ÜstKültür Yazısı

Son günlerde yerli astronota ne desek diye düşünürken bir yandan ben de, hazır uzaya gitmişken “bize oradan bir süper kahraman düşer mi?” diye düşünmeden edemedim. Artık astronotumuz olduğuna göre uzaydan gelen bir süper kahramanımız neden olmasın? Bence ona da şimdiden isim düşünmek lazım. Sonra araya sıkıştırıp özensiz isimler çıkmasın ortaya.
Tabii bu kahramanın “yerili ve milli” olması şart. Şöyle bir geçmişe baktığımda bizim süper kahramanlarımızın çoğu devşirme. Osmanlı’dan gelen geleneği bu alanda başarıyla yürüttüğümüz aşikar. Ama durun. Son dönem “yerli ve milli” olan “Akıncı”mız vardı değil mi? Ya, nasıl da unuttum. O da biraz Batman devşirmesi olsa da sonuçta “Batman” bizim ilimiz hakkı bize düşer. Telif hakkını bile isteriz yahu! (İstemiştik değil mi? Yani istemediysek…) Lakin Akıncı’nın balık gözüne benzeyen asimetrik maskesi geçtiğimiz günlerde bana bir başka süper kahramanı hatırlattı. The Toxic Avenger.
Aslında tam bizden bizim içimizden bir kahraman The Toxic Avenger. Nükleer işine girmiş, kimyasal atıklarla boğuşurken bunlara eklenen çevre kirliliği, mevsimler faktörler, ağaçların yerine bina dikilmesi, uzaya çıkmadan önce böyle bir kahramanla karşılaşabileceğimiz hissiyatını yarattı bende. Şimdi elimizde bir referans varken The Toxic Avenger’ın özelliklerine bir bakalım.

Şimdi süper kahraman diye kıyak yapmıyorum ama sanki sağ tarafta sanki daha karizmatik.