Bu işe neden girdim bilmiyorum. Günlerimi ve altı sayfayı aldı. Kim okuyacak ondan da emin değilim. Çok uzun yazı olduğu için sayfalara ayırdım. Sayfa linkleri…
Yorum BırakEtiket: Eva Green

Filmi inceleme arayışım oldukça farklıydı. Festivalde iyi filmlerin biletleirnin tükenmesi olağan bir bir durum. Bende kim ne izlemezde yer bulunur diye düşünürken, ben de bu filmi gördüm. Aslında filmi değil de baş rol oyuncusu Eva Green‘i. Tabi Eva Green deyince akan sular durur. Filmi izlemek için karar aldım. Filme biraz daha dikkatle bakınca, filmin werstern filmi olduğunu, üstelikte Danimerka yapımı olduğunu gördüm. Danimarka ve western evet herkese garip gelebilir.
Nasıl olur ne olur diye düşünürken (anlık düşünceler tabi bunlar) filmi izleme zamanı geldi. Açılış çok fazla bilgisayar efekti kullanıldığını gösteriyordu. Genelde western kalıplarına bağlı kalarak filmin başında küçük bir açıklama yapılmıştı. Bu hikayeyi de özetliyordu.
Yorum Bırak
Türkiye’de film çok alakasız bir şekilde Yer Yüzündeki Son Aşk olarak gösterime girince ister istemez filmi izlemek için kendimi biraz geri plana çektim. Filmin afişine de bakınca tam anlamıyla romantik bir film gibi duruyordu Perfect Sense. Gerçi filmin afişinde Eva Green adını da görünce nasıl oldu da Eva romantik bir filmde oynadı diye emrak etmiştim. Yani oynar oynamasına ama bir ksiyon olmalıydı filmde.
Yorum Bırak
Frank Miller Sin City filmini üçleme olarak çekmeye karar vermişti. 2005 yılında yapılan film oldukça başarılı olmuş ve bu ikinci filmin gelişini dört gözle bekletmeye başlamıştı. Nihayet dokuz yol sonra ikinci film Sin City: A Dame to Kill For karşımıza çıktı. Şöyle kısaca eleştirmek gerekirse aslında Sin City: A Dame to Kill For şahsen bütün beklentileri hayal kırıklığına uğratan bir film. İlk filmin yanından bile geçmezken biraz zorlama olduğunu da gözler önüne seriyor.
Yorum Bırak
Film Laura Kasischke‘in aynı adlı romanından uyarlanmış. Yönetmen koltuğunda ise Gregg Araki var. Araki’yi Mysterious Skin ile hatırlıyorum. Ancak uzun zaman oldu başka bir film ini izlemeyeli on yıl sonunda festivale kısmetmiş. Filmi izleme sebeplerinden biri de baş rolde Eva Green isminin geçmesiydi. Ancak baştan söyleyeyim ki, ben bu filmde beklediğim Eva Green oyunculuğunu göremedim. Performansının çok altında bir oyunculuk vardı. Sanki buna sebep karakterin tam olarak filme de ait olamamasıydı.
Yorum Bırak
TV’de 3 b0yutlu film kervanına eklediğimiz filmlerden biri de 300 Rise of an Empire’dı. Nedendir bilmiyorum ama ben filme pak adapte olamadım. Sanıyorum bu sorunu yaşayan sadece ben değilim. Tamam film görsel olarak iyiydi ama iş konuya gelince pek bir şey anlamadığımı söylemeliyim. Filmde bir karmaşa almış başını gidiyor. Kim kimle savaşıyor genel hatlarıyla bilmemize rağmen Spartalılar ne alaka diyoruz bir çok yerde. Spartalılardan çok Atinalılar ile muhatap olduğumuzu söylemeliyiz.
Yorum Bırak
Bir çok dizim bitti araştırsam da yerlerine izleyecek ne bulsam kıvamına gezinirken arkadaşımın önerisiyle başladım diziye. Tabi öneriden sonra küçük bir araştırma yaptım ve dizide ve dizinin kapı gibi afişinde Eva Green‘i görünce kendimi birden diziyi izler buldum. Olsun dizi olmamış olsa bile izlenmesi için Eva Green yeter artardı bile. Nitekim yanılmadımda. Diziyi alıp götüren Eva Green ve onu izlemekte büyük bir zevk.
Yorum Bırak
Yazının başında belirtmeliyim ki bir Tim Burton hayranı olarak tüm filmlerini keyifle izlemekteyim. Ancak şu da bir gerçek ki, son dönem filmleri eskileri kadar iyi değil. Bir yerde aslında Big Fish ile benim için Burton’un klasiği filmleri bitmiş, sonrası para odaklı film olma yönünde ilerlemiştir. Bu filmde para için yapılmış, film ortasındaki koca koca reklamlarıyla da bunu gözümüze sokan bir film. Film Dan Curtis‘in dizisinden uyarlanmış.
Film karşımıza oldukça iyi bir kadroyla çıkıyor. Tabi bu kadro Burton’un klasik kadrosunun yanı sıra Michelle Pfeiffer, Eva Green gibi isimleri de kadroya renk katıyor. Tabi bu kadro filin izlenmesi için başlıca sebebi oluşturuyor. Yani film bir konu dahilinde olmasa bile oyuncuları ile kendini izlettirebilir. Tabi bu cümleyi kurunca yönetmen faktörünü biraz dışarıya itmiş oluyoruz. Aslında bu film Tim Burton haricinde biri tarafından da aynı şekilde çekilebilirmiş. Ancak bu gibi işlere adım atan sadece Burton olduğu için kendisini kamera arkasında görüyoruz.
Yorum Bırak!f kapsamında gidebildiğim tek film Franklyn. Eğer kendimi iyi hissetmek istersem bu akşam da Tokyo!’nun ek gösterimine gitmek gibi amacım var. Ama şu anki durum…
Yorum Bırak