İçeriğe geç

Kategori: Felsefe ve Toplum

The Last Days on Mars

Filmi izledim ama, filmi izlediğimi unuttum. Yani özetlemek gerekirse film bu kadar etkisiz bir film. Yine de emeğe saygı diyorum ve cümlelerime başlıyorum. Lakin filmi hatırlamak için tekrar bir göz atmak zorunda kaldım. Bu göz atışlar esnasında aslında filmden pek etkilenmediğimi o zamanda aslında çok şeye vermediğimi hissettim. Demek ki belleğim otomatik olarak silmiş film hakkındaki şeyleri.

Filmin yönetmeni Ruairi Robinson. Kendisini daha önce izlememiştim. Zaten bu ilk uzun metrajlı filmi. Oyuncular ise çok tanındık olmamasına rağmen başarılı projelerde yer almış oyuncular. 

Yorum Bırak

La Vénus à la fourrure

Roman Polanski, Carnage ile birlikte kendini tek bir mekana sıkıştırmış ve başarılı bir film ortaya çıkarmıştı. Aynı şekilde La Vénus à la fourrure ile birlikte de yine tek mekana sıkıştırmış kendisini ve yine çok başarılı bir iş çıkarmış. Carnage’de olduğu gibi yine bir oyun uyarlaması karşımızda. Sanıyorum Polanski yeni filmler içinde sanıyorum aynı taktiği uygulayacak.

Şimdi film için ne diyebilirim pek bilmiyorum. Film bir tiyatro sahnesinde iki kişi arasında geçiyor. Ancak bu iki kişi oynanan karakterlere büründüğünde sahnede sanki dört kişi görüyoruz. Her iki oyuncu da tam anlamıyla başarılı bir performans gözler önüne seriyorlar.

Yorum Bırak

The Rite

Geçtiğimiz gün Escape Plan‘ı izledikten sonra Mikael Håfström‘un The Rite (Ayin) filmini izlemediğimi fark ettim. Zamanında sinemada izleyememiş, sonrasında da filmi izlemeyi unutmuştum. Buradan şu sonuç çıkıyor ki arada izlemeyi unuttuğum onlarca film var.

Neyse The Rite 2011 yapımı. Filmin en büyük bombası ise filmin baş rolünde Anthony Hopkins‘i görmemiz. Zaten filmi kurtaran en büyük öğe de Hopkins’in oyunculuğu. Bunu yanı sıra filmde ne vardı derseniz, söyleyebileceğim tek şey bol bol Hristiyanlık propagandası. Tamam film çekmişsin yaparsın. bunu çok görmüyorum ama film mantık ile din arasında gelip giderken elle tutulur hiç bir şeyi önümüze koyamıyor.

Yorum Bırak

Hell Baby

Boş zamanda fazla kasmayacak film arayışı içerisinde izlediğim bir film Hell Baby. Eskilerden alışkanlık korku ve komedi filmlerinin harmanlanmasını çok severim. Başarılı filmlerde var içlerinde. Her ne kadar IMDB puanı 4.8 olsa da bu filmi beğendiğimi söylemeliyim. Evet hikaye oldukça klasik ancak filmde öyle sahneler vardı ki insanın aklına yer ediyordu. Bir çok ciddi filmde bu tar sahneler ile karşılaşmayabiliyoruz.

Film aslında ne korku yönüyle ne de komedi yönüyle tatmin edici. Yani korkmuyorsunuz da, kahkahadan yere yatmıyorsunuz da. Ancak hikayenin gelişimi yaşanan absürtlükler o kadar ilginç ki filmi merak etmeden edemiyorsunuz. Bir çok yer saçma gelse de filmin akışına göre aslında her şey mantıklı. Yani film kendi çizgisinde, kendi hikayesi içerisinde oldukça tutarlı.

Yorum Bırak

Escape Plan

Mikael Håfström‘ün son filmi özelliğine sahip Escape Plan zamanınında gönlümüzde taht kurmuş aksiyonun iki kralını karşımıza çıkarıyor. Tabi her ne kadar ikili aksiyonun altından kalmış olsa da artık dede rollerine bürünmelerinin vakti gelmiş. Her ikisinde botokslu yüzleri mimiklerini göstermiyor bize. Zaten bu ikilinin sert mizaçlarıyla mimik göstermeleri bu zamana kadar görülmüş olay değil zaten. Düşünüyorum da karakter rollerine giremeyecekleri için elden ayaktan düşene kadar onları bu şekilde izleyeceğiz anlaşılan.

Neden ikisinin durumlarına bu kadar değindim bilmiyorum ama yine de eskilerden birilerini görmek çok fena değildi. Hele hele Arnold Schwarzenegger‘in geriye dönüp kameraya bakışları Terminatör’ü yad etmeme sebep oldu. Sylvester Stallone ise zaten yine Rocky’nin kopyasıydı.

Yorum Bırak

Shingetsutan Tsukihime

Kara no Kyoukai‘yi izledikten sonra aynı ekibin bir başka yapımı olan Shingetsutan Tsukihime’yi de izleme listeme almıştım. Her bölümü yirmi dakika süren anime 12 bölümden oluşuyor. Animenin hem çizimleri hemde müzikleri bir önceki anime gibi başarılı. Kesinlikle izlenmesi gereken animeler arasında.

Tabi standart usulde anime olunca hikayenin işleyişi de biraz karışık. Tabi hikaye pek hazla soru işareti bırakmadan sonuçlanıyor. Keşke bir kaç sezon daha olsaymış ve hikaye daha ayrıntılı yer alsaymış yada diğer anime gibi her biri bir saat olsa daha iyi olurmuş. Temennileri bırakıp hikayeye geçeyim.

Yorum Bırak

Frozen

Ülkemizde Karlar Ülkesi olarak gösterime giren film 2 Oscar’ın da sahibi. En İyi Animasyon filmi ve En iyi Orijinal Müzik dalında Oscar alan film aldığı ödülü hak ediyor. Tabi bu tanımlamayı yaparken  Mayazaki’nin Kaze tachinu filmini hesaba katmıyorum. Zaten Oscar alması olası bir film değildi. Güzel olmadığından değil verilmeyeceğinden dolayı.

Frozen Disney yapımı. Son dönem Disney filmlerinde bir ilerleme var bu da görsel olarak tatmin ediyor. Bunun haricinde hikaye oldukça basit. Klasik bir konu üzerine kurulu film. Tabi iş bir animasyon ve ve çocuklar üzerine kurulunca hikayenin basit olmasını normal karşılıyorsunuz.

Yorum Bırak

Dhoom 2

İlk filme şuracıkta yer vermiştim. Fırsatını yakalayınca da ikincisini izleyeyim dedim. İlk filmdeki ikilimiz Ali Akbar Fateh Khan ve Jai Dixit bu filmde de yine beraberler. Arkadaşlıklarını biraz daha ileriye taşımış Ali Akbar polis teşkilatına dahil olmuştur. Tabi ikisi birbirinin partneri olmuştur.

İkinci filmin de süresi iki buçuk saat. Araya giren dansları çıkarırsak filmden geri kalan süre zarfında sürekli aksiyon dahil filme. Zaten filmin daha ilk dakikalarından aklımızın alamayacağı bir aksiyon ile başlıyor film. Aklımızın alamayacağı diyorum cidden öyle. Mantık sınırlarını zorlayan bir aksiyonla açılıyor perde. Tabi ilk filmden olan bitene aşina olmayan için bu sahneler biraz abartı gelebilir.

Yorum Bırak

İtirazım Var

Son dönem Türk sinemasında izlediğim en iyi Polisiye film diyebilirim İtirazım Var. Tabi bu filmin sevdiğim bir yönetmen olan Onur Ünlü’den çıkmış olması beni daha da memnun etti. Film hakkında konuşmaktan çok gidip izlenmeyi hak ediyor. Şimdi ben de çok fazla ayrıntıya girmeden bir şeyler gevelemeye çalışacağım.

Film ufak tefek klişeleri barındırsa da olay örgüsü, müzikler, oyunculuklar, her şeyiyle film dört dörtlük. Karşımızda pekala dizi olabilecek yada devamları gelebilecek başarılı bir polisiye film var. Polisiyenin yanı sıra dozu iyice ayarlanmış komedi, göndermeler dört dörtlük. Filmin senaryosunu Onur Ünlü, Sırrı Süreyya Önder ile birlikte yazmış.

Yorum Bırak

Noah

Filme nasıl başlasam bilemiyorum. Darren Aronofsky çok sevdiğim ve takdir ettiğim bir yönetmen. Açıkçası bu sebepten dolayı film hakkındaki beklentilerim biraz fazlaydı. Ancak kim olursa, ne olursa olsun beklentileri yükseltmemem gerektiğini de biliyorum. Ancak şöyle bir baktığımda Noah için Darren Aronofsky‘nin en kötü filmi diyebilirim.

Şimdi hakkında yapılan spekülasyonları, izlenmemesi, yasaklanması gerekliliği kısmına pek girmiyorum. Girmiyorum ama söylemeden de edemeyeceğim. Arkadaşım bastırın parayı istediğiniz gibi çektirin filmi. Yok neymiş Hristiyan inancına göre çekilmiş, Musevilikte varmış hikayesine girmeyin. Neyse.

Yorum Bırak