Bir süredir bir şeyler izlemedim sanıyordunuz değil mi? Aksine bolca izledim. Bir de baktım ki bir hayli fazla olmuş. Bu sebepten dolayı sadece linkleri ve…
Yorum BırakEtiket: Christopher Nolan

Bir Christopher Nolan filmi daha karşımızda. Tabi söz konusu isim Nolan olunca, parmakları çıtırdatıp yazıya öyle başlamanın faydası var. İster istemez yazı bir hayli uzun oluyor. Bunun sebebi belkide Nolan’ın kafa yoracak, beklentiyi zorlayacak işlere adım atması. Interstellar’da bunlardan biri. Şimdi kısa bir yorum yapmak gerekirse, Interstellar beni tatmin etti mi? Evet etti. Ancak filmi izlerken aklımda sürekli Arthur C. Clarke’in Bir Uzay Efsanesi vardı. Hikaye bu seri ile paralel giderken, sosyal medyada film ile ilgili sorulan bir çok soruya Bir Uzay Efsanesini kendime referans göstererek yanıt verdim. Bu yazıda da belki kıyaslamalara gireceğim ancak bu ister istemez olacak. Dedim ya uzun oluyor Nolan yazıları diye, buyurun ilk paragraftan başladık. Yazıya devam ederken baştan söyleyeyim, yazı film hakkında açık seçik anlatımlar ve yargılar içerir, bu sebepten dolayı izlememiş olanlar bulaşmasın.
Yorum Bırak
Süper kahraman filmlerinin son dönem yorumlamalarından biri de Superman uyarlaması olan Man of Steel. Film genel olarak başarılı bulduğum Zack Snyder‘ın elinden çıkmış. Ancak 300, Watchmen, Sucker Punch gibi filmlerle iyi iş çıkaran yönetmene Man of Stell biraz ağır gelmiş. Aslında yönetmen karşımıza Nolan‘ın The Dark Knight ciddiyetinde bir film çıkarmaya çalışmış ancak bunu becerememiş. Gerçi okuyanlar bilirler ki her ne kadar The Dark Knight iyi bir film olsa da bence Batman’ın o gotik yönünü, doğasını yansıtmıyordu.
Neyse gelelim Man of Steel’e. Öncelikle filmin hikayesi ve kurgusu çok farklıydı. Bildiğimiz Superman hikayesi biraz daha geliştirilmişti. Tamam buna herhangi bir şikayetim yok ancak geliştirilen hikaye kendi içinde tutarsızlıklara sahipti. Filmin ilk yarısı ile ikinci yarısı arasında pek bağlantı yoktu. Onuda geçtim filmin ilk yarısı sanki birbirinden alakasız bir kaç sahnenin birleşmesiyle oluşmuş gibiydi. Senaryo olarak film Superman’a yakışmamış. Boşluklar filmi izlerken soru işaretleri uyandırıyor.
Yorum Bırak
Christopher Nolan‘ın Batman serisinin üçüncü filmi The Dark Knight Rises. Zaten Nolan’ın bu işe bulaşması hakkında şurada zaten bazı açıklamalar yapmıştım. Bunun üzerine pek bir şey koyacağımı düşünmüyorum. Genel olarak bakıldığında iyi bir film var karşımızda. Ama ben Nolan’ın Batman ortamını özümseyemediğim için film bana biraz düz bir filmmiş gibi geldi.
Filmin kurgusu oldukça başarılıydı. aksiyon sahneleri kesinlikle takdire şayandı ancak hikayede bazı kopuklar vardı. Hikaye oldukça basite alınmış gibi geldi bana. Sanki bir ve ikinci filmin akışından sonra bu film sanki daha bir sipariş üzerine olmuş gibi geldi bana. Final ise beni en çok hayal kırıklığına uğratan kısımdı. Final sahneleri aksiyon olsun diye yapılmış biraz mantık dışıydı.
Yorum BırakChristopher Nolan‘a olan gıcığımı bilmeyen yoktur. Tabi bu gıcık Batman’ı yorumlaması ile eşdeğerdir. Yoksa kendisini, Memento, Insomnia gibi filmleri ile takdir etmişimdir. Benim kendisine olan…
Yorum Bırak“Dünyanın Merkezine Yolculuk – Joueney to the Center of the Earth (3D sinema deneyimleri yahut bir cumartesi özeti” başlıklı yazımda imax be reald hakkında ufak…
Yorum Bırak