İçeriğe geç

Etiket: Garrett Hedlund

Pan

Şöyle blogta geçmişe doğru gittiğimde bu zamana kadar iki  filmi izlediğimi görüyorum. Bu iki film ile birlikte yönetmenin diğer filmleri de aslında izleme listemde olan ve vakit bulmadığım filmler. Hanna iyi başlayıp sonu tam olarak bekleneni vermemişti ama Anna Karenina‘yı oldukça başarılı bulmuştum. Aslında yönetmenden Pan gibi bir film de beklemiyordum. Bu film ile yönetmen sanki biraz tarzının dışına çıkmış gibi.

Filme baktığımızda Pan aslında yine çok uyarlanan Peter Pan hikayesinin yeniden uyarlanması. Ancak bu kez klasik hikayeden biraz daha farklı olarak işlenmiş. Ben hikayeyi fena bulmadım ama yine iyi başlayıp güzel ilerlerken final sanki yine birden olmuş hissi uyandırdı bende. Biraz fazla açık vardı senaryoda bunlarda can sıkıyordu.

Yorum Bırak

On the Road / Yolda

‘un aynı adlı romanından uyarlama filmin yönetmen koltuğunda  var. Kerouac romanını yolda edindiği deneyimler ve fikirler doğrultusunda yazmış ve kitap beat kuşağı kitaplarının en iyileri arasında. Ben romanı okumadım bu sebepten dolayı uyarlama yönünde pek yorum yapmayacağım. Ancak filmin gelişimi ve anlatılanlar kitabın uzun soluklu ve zor bir kitap olduğunu da ortaya çıkartıyor.

Zor bir uyarlama olduğu ortada. Bunu filmi izlerken hissediyorsunuz. Filmin ilk yirmi dakikası farklı bir atmosfer yaratarak izleyende umut uyandırıyor. Akabinde gelen dakikalar ise klasik bir yol hikayesi olarak yansıyor bize. Yönetmen / senarist durum değerlendirmeleri, oluşan fikir düşünceler den çok sanki karakterlere daha fazla yüklenmiş. Bu da kitabın edebi yönünü yansıtmayıp (ki eminim bir dönemi başlatan ve bir yol hikayesinin daha fazla fikir oluşumları ve daha iyi anlatımları vardır) düz bir hikaye olarak çıkmış karşımıza. Karakter düşünce ve duyguları açıkçası bana geçmedi.

Yorum Bırak

TRON: Legacy

Şuada filimin tanıtım yazısını yazmış, şurada da ilk filmi anlatmıştım ikinci ve ilk filmin devamı olma özelliğine sahip TRON: Legacy. Filmi merakla beklememe rağmen bende yaşattığı izlenim konusunda şüpheliyim. Aslında filmin güzel olması gerekirdi / güzelde. Ben biraz daha derine inerler efsane dedikleri şeyin karşılığını tam anlamıyla verirler diye düşünüyordum ancak karşılaştığım şey beni hayal kırıklığına uğrattı.

Öncelikle 3D olarak lanse edilmesi insanın beklentilerini arttırıyordu ister istemez. Ancak filmde girer girmez bir uyarı aslında bu beklentileri, bir nebze düşürüyor. Filmin bazı bölümleri 2D olarak izleyeceksiniz gibi. Tabi bu başkaları için beklentiyi düşürmüş olabilir ama benim için arttırdı. Dedim ki kendime, işte süper sanal dünyaya girince 3D karşımızda olacak bu da algılamayı tetikleyecek”. Yok efendim beklediğim gibi çıkmadı. İlk açılış haricinde hiç bir kare bana 3D’miş gibi gelmedi. Ben mi yanıldım diye sorar oldum kendime ancak sanıyorum herkes aynı fikirde…

Yorum Bırak