İçeriğe geç

Ay: Mart 2014

Embrace of the Vampire

2013 yapımı video filminin yönetmen koltuğunda  adında bir arkadaş var. Bu arkadaşın daha önceki filmlerini izlemedim izler miyim onu da bilmiyorum. Video filmi deyince ve filmde korku yazınca birden bire nedense b-movie izleyeceğim diye heveslenmiştim. B-movieleri severim. Ancak filmi izlemeye başlayınca görüntü kalitesi ve hikayenin başlangıcından mıdır nedir sanki biraz daha klas bir film çıkacakmış izlenimine kapıldım. Şimdi bir ilk yaparak yazının en başından diyeyim. Boktan bir film var karşımızda.

Film 1995 yapımı aynı isimli filmin yeniden çevrimi. Gerçeğine ne kadar sağdık kaldı o film nasıldı bilemem ama bu film oldukça kötü. Film basit bir giriş yapıyor ve ayin gibi bir şeyle açılış yapıyor. Bu esnada vampir olduğunu düşündüğümüz kadının biri kötü makyajıyla karşımıza çıkıp olan biteni öldürüyor. Biz daha ne olup bittiğini anlamadan hikaye günümüze geliyor. 

Yorum Bırak

The Bay

2012 yapımı filmin yönetmen koltuğunda usta isim  var. Filmi sevdiğimi belirtmekle beraber aslında bunun sebebi yönetmenin bazı şeylere dikkat çekmek istemesinden kaynaklı olduğunu söylemeliyim. Genel olarak baktığımda ise bazı kopukluklar olduğunu gördüm. Yönetmen mockumentary (kurmaca belgesel) yapmış ancak bazı bölümleri biraz abartmış gibi. Anlam veremediğim bir çok sahne vardı filmde.

Aslında bu filmi bir yerden ne nasıl anlatmalıyım diye düşünüyorum. Hikaye bir körfez kasabasında geçmekte. Yazın konumu nedeniyle tatil beldesi olarak kullanılan bu kasaba tavuk üretiminde de üst sıralardadır. Tabi bu tavuk çiftlikleri atıklarını bu körfeze boşaltmaktadırlar. Tavuk üretim çiftliklerinde yapılan seri üretim ve tavukların çabuk büyümesi için verilen antibiyotikler suya karışarak aslında tatlı suda yaşayan balık kenelerinin de evrimleşerek kısa zamanda büyümesine ve de tuzlu suda yaşamasına da olanak sağlamıştır.

Yorum Bırak

Aşkta karantinaya mahkum eder sadece hastalıklar değil ve sadece aşık olan bilir bir karantina da olduğunu. Sonunu hazırlar gaz odasına gidecek gibi ve mutlak son…

Yorum Bırak

12 Years a Slave

‘in 2014 Ocsar ödülleri töreninde üç ödülle döndüğü filmi 12 Years a Slave (12 Yıllık Esaret). Film 9 dalda aday gösterilirken 3 dalda ödül alması da ayrı bir başarı. Tabi bu başarıya Steve McQueen’in üçüncü uzun metrajlı filminde Oscar almasını da eklemek lazım. Peki bu film üç dalda Oscar’ı hak ediyor muydu? Buna ilerleyen cümlelerimde değineceğim.

Hikaye biyografi olmakla birlikte ana karakter olan ‘un aynı isimli romanından uyarlanmış. Romanı okumadım bu sebepten ikisi arasında kıyaslamaya girmeyeceğim ama sanki filmde arada kopukluklar varmış gibi geldi bana. Ancak Akademi jürisi öyle düşünmemiş olacak ki filme En İyi Uyarlama Senaryo ödülünü layık gördüler. lakin ben izlediğim aday filmleri içerisinde bu senaryoyu oldukça başarısız buldum. Hikaye izlerken insanı içine bile çekmiyordu.

Yorum Bırak

Kara no Kyoukai

空の境界

Anime izleme olayında ara vermişken hızlı bir dönüş yapıp ikinci animemi de geçen gün bitirdim. Belirtmeliyim ki bu anime diğerlerinden biraz farklı. Bu farkılıklardan en başında süresi yer alıyor. Her bölüm yaklaşık bir saat. Yani her bölüm film tadında çıkıyor karşımıza. Kara no Kyoukai ilk kez Kinoko Nasu tarafından yazılmış, Takashi Takeuchi tarafından çizilmiş bir çizgi roman olarak karşımıza çıkıyor. Kitap yedi bölümden oluşurken karşımıza çıkan anime de yedi bölüm oluyor. Aslında her kitabın bir filmi var diyebiliriz.

Kitap 1998-1999 yılları arasında yayınlanıyor ama anime biraz daha uzun süreli devam ediyor. Anime 2007’de başlayıp 2009’a kadar bölüm bölüm sürüyor. Bir de geçtiğimiz sene yapılan sinema filmi var. Tam bilmemekle beraber muhtemelen benim anime dediğim bölümler de sinema salonlarında yayınlandı. DVD paketinin içinde eğlenceli sinema uyarıları bile mevcut.

Yorum Bırak

Eğer duygularımı anlatacak kelimeler olsaydı, emin ol ki onları söylemekten çekinmezdim.

Yorum Bırak

Aşk Kırmızı

Osman Sınav‘ı son dönemlerde öyle vurdulu kırdılı devletli, düzenli filmlerde izledikten sonra kendisinden bu şekil bir aşk filmi gelmesini aslında beklemiyordum. Bu sebepten dolayı Osman Sınav ismi görünce filmde biraz duraksadım. Ancak  ve  gibi isimleri de görünce filmin izlenmesi için ayrı bir sebep oldu benim için. Tabi filmin reklamında yapılan bu iki ismin sahneleri de benim gibi hem cinslerimin ilgisini çekmiştir. Tabi karşı cinsinde bu iki ismi duyduğunda izlemek için can attıklarını düşünüyorum.

Bu filmle Osman Sınav içinde bulunduğu muhafazakar tutumdan biraz daha çıkmış şekilde karşımıza çıkıyor. Tabi filmi izlerken karakterlerin çoğuna hadi canım desekte bu tarz karakterlerin varlığını ve yeni nesilin de bu şekilde diziler ile birlikte yoğrulmaya başladığını düşünüyorum. Buna karşı değilim sonuçta birey ne olması, ne yapması gerektiğine kendisi karar verecektir. Lakin toplumun koyduğu ahlak kuralları içerisinde film için karşıt görüşler çıkabilir.

Yorum Bırak