Uluslararası bilinirliğe sahip ilk Afroamerikan ressam olma özelliğine sahip Jean-Michel Basquiat’ın hayat hikayesini anlatan belgeseli 30. İstanbul Film Festivali, Ntv belgesel filmler kuşağı kapsamında izledik. Böylelikle…
Yorum BırakEtiket: 30. İstanbul Film Festivali (2011)
Festivalin izlediğim en iyi filmlerinden birisi de şüphesiz Svet-Ake (Işık Hırsızı)di. Film Kırgız yönetmen, senarist, oyuncu Aktan Abdykalykov‘a ait. Bu üç görevi de oldukça başarılı bir şekilde…
Yorum BırakFestivalde izlediğim en etkileyici film diyebilirim Picco için, tabi festival daha bitmedi ve izlenecek çok film var ancak bu filmler içerisinde Picco’nun yeri farklı olacaktır.…
Yorum Bırak
Filmin tanıtımına baktığımızda, karşımıza çıkacak filmin süper olduğunu düşünüyoruz. Hikaye’nin Uruguay’daki küçük bir kasabada yaşandığının yazması işin gizemini de arttırıyor. Tabi bu düşünce büyük bir, beklentiye dönüşüyor. Filmi izlediğimizde ise aslında anlatılanların filmle alakası olmadığını anlıyoruz. Filmin en büyük özelliği kesintisiz tek bir plan sekansla ilerliyor olması. Film de bunun üzerine kurulmuş, karşımızda ne ne senaryo ne de başka bir şey var.
Laura babası Wilson ile birlikte, Néstor’un aileden kalma evini onarmak için izbe, eski ahşap bir eve gelir. Hava henüz kararmak üzeredir. Néstor aklındaki planı, yapar ve daha sonra yemek getireceğini söyleyerek evden ayrılır. Giderken de üst kata çıkmamalarını basamakların çok kötü olduğunu, her an kırılıp zarar verebileceğini söyler. Bu dakikada anlarız ki, yukarıda bir şeyler vardır ve aslında Néstor onları bilerek oraya getirmiştir.
Yorum BırakNorveçli yönetmen, Maria Sødahl‘ın yazıp yönettiği ve 2010 Montreal en iyi yönetmen ödülünü aldığı film Limbo. Genel hatları ile bakıldığında filme, en iyi yönetmen ödülü alır…
Yorum BırakUyumak ve festival filmlerine yetişmek arasında geçen hafta haftasonum nihayet son buldu. Tabi yazacak çok film var bu kez bir değişiklik yapıp sondan gidiyorum ve…
Yorum BırakFilm izledikten sonra kesinlikle kitabının okunmasını kanısına vardığım bir film Never Let Me Go. Çünkü filmde yanıtını alamadığımız o kadar nokta vardı ki. Öncelikle film ne…
Yorum Bırak
Bilindik kıyamet senaryolarına bir başkasını eklemiş, senarist Anthony Jaswinski ve yönetmen Brad Anderson. Filmin konusuna baktığınızda oldukça ilgi çekici. Karanlığa gömülen bir şehir ve sadece kıyafetlerini ortada bırakıp kaybolan insanlar. Bu bilinmezlik ister istemez insanın gerilmesine neden oluyor ve bu umutla filmin karşısına oturuyorsunuz.
Yorum Bırak
Festival sebebi ile varlığından haberdar olduğumuz deneysel kısa filmci Daniel Cockburn‘un ilk uzun metrajlı film denemesi You Are Here. Filmin konusu biraz karışık. Düz bir metin üzerinde anlatmak istediğini anlatmaktan kaçınmış yönetmen. Farklı olaylar ve farklı karakterleri gözümüzün önüne getirirken asıl sorguladığı ise insanlığın nasıl yönlendirildiği.
Farklı aynı amacı güden farklı konuları bir araya düzensiz şekilde serpiştirmiş. Bir kadın günün birinde yolda bir kaset bulur, kasedi dinlediğinde ona anlamsız gelen bu cümlelere anlam yükleyebilmek için, bir sonraki ipucunun, bilmecenin esiri olmuştur. Bu bu bulduğu kayıtla birilikte gözüne daha fazla şey çarpmaya başlamıştır. Her bir kaydı ayrı ayrı inceler ve bunları arşivler. Doğru sıralamayı yaptığında ona iletilmesi gereken mesajı alacaktır. Bu yönlendirmeler günden güne artarken kadın kendisinin şartlandırıldığını anlar. Ne kadar düzenli olursa olsun yaptığı şey aslında düzensizlikten başka bir şey değildir. Evi bulduğu materyaller sayesinde bir arşive dönerken kendi yaşamını da kısıtlamaya başlamıştır.
Yorum Bırak