İçeriğe geç

Ay: Ekim 2013

The Collection

Saw serisinin senaristi olarak tanıdığımız ‘ın yönetmen olarak karşımıza çıkan ikinci filmi The Collection. The Collection yine yönetmenin The Collector adlı ilk filminin devam filmi olma özelliğine sahip. Bu aşamada ben ilk filmi izlemediğim için ilk film ile arasındaki bağlantıyı kuramayacağım. Burada ortak olarak öldüren katilden başla bir noktanın da ilk filme bağlandığını düşünmüyorum açıkçası. Gerçi ilk filmde bu film kadar konusuz ve amaçsız ise iki film birine bağlansa ne olur, bağlanmasa ne olur diyeceğim.

Film korku filmi gibi gözükse de korku namına hiç bir leyle karşılaştırmıyoruz. Ne gerilim, ne korku yanımızdan bile geçmiyor. Bununla birlikte senaryoda çok fazla akla yatkın şeylerde yok. Peki filmde karşımıza çıkan ne? Sadece öldürülen parçalanan insanlar.

Yorum Bırak

Küçük Tatil Kaçamağı (Safranbolu, Yazıköy, Yörük Köyü, Bulak Mencilis Mağarası,Efteni Gölü, Güzeldere Şelalesi)

Dört günlük bayram tatilini şifa bilip (bir günü de birleştirdik) İstanbul dışına kaçmak gibisi yok. Tabi gezi süreci dört gün değil sadece iki gündü. Bu…

Yorum Bırak

Acı

İnsanlık için en acı kelime/eylem “gitmek”

Yorum Bırak

Ayran

Ayrı geçer ya yıllar yuvarlandığımız yollarda şiştikçe sıkıştırır hayat Döneriz umutlandıkça belki geriye Yayılarak, yağlanarak vs…

Yorum Bırak

Vakit

Vakit olsa eminim kendimi de saklardım satır aralarına.

Yorum Bırak

The Great Gatsby

 ilgi ve sevgi ile takip ettiğim yönetmenlerden birisi. Ancak nasıl olduysa Australia‘yı kaçırmışım arada tabi kısa zamanda izleyeceğim. Şimdi ise sokaklarda sık sık afişlerini gördüğüm ama bir türlü sinemada izlemek için fırsat bulamadığım bir filmden bahsedeceğim: The Great Gatsby. Filmin benim için en büyük eksisi koca afişlerde ‘yu görmekti. Tamam iyi oyuncu olabilir ama nedendir bilinmez bu adama içim hiç ısınmadı. Neyse filmi kişiselleştirmeyeyim.

Film, F. Scott Fitzgerald‘ın aynı isimli romanından uyarlama. Film geçmişte geçerken yine Baz Luhrmann büyüsü ile günümüze de başarılı bir şekilde adapte edilmiş. Bunu müziklerle bize aktarmış. Dönemin görkemini verirken eğlencenin evrenselliği konusunda günümüz hip hop müziğini kullanarak adaptasyonu eğlenceli ve başarılı bir hale getirmiş.

Yorum Bırak

World War Z

İzlediğim en iyi zombi filmi olmamakla beraber son dönemde çekilen zombie filmleri arasından sıyrılan bir film World War Z. Film Max Brooks‘un aynı isimli romanından uyarlanmış. Kitabı okumadığım için uyarlamanın durumu hakkında fazla yorum yapamayacağım. Ancak gördüğüm kadarıyla fazla eksikleri olan bir film.

Öncelikle filmi diğer zombi filmlerinden sıyıran en büyük özellik korkutma amacı güderek yapılmış bir film olmaması. Bunun üstüne filmin aksiyonu bol tutulmuş. Filmi götüren kısımda bu. Biraz da siyasi fikirler eklenerek filmin içi doldurulmaya çalışılmış. Ancak genel anlamada bir hastalıktan türeyen zombilik ilk kez karşılaştığımız bir şey değil.

Yorum Bırak

Star Trek Into Darkness

Bu filmle aslında Holywood’un son dönem umutlarından olan ‘ın da kof çıktığını öğrenmiş olduk. Gerçi kendisine ben hiç bir zaman umut bağlamadım. İnsan ne kadar çok destekle girerse işin içine o kadar çabuk batıyor. Zaten yapımcılık dışında Super 8 haricinde iyi bir film görmedim J.J. Abrams’tan. Star Trek Into Darkness’ta tamamen klişelerle dolu bize ekstra hiç bir şey vermeyen bir film.

Peki filmde ne var? Aslında ekstra hiç bir şey yok. Kirk kendi kafasına göre takılan biri, Spock mantıklı ve Kutsallarla göre hareket eden biri. İki kişi karakterinden pek şaşmıyor. Gerçi arada Spock’un biraz duygulandığını görüyoruz ama film bundan ibaret. Bunun haricinde bol aksiyon efektler film tamamdır.

Yorum Bırak

Abone ol