İçimdeki sıkıntının arttığını hissediyorum. Sebebini bilmediğim bir sıkıntı. Sanki beni boğacak gibi. Bir yandan da bu sıkıntının vücuduma yaşam ektiğini hissediyorum. Birbiri ile bağlantılı bu…
Yorum BırakAy: Mayıs 2012

İsmine kıyasla karşımıza çıkan mükemmel bir film değil. Film Ferzan Özpetek‘in yedinci filmi ve belkide tüm filmleri içerisindeki en şiddet dolu en karamsar filmi. Film birbirinden kopuk insanların iç dünyalarına yelken açıyor. Ancak bu film her ne kadar diğerlerine oranla daha çarpıcı da olsa, biraz daha sönük kalıyor.
Film birbiri ile bağlantılı iki aileyi ele alıyor. Emma iki çocuğunu geçindirmeye çalışan ve bu uğurda canla başla çalışan bir anne. Ancak şiddet düşkünü ve şiddetin her kapıyı açabileceğini düşünen kıskanç eski kocası onun ve çocuklarının yakasını bırakmamaktadır. Genç kızlığa yeni adım atmış kızı ise baba sevgisini erkek arkadaş bularak geçireceğini düşünmektedir. Görme kaybı olan küçük çocuk ise arkadaşları tarafından hor görülmesine rağmen oldukça bilmiş, babasının bir kahraman olduğunu düşünmektedir.
Yorum Bırakİnsanlar üzerlerinde yaşadıkları toprağı çirkinleştirmek için var güçleri ile çalışıyorlardı. Önce her yeri betonlaştırıyor, sonra bu beton yığınlarını güzel göstermek içinse ağaç, çiçek, ot dikerek…
Yorum BırakTürkiye’de “İntikamın Bedeli” adıyla gösterilen filmde baş rollerde yine Nicolas Cage var. Nicolas Cage ile ilgili düşüncelerimi okuyanlar az çok bilir. Her ne kadar kendisini hazzetmesem de, kendimi hep onun…
Yorum BırakFerzan Özpetek’in La finestra di fronte‘den sonra en sevdiğim filmi olma özelliğine sahip Mine vaganti. Ancak La finestra di fronte’den fark bu filmde komedi dozunun biraz daha yüksek…
Yorum BırakYunan yönetmen, Pantelis Voulgaris‘in 2004 yılında çektiği film Nyfes. Ioanna Karystiani filmin senaristliğini yapmış. Film 1922 yılında geçen gerçek bir olaylardan uyarlanmış. Tabi hikayenin gelişimi gerçek değil ancak 1922…
Yorum Bırak
Son dönemde izlediğim ve sıkıldığım nadir Hint filmlerinden diyebilirim Jaane Tu… Ya Jaane Na için. Film romantik komedi olmakla birlikte belkide romantizmin dozunun ergen seviyesinde tutulması beni böyle bir düşünceye, böyle bir sıkıntıya itti. Filmin 155 dakikalık uzun süresi ve sonuca bağlanamayıp kendini tekrar etmeye başlayan hikayesi ziyadesi ile gerdi beni.
Bu uzun sürede dile dolanacak müziklerin olmaması, komedi unsurunun da az olmaması bunları tetikleyen unsurlardandı. Filmin ve filmdeki kişilerin yaşantılarının Hint – Amerikan olduğunu görüyoruz ancak bu tam olarak yansıtılamamış. Bununla birlikte Amerikan vari çekilen romantik komediye Hint motifleri tam anlamıyla yedirilememiş.
Yorum BırakSerinin dördüncü devam filmi Underworld: Awakening. Ne yalan söyleyeyim filmin beni pek tatmin ettiğini söyleyemeyeceğim. Sırf aksiyona dayanan filmin bir senaryosu olduğundan şüpheliyim. Elbette bir çekim…
Yorum BırakGeçtiğimiz sene İstanbul Film Festivali’nde de gösterilen ancak o dönem itibari ile izleyemediğim film Wai dor lei ah yut ho. Ya da bilinen adıyla Dream Home. Film 2010 Hong Kong…
Yorum Bırak