İçeriğe geç

Etiket: Kirsten Dunst

Upside Down

Filmi geçtiğimiz günlerde bir gece yarısı televizyonda yayınlanırken gördüm. Nasıl ya, derken filmin görüntülerine, o fantastik ortamına hayran kaldım. Tabi film televizyonda izlenecek türden değildi biraz bakındıktan sonra daha aklı selim kafayla reklamsız izlemeye karar verdim. Tabi ‘ınh filmde olması da ayrı bir durum.

Film 2012 yapımı. Yönetmen koltuğunda ise Fernando Solanas‘ın oğlu Juan Solanas var. Filmin senaristi de kendisi. Filmin görselliğine mekan tasarımına ve fikrine bayıldım. Bunlara bayılmama rağmen film olmamış. Tüm bu saydıklarımın üzerinde çok fazla durulurken filmin hikayesi kaçmış ve klasik bir zengin kız fakir oğlan klasiğine dönmüş film. Bu durumda merak cezbederek izlenen filmden hayal kırıklığı ile ayrılmamıza sebep oluyor. 

Yorum Bırak

The Virgin Suicides

The Virgin Suicides hakkında aslında çok bir şey yazmayacağım. Filmi uzun zaman önce izlemiştim o zamanın verdiği yaş durumu ile filmin verdiği psikolojiden çok müzikleri ile ilgilenmiştim. Tabi bir de beş güzel kızla. Geçen yıllar çok fazla fikrimi değiştirmese de geçen gün filmin müzikelerine denk gelince filmi bir kez daha izleyeyim dedim. Fena da yapmadım aslında. Yine müziklerle film mest etti beni. Ne yalan söyleyeyim müzikler filmin ötesinde.

Yorum Bırak

On the Road / Yolda

‘un aynı adlı romanından uyarlama filmin yönetmen koltuğunda  var. Kerouac romanını yolda edindiği deneyimler ve fikirler doğrultusunda yazmış ve kitap beat kuşağı kitaplarının en iyileri arasında. Ben romanı okumadım bu sebepten dolayı uyarlama yönünde pek yorum yapmayacağım. Ancak filmin gelişimi ve anlatılanlar kitabın uzun soluklu ve zor bir kitap olduğunu da ortaya çıkartıyor.

Zor bir uyarlama olduğu ortada. Bunu filmi izlerken hissediyorsunuz. Filmin ilk yirmi dakikası farklı bir atmosfer yaratarak izleyende umut uyandırıyor. Akabinde gelen dakikalar ise klasik bir yol hikayesi olarak yansıyor bize. Yönetmen / senarist durum değerlendirmeleri, oluşan fikir düşünceler den çok sanki karakterlere daha fazla yüklenmiş. Bu da kitabın edebi yönünü yansıtmayıp (ki eminim bir dönemi başlatan ve bir yol hikayesinin daha fazla fikir oluşumları ve daha iyi anlatımları vardır) düz bir hikaye olarak çıkmış karşımıza. Karakter düşünce ve duyguları açıkçası bana geçmedi.

Yorum Bırak

Miss Pettigrew Lives for a Day

Miss Pettigrew Lives for a Day orta yaşlı bir İngiliz mürebbiyenin bir günluk hikayesini anlatmakta. Guinevere Pettigrew bir rahibin kızı olarak dünyaya gelmiş tutucu bir kadındır. Kendi doğrularını yanında çalıştığı aileye kabul ettirmeye çalıştığı anda kendini işsiz bulur. Bu kovulduğu ilk yerde değildir. Sosyal hizmetler sorumlusu bu durumu göz önünde bulundurarak bu kez ona iş vermek istemez. Bir fırsat anında Miss Pettigrew, sosyal hizmetlinin masasının üzeirnde bulunan bir kartviziti alır. Daha sonra kart vizitte yazılı adrese girer ve onu şirketin gönderdiğini söyler. Evine gittiği kişi Delysia Lafosse adında çok güzel ünlü bir şarkıcı ve oyuncudur. Delysia, Bayan Pettigrew’in kaldıramayacağı bir hayat sürmektedir. Ancak ilk anda yardım etmekten kendini alamaz. Daha sonra da Delysia’nın yoğun ısrarlarına kapılarak onun yardımcılığını üstlenir. Yapması gerken planlarını kontrol etmek ve Delysia’nın erkek arkadaşlarından kurtulmak için çözümler üretmektir. Miss Pettigrew’in bir gün içersinde tüm hayatı değişir.
Yorum Bırak