İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

blog arızası…

bir süredir bloga erişilemiyordu. bunun sebebi blogumu kendi alanımda bulundurmam. hatta bir kaç aydır, ay sonlarına doğru sürekli aynı sorunla karşılaşıyorum. kullanmış olduğum alanın toplam…

Yorum Bırak

Pazartesi Sendromu Kuşağı

Söyleyecek pek sözüm yok. yada söylemek istemiyorum. ikisinin arasında sıkıçmış… Xandria-Eversleeping <a href=’http://www.adhood.com/adserver/adclick.php?n=a48358ae’ target=’_blank’><img src=’http://www.adhood.com/adserver/adview.php?what=zone:89726&n=a48358ae’ border=’0′ alt=”></a>

Yorum Bırak

Sin-gi-jeon (신기전) (神機箭) The Divine Weapon

Film bize devlet dönemin devlet ilişkileri hakkında bir hayli ışık tutmuş. Jeson Hanedanlığı, Kral Sejong döneminde en parlak dönemini yaşamaktadır. Hanedanlık küçük bir yüz ölçüme sahiptir ama geliştirmiş oldukları silahlar diğer devletleri korkutmaktadır. Giderek büyüyen ve topraklarını daha fazla genişletmek isteyen Ming Çin imparatorluğu ise bu küçük Jeson hanedanlığını önünde büyük bir engel olarak görüyordu. Ming Çin imparatorluğu farklı bir şekilde yaklaşarak Jeson hanedanlığının iç işlerine karışan yandaşlarını gönderip Jeson hanedanlığının teslimiyetini istiyordu.
Yorum Bırak

beklemek

neyi, nasıl olduğunu bilmiyorum. kimi, kim için olduğu da aşikar. sıkıcı bir günün henüz yarısı oldu ve bedenim yavaş yavaş ağırlığını bindirmekte… haydi biraz daha…

Yorum Bırak

Twilight

Türkiye’de hatrı sayılır bir haysan kitlesi bulunan Twilight’ın beyaz perde uyarlamasını nihayet izleyebildim. Tabi Stephenie Meyer’in aynı adlı kitabını okumadığım için uyarlama konusunda pek bir…

Yorum Bırak

The Reader – Okuyucu

Stephen Daldry ve David Hare buluşması The Hours‘tan sonra yine başarılı bir filmle çıkmış karşımıza. Bernhard Schlink‘in aynı adlı romanından beyaz perdeye gayet güzl bir şekilde uyarlanmış. Zaten bu iki ismin uyarama filmler konusundaki başarısı yadsınamaz.
The Reader bol ödüllü bir film. Elbette bu ödülleri de hakkıyla alıyor. Gerek oyunculuk, gerek kostüm, gerekse sahne her biri gayet aşarılı. Ancak makyaj konusunda aynı şeyleri söyleyemeyeceğim her güzelin bir kusuru olur deyip bu konudan sıyrılmak istiyorum. Filmde umduğumdan fazla gereksiz sahnelere rastlamadım. Herşey kıvamında ve sürükleyici gidiyordu. Filmin ilk yarısı gereksiz gibibi gözüken sevişme sahneleri ve karakterler arasındaki etkileşim aslında bize genç bir insanın hayatını nelerin ekleyebileceğini gayet  açık bir şekilde veriyordu bize. Bu sahneler boyunca aklıma yer eden cümle ise bir erkek ilk beraber olduğu kadına aşık olur ve ondan kopamaz yönündeydi. Evet bu bir gerçek. Karakterimiz Michael’de bu durumdan nasibini almış hatta olayı biraz daha abartmıştı.
Yorum Bırak