İçeriğe geç

Ay: Ocak 2014

The Secret Life of Walter Mitty

2013 yapımı The Secret Life of Walter Mitty’nin yönetmen koltuğunda  var. Ben Stiller filmografisinin yönetmenlik aşamasına baktığımızda en iddialı filmi bu diyebilirim. Gerek hikaye gerek, kurgu gerekse bütçe olsun bu film diğerler çekmiş olduğu filmlerinden açık ara daha iyi.

Filmin ana hikayesi James Thurber‘a ait. Aynı kısa hikaye 1947 yılında  tarafından çekilmiş. O filmi izlemediğim için yorum yapıp bir kıyaslamada bulunamayacağım ama o filmin oyuncuları arasında da  ve  var. Biz gelelim şimdiki zamana.

Yorum Bırak

Dhoom

Geçtiğimiz günlerde Ameriken sinemalarında üçüncüsünün vizyona girdiğini gördüğüm Dhoom izlemek için baya bir merak uyandırdı bende. Üçüncü film çekilmiş ve Amerikada gösteriliyordu. Demek ki fena film değildi. Gerçi oralarda her zevke göre sinema salonu bulmak kolay o da başka bir konu.

Yorum Bırak

Carrie

Son dönem Stephen King roman uyarlamalarının pek başarılı olmadığını belirtmiştim. Bu film de aslında aynı statüde. Ancak bu filmi aynı statüye sokmadan önce aslında 1976 yılında çekilen filmin yeniden yapımı diyebiliriz. Çünkü o yıllarda film kitaptan ne kadar budanarak kesilmişse, 2013 yılında çekilmiş bu filmde 1976 yapımı Carrie’den o kadar budanarak yapılmış. Tüm bunları söyleme sebebim de yeni çevrim olan Carrie filminde ilk filmin senaristi olan  ismine rastlamam.

Tabi 1976 yılında çekilen Carrie hala korku sinema tarihinin en iyileri arasında yer alırken bu filmin yanında bu kadar sönük kalması beni hayal kırıklığına uğrattı. Gerçi yönetmen koltuğunda  olması sebebi ile ben pek beklentimi yüksek tutmamıştım. Lakin yönetmenin aşina olduğum ve beğendiğim tek filmi olan Boys Don’t Cry‘da biraz olsun meraklanmamı sağlamıştı. Ancak Carrie benim için oldukça düz sıradan bir filmdi.

Yorum Bırak

The Smurfs 2

İlk filmde yeni bir Şirinler dünyası yaratıldığından bahsetmiştim. Her ne kadar ben bu dünyayı sevmesem de hasılatı iyi olsa gerek filmin ikincisini çekmişler. Ancak ilk filmden daha kötü bir film var karşımızda. Çok fazla düşünülmemiş, kurgusu iyi değil. Güleceğimiz sahneler de oldukça az. İlk filmde komedi unsuru biraz Azmanın elindeydi ama bu filmde azmana pek ter vermemişler. Buna ek olarak eğlenceli karakter olarak bu kez Hackus karakteri girmiş diyebiliriz.

Yorum Bırak

Karaoğlan

Şöyle yormayan pek üzerinde durulmayacak bir film izleyeyim dedim. Tabi sinemamızda böyle filmler oldukça bol bende son dönem çekilmiş filmlerden birini seçmeye koyuldum. Hem bir de blogtaki Türk Filmlerinin sayısı artsın. Filmler içerisinden seçim yaparken aslında Karaoğlan aklımda hiç yoktu. Hatta bir kez açtım sonra vazgeçip kapattım filmi. Ama tekrar dönüş yapma sebebim filmde başrol oynayan  oldu. He ne kadar süresi bana uzun gelse de filme damgasını vuran Müge Boz’un bacakları filmi sıkılmadan sonuna kadar izlememe sebep oldu. Ben konuyu saptırmayayım ve filme geçeyim.

Yorum Bırak

Üstüne düşelim Ve altından kalkalim bu işin Aşırmalar ve atistirmalar geçerken boğazdan Bir iskele göz çıkarmaz ya Saplanmisken çukura

Yorum Bırak

Hititya: Madalyonun Sırrı

Türkiye’de çocuk filmi bulmak biraz zor. Hani vakti zamanında yapılan Ayşecik, Ömercik’leri saymazsak. Tabi onlar da çocuk filmi düşüncesinde mi yapılmış o ayrı konu. Hititya: Madalyonun Sırrı hem fantastik hem de çocuk filmi. Filmin yönetmen koltuğunda  var. Filmin senaryosunu ise  beraber yazmış. Gerçi senaryo için pek uğraştıklarını düşünmüyorum.

Yorum Bırak

Abone ol