İçeriğe geç

Etiket: 30. İstanbul Film Festivali (2011)

PICCO

Festivalde izlediğim en etkileyici film diyebilirim Picco için, tabi festival daha bitmedi ve izlenecek çok film var ancak bu filmler içerisinde Picco’nun yeri farklı olacaktır.…

Yorum Bırak

La Casa Muda / Issız Ev

Filmin tanıtımına baktığımızda, karşımıza çıkacak filmin süper olduğunu düşünüyoruz. Hikaye’nin Uruguay’daki küçük bir kasabada yaşandığının yazması işin gizemini de arttırıyor. Tabi bu düşünce büyük bir, beklentiye dönüşüyor. Filmi izlediğimizde ise aslında anlatılanların filmle alakası olmadığını anlıyoruz. Filmin en büyük özelliği kesintisiz tek bir plan sekansla ilerliyor olması. Film de bunun üzerine kurulmuş, karşımızda ne ne senaryo ne de başka bir şey var.

Laura babası Wilson ile birlikte, Néstor’un aileden kalma evini onarmak için izbe, eski ahşap bir eve gelir. Hava henüz kararmak üzeredir. Néstor aklındaki planı, yapar ve daha sonra yemek getireceğini söyleyerek evden ayrılır. Giderken de üst kata çıkmamalarını basamakların çok kötü olduğunu, her an kırılıp zarar verebileceğini söyler. Bu dakikada anlarız ki, yukarıda bir şeyler vardır ve aslında Néstor onları bilerek oraya getirmiştir.

Yorum Bırak

Limbo / Araf

Norveçli yönetmen, Maria Sødahl‘ın yazıp yönettiği ve 2010 Montreal en iyi yönetmen ödülünü aldığı film Limbo. Genel hatları ile bakıldığında filme, en iyi yönetmen ödülü alır…

Yorum Bırak

Film

Uyumak ve festival filmlerine yetişmek arasında geçen hafta haftasonum nihayet son buldu. Tabi yazacak çok film var bu kez bir değişiklik yapıp sondan gidiyorum ve…

Yorum Bırak

Vanishing on 7th Street / Kıyamet Gecesi

Bilindik kıyamet senaryolarına bir başkasını eklemiş, senarist Anthony Jaswinski ve yönetmen Brad Anderson. Filmin konusuna baktığınızda oldukça ilgi çekici. Karanlığa gömülen bir şehir ve sadece kıyafetlerini ortada bırakıp kaybolan insanlar. Bu bilinmezlik ister istemez insanın gerilmesine neden oluyor ve bu umutla filmin karşısına oturuyorsunuz.

Yorum Bırak

Lucia

Tanıtımlarda filmin Şilili video sanatçısı Niles Atallah’ın ilk uzun metrajlı filmi olduğunu ve uluslararası prömiyerini San Sebastian Film Festivali’nde yaptığını okumuştuk. Tabi okuduklarımız arasında, Aldığı ödüller ve hikayenin bir özeti de vardı. Lucia bir fabrikada terzi, kalıpçı, ütücü kısaca her şeyci olarak çalışan genç bir kadındır. Babasıyla Santiago’da eski bir evde yaşamaktadır. Tabi herkes gibi onunda yeni bir ev hayali vardır.Hikaye ise eski diktatör Pinochet’nin cenazesinden Noel’e kadar olan zaman diliminde geçer.

Yorum Bırak

You Are Here / Buradasınız

Festival sebebi ile varlığından haberdar olduğumuz deneysel kısa filmci Daniel Cockburn‘un ilk uzun metrajlı film denemesi You Are Here. Filmin konusu biraz karışık. Düz bir metin üzerinde anlatmak istediğini anlatmaktan kaçınmış yönetmen. Farklı olaylar ve farklı karakterleri gözümüzün önüne getirirken asıl sorguladığı ise insanlığın nasıl yönlendirildiği.

Farklı aynı amacı güden farklı konuları bir araya düzensiz şekilde serpiştirmiş. Bir kadın günün birinde yolda bir kaset bulur, kasedi dinlediğinde ona anlamsız gelen bu cümlelere anlam yükleyebilmek için, bir sonraki ipucunun, bilmecenin esiri olmuştur. Bu bu bulduğu kayıtla birilikte gözüne daha fazla şey çarpmaya başlamıştır. Her bir kaydı ayrı ayrı inceler ve bunları arşivler. Doğru sıralamayı yaptığında ona iletilmesi gereken mesajı alacaktır. Bu yönlendirmeler günden güne artarken kadın kendisinin şartlandırıldığını anlar. Ne kadar düzenli olursa olsun yaptığı şey aslında düzensizlikten başka bir şey değildir. Evi bulduğu materyaller sayesinde bir arşive dönerken kendi yaşamını da kısıtlamaya başlamıştır.

Yorum Bırak

Abone ol