İçeriğe geç

Etiket: Kristen Wiig

The Diary of a Teenage Girl

!f İstanbul’u geride bırakalı bir hafta oldu ama ben yoğunluktan dolayı filmleri oturup yazamamıştım. Aslında yazacak onlarca film varken bende if filmlerini biraz öne alayım sıcağı sıcağına (!) dile getireyim dedim. Atık blogu takip edemediğim doğrudur. Umuyorum bunlar geçici bir yoluna sokayım işleri…

Gelelim The Diary of a Teenage Girl’e. Filmin yönetmeni Marielle Heller. IMDB geçmişine baktığımızda bu yönetmenin ilk senaryosunu yazdığı ve yönettiği film. Bundan önce bir kaç yapımda oyunculuk yapmış. Yani oyunculuk geçmişi yönetim geçmişinden daha fazla bir yönetmen var karşımızda. Tabi Marielle Heller’in oyunculuğunu izlemediğim için bir yorum yapamayacağım ama filmdeki oyunculuklar kesinlikle çok başarılıydı. Buna belki aradaki empati sebep olmuş olabilir. Senaryo ise Phoebe Gloeckner‘ın romanından uyarlanmış.

Yorum Bırak

The Martian

Her seneye bir bilemedin iki film sıkıştıran ‘ın bildiğiniz gibi son filmi The Martian. Filmin vizyona gireceği dönemlerde bol bol reklamı yapılmıştı. Öyle ki NASA bile filmin reklamını yaptı. bunun sebebi de filmin senaryosu aşamasında bolca NASA’dan yardım alması. Tabi hal böyle olunca benimde film dikkatimi çekmiş vizyona girdiğinde gitmek istemiştim. Tabi her şey istemekle olmuyor sevgili okur. Bir sebeptir ki filmi sinemada izleyemedim. Lakin bol bol film izleyen ben geçtiğimiz günlerde bir projektör aldım. Ses sistemini de ekleyince buna sinema ayağıma geldi resmen. Ha.. ha.. Bu konuda kısa ilerleyen günlerde -unutmazsam eğer- bir şeyler yazacağım. Neyse filme döneyim.

Filmi görsel olarak başarılı bulduğumu söylemeliyim. Hatta son dönem izlediğim bu uzay filmlerini izleyince NASA’nın uzaydan yaptığı yayınların gerçek olup olmadığını da sorgulamaya başladım. Biliyorsunuzdur NASA Youtube sayfasında bazı görevleri canlı olarak yayınlıyor. O izlediklerimle bu film arasında görsel olarak hiç bir fark yoktu. Bu da haliyle söylediğim gibi aklımda soru işaretleri uyandırdı. Bu NASA bizi mi kekliyor acaba?

Yorum Bırak

Despicable Me 2

İlk film ile birlikte Gru kalbimizde taht kurmuştu. Kötü olma arzusu ve kötü olmak için harcadığı çaba gerçekten takdire şayandı. Tabi onun önüne çıkan tek engel ise küçük kızlardı. İlk filmde Gru ufak fak doğru yolu bulmaya başlamıştı. İkinci film ile birlikte Gru’yu tam bir aile ve kız babası olarak görüyoruz. Öyle ki Gru o kadar sıradanlaşmıştır ki komşularının kendine eş arama pozisyonuna bile gelmiştir.

Tabi bu eş arama durumuna küçük kızlarda dahil olmuş onlarda Gru’ya eş kendilerine anne aramaktadırlar. Doğum günü partisi sonrası Gru bir ajan tarafından kaçırılır ve gizli bir bölgeye getirilir. Bu ajanın adı Lucy’dir ve dünyanın saadetini korumak için çalışmaktadır. Gru’ya kutuplarda çok gizli bir üssün kaçırıldığı söylerler ve onu bulmak için kendilerine yardım etmelerini isterler. Bu işlerden ellini eteğini çekmiş olan Gru işi kabul etmez.

Yorum Bırak

The Secret Life of Walter Mitty

2013 yapımı The Secret Life of Walter Mitty’nin yönetmen koltuğunda  var. Ben Stiller filmografisinin yönetmenlik aşamasına baktığımızda en iddialı filmi bu diyebilirim. Gerek hikaye gerek, kurgu gerekse bütçe olsun bu film diğerler çekmiş olduğu filmlerinden açık ara daha iyi.

Filmin ana hikayesi James Thurber‘a ait. Aynı kısa hikaye 1947 yılında  tarafından çekilmiş. O filmi izlemediğim için yorum yapıp bir kıyaslamada bulunamayacağım ama o filmin oyuncuları arasında da  ve  var. Biz gelelim şimdiki zamana.

Yorum Bırak

Abone ol