İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

La grande bellezza

Başraılı bulduğum ve takip etmeye çalıştığım yönetmenlerden biri olan Paolo Sorrentino‘nun 2013 yapımı filmi La grande bellezza. Ya da İngilizce adıyla The Great Beauty. Türkiye’de ise Muhteşem Güzellik adıyla vizyonda yerini bulmuş. Öncelikle sötlemek isteirm ki son dönem İtalyan sinemasındaki en iki filmlerden biri La grande bellezza. Gerek hikayesi, herek anlayım dili ve teknikleri ayrı bir yer tutuyor.

Yorum Bırak

Gone Girl

Film başarılı yönetmen David Fincher‘ın son filmi. Filmin senaryosunu ise aynı isimli romanın yazarı olan Gillian Flynn yapmış. Filmin konusu hayli ilgi çekici olmakla birlikte, senaryo da bazı ufak tefek aksaklıklar mevcut. Bu da ufakta olsa izlerken sıkılmanıza sebep oluyor. Kurguda ufak sıkıntılar var. Romanı okumadım ama yorumlarını okuduğum kadarıyla aynı sıknıtı romanda da varmış. Hikaye iyi bir şekilde giderken yarısından sonra sıkıntıya sebebiyet veriyormuş. Filmde aynı şeyi bende hissettim.

Yorum Bırak

Before I Go to Sleep

Before I Go to Sleep S.J. Watson‘un aynı isimli romanında Rowan Joffe tarafından senaryolaştırılmış ve çekilmiş bir film. Romanı okumadığım için uyarlama hakkında çok fazla yorum yapamayacağım. Roman ise reklamsa açıdan iyi lanse edilmiş ancak okur yorumlarına baktığımda pek tatmin edici olmamış Bu tatminsizliğin ben film ile de devam ettiğini düşünüyorum. Film beni kesinlikle tatmin etmedi. Eminim ki kitabın gerilim düzeyi daha yüksektir ama filmde gerilime dair hiç bir şey yok.

Yorum Bırak

Le passé

Başarılı yönetmen Asghar Farhadi‘nin Jodaeiye Nader az Simin / Bir Ayrılık‘den 2013 yılında yaptığı son filmi Le passé. Filmin dram yönünün ağır olduğunu düşünerek bu zamana kadar filmi izlemeyi ertelemiştim. Tabi filmi Jodaeiye Nader az Simin ile kıyasladığımda Le passé biraz daha ağır kalıyor. İki filmin de olay örgüsü odukça başarılı. Ancak Le passé daha daha az karakteriyle Jodaeiye Nader az Simin’deki görkemi yansıtamıyor bize. Ancak Le passé’da çok başarılı bir film.

Yorum Bırak

Hearts in Atlantis

Stepken King’in Türkiye’de Maça Kızı adıyla yayınlanmış olan kitabından bir hikaye olan Hearts in Atlantis’in 2001 uyarlaması filmi karşımızda. Filmi başarılı yönetmen Scott Hicks yönetmiş. Aynı şekilde filmin kadrosuna baktığımızda da karşımıza Anthony Hopkins gibi bir isim çıkıyor. Tabi bu beklentileri oldukça yükseltiyor ve daha fazla hayal kırıklığına uğramanızı sağlıyor.

Yorum Bırak

A Good Marriage

Stephen King’in kısa hikayesinin uyarlamasında bu kez yönetmen koltuğunda Peter Askin var. Film 2014 yapımı ve afişine baktığımızda karşımıza iyi bir filmmiş gibi çıkıyor. Ancak film ilk dakikalarından itibaren film kumaşının iyi olmadığını belli ediyor bize.

Yorum Bırak

Firestarter 2: Rekindled

Bir Stephen King uyarlamasında bu kez yönetmen koltuğunda Robert Iscove var. Aslında bu film için tam bir uyarlama diyemeyiz. Bu sebepten dolayı filmi kitapla kıyaslayamayacağım. Film Stephen King’in, Tepki (Firestarter) romanının devamı niteliğinde. İlk filmi Mark L. Lester yönetiminde küçük kız rolünde Drew Barrymore‘u izleyerek 1984 yılında izlemiştik. Bu film ise küçük kız Charlie’nin yetişkin olmasını ve başından gelenleri anlatıyor.

Yorum Bırak

Dracula 3D

Efsane yönetmen Dario Argento‘nun 2012 yılında çekmiş olduğu film Dracula 3D. İsimden de anlaışlacağı gibi film 3D çekilmiş elbette ben filmi 3D olarak izlemedim ama izlemek isteseydim ne hissederdim bilemiyorum. Yani bana çok fazla 3D’lin çekimler varmış gibi gelmedi. Herçi Dario Argento’nun mekan kullanımındki ustalığını düşnürsek, mekanları tatmak için pekala film 3D izlenebilir.

Yorum Bırak

Desperation

Yine bir başka Stephen King uyarlaması olan Desperation’ın yönetmen koltuğunda tekrar Mick Garris’i görüyoruz. Desperation 2006 yılında çekilmiş. Bu uyarlama içinde çok iyi bir uyarlama diyemeyeceğim. Bir yerlerde sıknıtı var. Diğer Mick Garris filmlerinde olduğu gibi bu filmde de en büyük sıkıntı kurgu. Tabi Stephen King’in karşık olay örgülü hikayelerini kurgulamak o dar da kolay değil ama sürekli King ederleri uyarlayan birinin de bu tarz hataları sürekli yapmasını da pek anlayamıyorum.

Yorum Bırak

Riding the Bullet

Bir Stephen King uyarlaması da Riding the Bullet. Hikayenin bir özelliği ise ilk kez internette yayınlanması. Tabi biz Türkiye’de King’in e-kitapalarını bulamadığımız gibi bu hikayeyi de ben basılı olarak okumuştum. Hikayeyi King her ne kadar çok sevmemiş olsa da hikayenin anafikri ve işlenişi benim hoşuma gitmişti. Tabi bende merakla yine genelde King uyarlamalarından duyduğumuz Mick Garris‘in filmini izlemeye koyuldum.

Yorum Bırak