İçeriğe geç

Ay: Temmuz 2015

0 – (1)

İnsan neden yalnız hisseder kendini. Halbuki doğasında olmadığını söylerler. Doğasında olmadığı için mi, olduğunu bilmediğimiz için mi acaba? İnsanın yalnızlık hissetmesi için yanında birilerinin olması…

Yorum Bırak

0 – (0)

Unutulmak nasıl bir şey? Hatırlanmamak? Sanki hiç olmamak gibi mi? Bilmiyorum. Bazen unutulduğumu düşünüyorum. Muhtemelen unuttuklarım yüzüme vuruyor bunu. Ektiğimi biçiyorum sanki. Unutulmak ölmek gibi…

Yorum Bırak

1 (-) 0

Biz acıya doğuyoruz. Daha ilk saniyede atılan feryatların, dökülen gözyaşlarının başka anlamı ne? Mutluluk denen şey biraz yitirilmişi acının. Toplasan bir ömürde bir gün etmez.…

Yorum Bırak

2 (-) 1

Başlamak için bitirmek lazım. Bazen ayrıntıları düşünmeden, bazen nereye varacağını kestirmeden. Yani başlamak için savrulmamak lazım. Bir sonun ardından. Doğru, sonlar hep acıdır, öldürür, süründür belki.…

Yorum Bırak

2 (-) 0

İyi bir oyuncuyum. Bunu kimse inkar edemez… ve yüzüme düşürdüğüm her bir çizgi ile bunu daha da iyi kanıtlıyorum. Ne zaman olduğunu bilmediğim final sahnem…

Yorum Bırak

3 (-) 0

İnce, keskin bir çizginin ardındayım. Her ne kadar ayaklarım geri gitmeye çalışsa da zaman beni yavaş yavaş ona itiyor. Ne hissedebilirim ki? Belki anın coşkusuyla…

Yorum Bırak

Hastane…

Metro istasyonundaki saat 15:15’i gösteriyordu. Bir sonraki metronun ne zaman geleceği ise belli değildi. Alt alta iki sefer gözüküyordu ama ikisinin de zaman sekmesinde soru…

Yorum Bırak

Tai Hong Tai Hien

Tayland seyahatinden sonra (yazmaya niyetliyim ama tembellik işte) arayı çok fazla soğutmayayım diye bir film izleyeyim dedim. Eh tabi ki Tayland deyince de korku filmleri meşhur. Hatta sinemada gidecektim bir filme ama kısmet olmadı. Neyse döndüğümde bu açığı kapatmak için oturdum bu filmi izlemeye başladım. Filmden aklımda ne kaldı diye sorarsanız çok net bir şey söyleyemeyeceğim. Ancak filmde dört hikaye var ve benim aklımda kalan ve en keyif aldığım dördüncü hikaye.

İlk hikaye bir intikam hikayesi. Hayalet kişisi kendini aldatan sevgilisi ve kız arkadaşını öldürür. Kız yaşarken sevgilisinin kendisini aldattığını öğrenir. Bu şok durumunda yolculuk yaparken de kaza yaparak ölür. Tabi ruhu intikam almak için geri döner. Hem sevgilisini hemde onun kız arkadaşını aynı şekilde kazada öldürür. 

Yorum Bırak

Upside Down

Filmi geçtiğimiz günlerde bir gece yarısı televizyonda yayınlanırken gördüm. Nasıl ya, derken filmin görüntülerine, o fantastik ortamına hayran kaldım. Tabi film televizyonda izlenecek türden değildi biraz bakındıktan sonra daha aklı selim kafayla reklamsız izlemeye karar verdim. Tabi ‘ınh filmde olması da ayrı bir durum.

Film 2012 yapımı. Yönetmen koltuğunda ise Fernando Solanas‘ın oğlu Juan Solanas var. Filmin senaristi de kendisi. Filmin görselliğine mekan tasarımına ve fikrine bayıldım. Bunlara bayılmama rağmen film olmamış. Tüm bu saydıklarımın üzerinde çok fazla durulurken filmin hikayesi kaçmış ve klasik bir zengin kız fakir oğlan klasiğine dönmüş film. Bu durumda merak cezbederek izlenen filmden hayal kırıklığı ile ayrılmamıza sebep oluyor. 

Yorum Bırak

Abone ol