İçeriğe geç

Etiket: Elizabeth Olsen

Godzilla

Canavarların kralı Godzilla’yı 1954 senesinde ilk görücüye çıktığından beri takip etmeye çalışıyorum. Adına onlarca film yapılmış Godzilla için bir filmde Holywood sinemasından geldi. Aslında filmi sinemada izleyip izlememe konusunda biraz fazla tereddütte kaldım. Sonunda gözlerimi karartıp girdim sinemaya. başka filme mi gitseydim acaba diye de düşündüm sonradan. Ama Godzilla candır. İzlemeden olmaz.

Öncelikle filmle girerken çok fazla beklentim olmadığını belirtmeliyim. Filmin fragmanlarından eskiye atıflarda bulunan ancak uzaktan yakından ilgisi olmayan bir filmle karşı karşıya olduğumu anlamıştım. Zaten o gördüğünüz kadarıyla olayların tümünün Amerikan ordusu eşliğinde geçmesi karşıma çıkacak Amerikan milliyetçiliğine karşı da kendimi hazırlamamı sağladı. Tabi adamlar o kadar para verip yatırım yapıyorlar elbette kendi milliyetçiliklerini yapacaklar o başka. Gerçi filmde ünlü Amerikan ordusunun da aciz kaldığını görüyoruz. Şimdi cümlenin akışı donanmaya aklınca aklıma Battleship‘teki Rihanna geldi. Filmde onu görmek süper olurdu. Neyse fantastik film ya bende fantezi yapıyorum.

Yorum Bırak

Oldboy

Bir çok başarılı filmini izlediğimiz Spike Lee‘yi açıkçası bu filmde görmek beni biraz düşündürmüştü. Nasıl bir iş çıkaracağını merak etmiştim. Ancak filmin Chan-wook Park‘in çektiği filmin üzerine çıkabileceğini düşünmüyordum. Bunda da yanılmadığımı gördüm. Aslında film fena olmamış ancak bir şeylerin eksik olduğu aşikar.

Filmi izlerken bir yeniden çevrim olarak değilde Garon Tsuchiya ve Nobuaki Minegishi‘nin mangasının yeni bir uyarlaması olarak izledim. Tabi bu uyarlamada Holywood’un etkisi oldukça büyüktü. Bu bağlamda bazı soru işaretleri de aklıma gelmedi değil. Tabi ben henüz mangayı okumadığımdan dolayı hangi çevrimin ana hikayeye yakın olduğunu tam anlamıyla kestiremedim. Yani ana hikaye var ancak hikayeye giriş ve çıkışlar nasıl pek merak ettim.

Yorum Bırak

Silent House

Geçtiğimiz senelerde  kapsamında izlediğimiz Uruguaylı yönetmen ‘in La Casa Muda‘sının Amerikan versiyonu Silent House. Senaryoya ufak tefek müdahaleler olmakla birlikte genel anlamda aynı işleyişe sahip. Ancak belirtmem gerekir ki La Casa Muda‘nın finali daha tamamlayıcı ve daha etkili olmuştu. Hatta daha sert bir film karşımızdaydı. Ancak  ve  tarafından uyarlanan bu film oldukça yumuşak bir film olarak karşımıza çıkıyor. Tabi film yumuşak olunca zaten orijinalinde de tatmin etmeyen film daha tatminsiz bir hal alıyor.

2011 yapımı olan filmin 2012 yaz döneminde de vizyona girmesi ayrı bir konu tabi. Aslında ortalıkta daha iyi filmler dönerken böyle isimsiz ve etkisiz bir yapımın vizyonda yer edinmesi, sanki yaz dönemini film şirketlerinin ucuza kapatalım ama bilet fiyatlarımız fazla olsun mantığından para kazanmaya çalışmaları olarak görüyorum. Zaten sinemalar üzerine yazmakla bitmez cümleler.

Yorum Bırak

Red Lights

Son dönem korku, gerilim sinemasında adı çok geçen yönetmen senarist, Rodrigo Cortés‘in son filmi Red Lights. Filmin kadrosuna baktığımızda izlememiz için büyük bir neden görüyoruz. Cillian Murphy, Sigourney Weaver, Robert…

Yorum Bırak