yapımı kısa bir animasyon filminden bahsetmek istiyorum. Kısa filmlere pek yer vermediğim için kendimi suçlu konumda hissederken bu kısa anime benim içimi…

Yorum Bırak

kimse… 1

Her ne kadar etrafımız aydınlık gözükse de, aslında derin bir karanlığın içince yüzdüğümüzün farkındaydım. Ancak bunu herkese söyleyebilecek cesaretim yoktu. Zaten bunu dile getirdiğimde insanların…

Yorum Bırak

Dyogrammaton

Blogta birazcık sanatsal film furyası estirip derin konuları irdeledikten sonra biraz akışı bozup bu animeye yer vereyim dedim. Öncelikle anime hentaidir belirtmeliyim. Hem de en…

Yorum Bırak

akşama doğru…

bekleyen zorunluluklar ve hayale dökülen kelimeler. artık düşünmeden yaptığım her şey… vakit bile harcamıyorum yaşamak için…. her şey benim yerime, her şey benim için… kimler?

Yorum Bırak

They Live

Usta yönetmen John Carpenter‘ı John Carpenter yapan filmlerden biri olan “They Live (1988)”dan bahsetmek isterim size. Yıllar önce muhtemel bir gece kuşağı sinemasında izlemiş olduğum, geçtiğimiz günlerde…

Yorum Bırak