İçeriğe geç

Ay: Aralık 2013

The Hobbit: The Desolation of Smaug

Hobbit’i arık IMAX’de izlemek görev oldu hal böyle olunca ve Türkiye’de IMAX salon sayısı az olunca yer bulmak biraz zordu. Neyse ki İstanbul’a ikinci bir IMAX salonu açılmış. Kendisi aslında İsatanbul’un bir ucu olan Marmara Park’ta. Tabi ben filmi IMAX 3D izlemek için kıvransam da ilk Hobbit yazımda belirttiğim gibi düşünmüyorum artık. Filmlerin çoğu derinlik hissi vererek çekiliyor. Yani önümüzde uçuşan şeyler pek yok. Bu da açıkçası beni ilk test gösterimindeki IMAX demosu gibi tatmin etmiyor. Bu arada Hobbit ile birlikte yeni bir teknoloji ile de tanıştık bunun adı da HFR, diğerinden farkı ise 48 fps kare hızı olması. Tabi nedir ne değildir bu şekilde izlediğim bir film yazısında açıklama yapacağım. Şimdi gelelim The Hobbit: The Desolation of Smaug’a yani,Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları’na.

Yorum Bırak

Düğün Dernek

‘i çok sever her işini ilgi ile izlerim. Tabi iyi bir ekip oluşturup içerisinde   gibi isimlerde olunca yapılan işin değeri farklı bir hal oluyor. Diğer İşler Güçler ekibini ve bu filme eklenen usta oyuncuları da hesaba katmıyorum. Tabi ekip sürekli çıta yükselten yapımlarla karşımıza çıkınca ister istemez insan beklentilerini yükseltiyor. Tabi filmin sinema salonlarında rekordan rekora koşması ve izlenecek yer bulunmaması, gidenlerin olumlu eleştirileri bu beklentilerin artmasına ayrı bir sebep. Ancak ne olursa olsun her filme nötr bakmaya çalışıyorum. Bu filme de bu şekilde bakacağım.

Öncelikle sinemada filmi izieyen seyircilerin zaten filme gülmek için geldik gülelim öyleyse deyip reklamlarda bile gülmesine anlam verebilmiş değilim. Öyle ki filmin ilk dakikası jenerik akıyor ortada fol yok yumurta yok insanlar kahkahaya boğuluyor. Sosyal bir tespite girersem “insanlarımızın ne kadar çok gülmeye ihtiyacı varmış arkadaş” derim. “Zaten bunların hepsi bastırılmışlıktan kaynaklanıyor” diye de eklerim. Lakin bu konuya kurduğum iki cümle haricinde değinmeyeceğim. Gelelim filmimize.

Yorum Bırak

Ossakhan Yeonae

İsmini ne yazsam konusunda tereddütte kaldığım film Ossakhan Yeonae (오싹한 연애). Türkçeye çevirdiğimizde “Ürpertici Aşk” ismi çıkıyor ortaya. Ancak film Uluslararası arenada Chilling Romance ve Spellbound adlarıylada bilinmekte. Ben yine orijinal okunuşu olan Ossakhan Yeonae’yi düşünüyorum filmi tarif etmek için.

Film 2011 yapımı. Senarist ve yönetmeni  Hwang In-ho. Kendisini çok sevdiğim bir film olan SISILY 2KM (시실리2KM)‘den tanıyorum. Her ne kadar bu film SISILY 2KM’nin yerini tutmasa da yinede iyi vakit geçirmek için birebir. Küçük bir kıyaslamayla SISILY 2KM’nin komedi dozunun daha yüksek, Ossakhan Yeonae’nin ise daha romantik olduğunu söyleliyim. Ancak bu filmde kendini izletiyor ve başarılı.

Yorum Bırak

Hoa-cha

Hoa-cha (화차) yada Uluslararası bilinen adıyla Helpless 2012 yılında  tarafından uyarlanmış. Film “All She Was Worth” isimli bir roman uyarlaması. Kitabın yazarı ise Japon . Yazarın geçmişine şöyle bir baktığımızda da bir çok eserinin beyaz perdeye uyarlandığını görüyoruz.

Film ise başarılı bir uyarlama olmuş. Yönetmenin filmografisine baktığımızda az iş yaptığı ve yaptıklarının arasında da hatırı sayılır derecede belgesel olduğu görülüyor. Bu filmin birazda belgesel edasıyla çekilmesine yol almış. Hikayenin kurgusu bu yönde giderken başarılı bir seyir sunuyor bize.

Yorum Bırak

Gojitmal

Uluslar arası arenada Lies (Yalanlar) adı ile bilinen film 1999 Güney Kore yapımı. Film Güney Kore yapımı olmasına rağmen film Güney Kore’de pornografik bulunduğundan dolayı yasaklanmış ve yönetmen bir süre içeri alınmış. Şimdi yasaklanmak konusuna karşı çıksam da filmi pornografik olarak değerlendirebileceğimi söylemeliyim. Benim görüşümü kale alırlarsa tabi.

Film ‘ın romanından uyarlanmış. Roman nasıldı ki film böyle sorusunu soruyorum kendime. Yönetmen daha sonra filme müdahale ederek bir kaç sahne eklemiş. Bu sahneler de kitabın yazarıyla yaptığı görüşmelerle ilgili. Tabi filmdeki karmaşada ne olduğu kimle ne konuşulduğu pek belli olmuyor.

Yorum Bırak

Disconnect

Film 32. İstanbul Film Festivali (2013) kapsamında gösterilmiş ancak o dönemde izleyememiştim. Tabi ondan sonra insan ne olduğunu unutuyor. Film günümüz dünyasının bilindik klişe hikayelerini bir araya getirerek başarılı bir kurgu yapmış. Sanal elemle iç içe olduğumuz şu dönemde hayatımızdaki bir çok ortak noktaya rastlıyoruz filmde. Film bu konuda çok başarılı. Sıradan gördüğümüz tüm hikayeleri bize başarılı bir şekilde anlatmış.

Film oldukça fazla karaktere bununla birlikte oldukça fazla hikayeye değiniyor. Aslında bir yandan sanallaşırken bir yandan da nasıl birey olarak diğer insanlardan uzaklaştığımıza onlara güvenemediğimize şahit oluyoruz. Film bu bağlamda, gerçekleri yüzümüze çarpar gibi. Film herkese hitap ediyor. Başarılı oyunculuklarıyla birlikte gerçekten övgüyü de hak ediyor.

Yorum Bırak