İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

Palabras Encadenadas

2003 yapımı İspanyol filminin yönetmenliğini Laura Mañá yapmış. Bu isim senaristler arasında da yer almakta. Filmin afişine bakarak şiddet içerikli film olduğunu düşünmüştür. Tabi yönetmenin adını filmin afişinde tam olarak görememem gerçekten de şiddet dolu bir film izleyeceğimi düşündürmeye başladı bana. Nitekim bu eda ile de başladı.

Film şiddet içerikli değildi. Dakikalar ilerledikçe kurgusu kendine başlıyordu. Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar misali suçlu olanın kim olduğu hakkında düşüncelere itiyor. Film izlenimi sırasında küçük beyin jimnastiği yaptırıyor insana. Film izlendiği süre içerisinde sürekli masum ve suçluların değişmesi keyifli bir izlenim sunuyor insana.

Yorum Bırak

Black Christmas

1974 yapımı Black Christmas‘tan 32 yıl sonra gelen yeni çevrim Black Christmas çok şey vaat edip hiç bir şey vermeyen bir film olarak karşımıza çıkıyor. Aslında filmin senaristi ve yönetmeni Glen Morgan!ı bir çok yapımdan tanıyoruz. Bunların arasında Final DestinationThe X Files gibi başarılı yapımların yapımcılığı ve senaristliği var. Gel gelelim yönettiği iki filme de baktığımızda bu başarıları devam ettiremediğini görüyoruz. Ama sanıyorum Black Christmas içlerinde en kötüsü çıkabilir.

Black Christmas’ın yeniden çevrimi başarılı bir film değil. İlk filminden açıkta kalan bir çok nokta bu filmde tamamlanmak istenmiş. Tabi bunun üzerine birde seyirciyi şaşırtalım düşüncesi oturunca film nereye gideceğini şaşırmış ve ortaya kendi içinde çelişkilere sebebiyet vermiş. Oldukça klişe sahneler mevcut. İlk filmin biraz daha günümüz atmosferine ve muhabbetlerine getirilmiş hali diyebiliriz bu film için. Biraz da erotiklik katılmış.

Yorum Bırak

Alangsattojeon / 아랑사또전 – Arang and the Magistrate

Diziyi izleme sebeplerimin başında elbetteki Shin Min Ah. Sonra dizinin fantastik öğeleri başarılı olan kurgusu izleme sevkimi arttırdı. Zaten son dönem Shin Min Ah dizilerine baktığımda genelde fantastik olduğunu görüyorum bence bu da iyi bir seçim. Senarist Jung Yoon-Jung. Dizinin yönetmenleri ise Kim Sang-HoJung Dae-Yoon.

Filmin hikayesi biraz karışık. Bir kaç hikaye birleştirilmiş başarılı bir şekilde kurgulanmış. Dizi 20 bölüm olarak yapılmış ama bence 16’da da kalabilirdi. Finale doğru sanki biraz vakit geçirmeye oynamışlar. Her ne kadar filmin başlarında bazı olayları çözsenizde karakterler hakkında ortaya çıkan bilgiler izleyeni şaşırtıyor.

Yorum Bırak

Black Christmas

1974 yapımı filmin yönetmeni Bob Clark. IMDB’de 7.4 gibi bir puana sahip. Bu sebepten dolayı izlemeyi borç bildi. Aslında fena da yapmadım. Film bildiğimiz klişelerle dolu. Ancak çekildiği dönem olarak düşünürsek bunların klişe olmaması izlenim zevkini arttırıyor. Filmin hikayesi biraz havada. Yani ortada gezen bir katil var ama bu katilin kim olduğu neden öldürdüğü hakkında pek bilgi sahibi olamıyoruz. Yani film kurgu ve hikaye konusunda eksik. 

Yorum Bırak

Abraham Lincoln: Vampire Hunter

Timur Bekmambetov‘un Rusya’daki ilerinden sonra Amerika’ya geçmesi ile başladığı işlerden biri de Abraham Lincoln: Vampire Hunter. Açıkçası Timur Bekmambetov’un Holywood’daki işlerini pek beğenmediğimi söylemeliyim ve bu filmde beğenimi almayan filmleri arasında. Her ne kadar IMDB gibi sitelerde puanı yüksekte olsa ben buna katıldığımı söyleyemeyeceğim.

Film Seth Grahame-Smith‘in romanından uyarlama. Senaryoyu da kendisi yazmış. Bu ismi zaten ekibin içerisinden Tim Burton ile de yaptığı çalışmalardan hatırlıyoruz. Açıkçası ben senaryoda gelişen kurguda sonlar olduğunu düşünüyorum. Filmin süresi 105 dakika olmasına rağmen sanki çok şey anlatılmaya çalışılmış ve bir çok kısım oldu bittiye getirilerek hızla geçilmiş. Filmde Abraham Lincoln’un başkanlık sürecine nasıl geçtiğini tam olarak ele almamış. İki konuşma sonrası başkan olduğunu görüyoruz.

Yorum Bırak

Resident Evil: Retribution

Resident Evil: Retribution hakkında ne yazsam bilemedim. After Life için zaten işe yaramaz demiştim. Bu film için de farklı bir şey söylemek gelmiyor içimden. Tamamen serinin adına güvenerek nasılsa izleyen olur amacı ile yapılmış. Senarist ve yönetmen Paul W.S. Anderson ilk üç filmin güzelliğine sığınmaya devam ediyor.

Bir önceki filmde olduğu gibi bu filmde de bir konu yok. Alice’in hapishaneden kaçmasını hesaba katmasak. Ancak bir buçuk saat boyunca bunu izlemekte sıkıyor. Zaten filmin açılışı bir önceki filmin bitişi oluyor. Ama neyin nasıl olduğunu anlamam hayli uzun sürdü. Hikayeleri birleştirme konusunda oldukça başarısız bir seri.

Yorum Bırak

Madagascar 3: Europes Most Wanted

Bir devam filmi olarak nitelendirdiğimde Madagascar 3: Europes Most Wanted serinin en düşük filmi. Zaten filmdeki en büyük aksiyon fragmanlarda kesilmeden verilmişti. Tabi fragman böyleyse gerisi nasıl olur düşüncesi ile izlemeye koyuluyorsunuz filmi. Haliyle yüksek tutulan beklenti film ilerledikçe kendini umutsuz bir hale çeviriyor.

Tabi öncelikle belirtmeliyim ki yine karakterlerimiz, seslendirmeleri, müzikleri her şeyi ile başarılı bir animasyon var karşımızda. Animasyonun 3D’si için iyi diyorlar ben 3D izlemediğim için bir şey diyemeyeceğim ama filmin tamamen gişe amaçlı yapıldığı aşikar. Senaryo oldukça basit tutulmuş. O eski filmlerden bildiğimiz tatlı diyaloglar bu filmde yok.

Yorum Bırak