İçeriğe geç

Ay: Eylül 2013

Oblivion

Bir çok iyi bilim kurgu filminin karışımı bir film Oblivion. Yönetmen koltuğunda  var. Kendisini TRON: Legacy filminden tanıyoruz. Yine karşımıza bir bilim kurgu ile çıkıyor. Bu film bir çizgi roman uyarlaması ve çizgi romanın sahibi de yönetmenin ta kendisi. Yönetmenin ikinci filmi. Bütçe ve görsellik olarakta fena filmler çıkarmadığını söylemeliyim.

Ancak ben filmin baş rol oyuncusu olan ‘un neden genelde bilim kurgu ve aksiyon filmlerinde tercih edildiğini merak eder durumdayım. Filmde en çok taktığım noktalardan biri de Tom Cruise oldu. Olmamış gitmemiş filme. Eski albenisini yitirdi artık ve bence bu karaktere de oturmamış. Yani bir Adem ile Havva olacaksa bunun ademi Tom Cruise olmamalı bence.

Yorum Bırak

Lo imposible

Holywood vari İspanyol filminin yönetmen koltuğunda   var. Yönetmeni El orfanato adlı filmden hatırlıyorum. Ancak filmi bir türlü izlemeye fırsat bulamamıştım. Açıkçası Lo imposible’i da bir Holywood yapımı sanarak izledim. Pekte farklılık görmediğimi belirtmem lazım. Zaten gerek bütçe gerek oyuncular bakımından Lo imposible bir Holywood filmi kıvamında.

J.A. Bayona bu filmde de El orfanato’da olduğu gibi senarist  ile çalışmış Film gerçek bir hikayeden uyarlandığı için başından geçen olayı kaleme alan ‘un kitabından uyarlanmış. Kitabı okumadım bu sebepten dolayı uyarlamanın nasıl olduğu konusunda bir fikrim yok ama  Belón’un daha önce edebiyat ile ilgisi olmadığını düşünürsek açıkçası fazla edebi ya da iyi bir kitapta beklediğimi söyleyemeyeceğim. Bu bağlam da film sanki daha iyiymiş imajı veriyor bana.

Yorum Bırak

Psychometry

사이코메트리

Kore sinemasından iyi olacakmış ama finalde tükenmiş gibi bir film Psychometry. Her şey çok güzel başlıyor, ilerliyor ve hatta sonlanıyor ama ne bileyim sanki filmde eksik bir şeyler var gibi geldi bana. Beni huzursuz eden bir husus. Tam olarak tarifini veremeyeceğim bir gariplik. Sanki film bazı eksiklikler barındırıyor şöyle yüz üstü düşündüğümde sanki filmin aksiyon düzeyinin eksik olduğu kanaatine varıyorum.

Film kesinlikle biraz daha aksiyonu kaldırabilirmiş ki çok güzel polisiye filmler izledik Kore sinemasında. Bir diğer husus ise film doğa üstü öğeleri içerirken ne yöne sapması gerektiğini şaşırmış olması. Burada hikayeyi polisiyeye mi çevirmek lazım yoksa biraz daha doğa üstüleştirmek mi lazım ikilemi yaşanmış. Zaten filmin girişi başka dünyadan yaratıklar varmış izlenimi yaratıyor. Belki de benim filmden ilk aldığım tat ile sonradan karşılaştığım gidişat eksik bir şeyler olduğunu düşünmeme sebep olmuştur.

Yorum Bırak

The Facility

2012 İngiltere yapımı filmin yönetmen koltuğunda  var. Clark aynı zamanda filmin senaristi de konumunda. Açıkçası senaryoyu yazarken çok zorlandığını söyleyemeyeceğim. Hatta filmi çekerken de pek zorlanmışa benzemiyor. Yokluk zamanları için film izlenebilir ama bu bir yerde izleyene hiç bir şey katmayacağı için zaman kaybı da olabilir.

Karşımızda klasik bir hikaye ve klasik bir film var. Üzerine kesinlikle hiç bir şey konulmamış. Hiç bir yenilikle de karşılaşmıyoruz. Karakterler kapalı kutu. Bir yere adam kapattık başlarına baksınların ötesinde hiç bir şey yok. Karakter betimlemeleri iyi yapılmamış. Hiç biri hakkında bir şey öğrenemiyoruz. Üstüne üstlük hikayeyi izlemeye meraklandıracak bir sebepte yok.

Yorum Bırak

Dark Skies

2013 yapımı filmin yönetmen koltuğunda  var. Stewart aynı zamanda filmin senaristi. Kendisini bir çok iyi filmin özel efektçisi olarak görürken Legion ve Priest filmlerinin de yönetmeni olarak tanıyoruz. Dark Skies ise bu iki filme göre daha az aksiyonlu ancak daha gerilim yüklü bir film.

Film bir çok klişeyi içinde barındıran buna rağmen korkutma hissini demeyeyimde ürpertme hissini başarıyla yerine getiren bir film olma özelliğine sahip. Son dönemde gerçektende gerebilen sayılı filmlerin arasında. Buna başlıca neden gizemini son dakikaya kadar korkuyor olması. Tabi bu da sürükleyiciliğini arttırıyor filmin. İzlenmesi keyifli hale geliyor.

Yorum Bırak

Abone ol