İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

Hoa-cha

Hoa-cha (화차) yada Uluslararası bilinen adıyla Helpless 2012 yılında  tarafından uyarlanmış. Film “All She Was Worth” isimli bir roman uyarlaması. Kitabın yazarı ise Japon . Yazarın geçmişine şöyle bir baktığımızda da bir çok eserinin beyaz perdeye uyarlandığını görüyoruz.

Film ise başarılı bir uyarlama olmuş. Yönetmenin filmografisine baktığımızda az iş yaptığı ve yaptıklarının arasında da hatırı sayılır derecede belgesel olduğu görülüyor. Bu filmin birazda belgesel edasıyla çekilmesine yol almış. Hikayenin kurgusu bu yönde giderken başarılı bir seyir sunuyor bize.

Yorum Bırak

Gojitmal

Uluslar arası arenada Lies (Yalanlar) adı ile bilinen film 1999 Güney Kore yapımı. Film Güney Kore yapımı olmasına rağmen film Güney Kore’de pornografik bulunduğundan dolayı yasaklanmış ve yönetmen bir süre içeri alınmış. Şimdi yasaklanmak konusuna karşı çıksam da filmi pornografik olarak değerlendirebileceğimi söylemeliyim. Benim görüşümü kale alırlarsa tabi.

Film ‘ın romanından uyarlanmış. Roman nasıldı ki film böyle sorusunu soruyorum kendime. Yönetmen daha sonra filme müdahale ederek bir kaç sahne eklemiş. Bu sahneler de kitabın yazarıyla yaptığı görüşmelerle ilgili. Tabi filmdeki karmaşada ne olduğu kimle ne konuşulduğu pek belli olmuyor.

Yorum Bırak

Disconnect

Film 32. İstanbul Film Festivali (2013) kapsamında gösterilmiş ancak o dönemde izleyememiştim. Tabi ondan sonra insan ne olduğunu unutuyor. Film günümüz dünyasının bilindik klişe hikayelerini bir araya getirerek başarılı bir kurgu yapmış. Sanal elemle iç içe olduğumuz şu dönemde hayatımızdaki bir çok ortak noktaya rastlıyoruz filmde. Film bu konuda çok başarılı. Sıradan gördüğümüz tüm hikayeleri bize başarılı bir şekilde anlatmış.

Film oldukça fazla karaktere bununla birlikte oldukça fazla hikayeye değiniyor. Aslında bir yandan sanallaşırken bir yandan da nasıl birey olarak diğer insanlardan uzaklaştığımıza onlara güvenemediğimize şahit oluyoruz. Film bu bağlamda, gerçekleri yüzümüze çarpar gibi. Film herkese hitap ediyor. Başarılı oyunculuklarıyla birlikte gerçekten övgüyü de hak ediyor.

Yorum Bırak

Limit

Uzun zamandır Japon dizisi izlemiyordum. Son izlediğim ilki dizide gerek gizem yönünden gerekse gerilim yönünden hoşuma gittiği için bende şöyle gerilim korku tarzında Japon dizisi aramaya başladım. Tabi bunu eş zamanlı olarak Kore dizisi ile birlikte yaptım. Gerek Japon dizisinin her bölümünün otuz dakika olması gerekse diziye sinir olmam başlayıp bitirmemde hız yapmama sebep oldu.

Efendim bu dizi bana göre değilmiş onu anladım. Aslında bu dizi size göre de değil onu da söyleyeyim. Şayet liseli üniformalı Japon kızları izlemekten hoşlanmıyorsanız. Söylemem gerek ki buradaki kızların da pek bir albenisi yok. Dizinin aslında baştan kabak vereceği belliydi. Ne bileyim otobüsün dağda kaybolması belki gizemin artacağını düşünmeme sebep oldu ancak olan ne, hiç bir şey?

Yorum Bırak

The Alphabet Killer

İnternetten legal film izleyeyim deyip bedava yayınlanan bu filmi izlemeye koyuldum. Tabi genelde üçüncü sınıf filmlerde rastladığım, filmin başında gerçek bir hikayeden uyarlamadır yazısı hiç mi hiç dikkatimi çekmedi. Zaten iyi bir film olsa koca site bunu bedava vermezdi. Beklentim fazla değildi ancak filmi izlerken de güzel bir hikayenin de nasıl (tabiri caiz ise) piç edildiğine tanık oldum. Film korku filmi olarak lanse edilmiş olsa da aslında başarısız bir polisiyeden öteye gitmiyordu.

Burada değineceğim bir hususta, hikayenin gerçekten de yaşanmış bir olaydan esinlenmesi.Yani filmin başına yalandan yere yazmamışlar adamlar. Film 1970’li yıllarda New York’da meydana gelen cinayetleri konu alıyor. Katil adı ve soyadı aynı harfle başlayan küçük kızları öldürmektedir. Gerçekte katilin kim olduğu bulunamamış. Buna ek olarak filmde senaristin de kafası karışmış ve katili bulsam mı bulmasam mı edasında film ilerlemiş. Final bu filmin devamı gelebilir niteliğinde olmuş ama muhtemelen beklenen gişeyi yapmaması devamının çekilmemesine neden olmuş.

Yorum Bırak

Soluksuz kaldım Uykunun en tatlı noktası ve korkunun en deriz kök gezdiği yer Vücudum buz kesmiş Titremelerim hala devam etmekte Havanın birden bire sogumasinin sebebi…

Yorum Bırak

Sis ve Gece

Ahmet Ümit romanlarını okumaya başlamışken birde romanların film uyarlamasını izleyeyim dedim. Sanıyorum bu Ahmet Ümit kitaplarının ilk sinema uyarlaması. Baştan söyleyeyim keşke hiç uyarlamasalarmış daha iyiymiş. Bilhassa romanını filmi izlemek için okumamıştım ve doğru yapmışım. Şimdi bile filmi izlerken kahroldum romanı okusaydım ne olurdum bilmiyorum.

Oyuncu kadrosu iyi olmasına rağmen yönetmen nasıl olmuşta bu oyuncu kadrosunu bu kadar başarısız bir şekilde yönetmiş anlayamadım. Zaten romanın bir kurgusu var. Az çok Ahmet Ümit romanlarını üslubunu da bildiğimden kendisinin böyle bir kurgu yapacağını düşünmüyorum. Ancak yönetmen hikayeyi almış resmen boş bir hale getirmiş. Ne bir merak uyandırıyor izleyende ne de aksiyonundan dolayı izleyiciyi içine çekiyor.

Yorum Bırak

Museoun Iyag

Türkçeye “Korku Hikayeleri” olarak çevrilen Museoun Iyag (무서운 이야기) adı ile paralel bir şekilde hareket ediyor. Film ana konu çerçevesinde gelişen kısa hikayelerden oluşuyor. Her hikayenin ayrı bir yönetmeni, senaristi var. Film bana hem gerilim açısından hemde korku açısından pek bir duygu vermedi. Ama çocuklarla ilgili olan ilk bölüm karakterlerin çocuk olmasından dolayı merakla izlettirdi kendini.

Hikayeler o kadar korkunç olmamakla birlikte pek klişe sayılmazdı. Kurgu fena değildi. Klasik korku sahneleri çokta fazla abartmadan kullanılmıştı. Ancak filmin en güzel tarafı ilk hikayedeki çocukların oyunculuklarıydı. Gerçekten mükemmel oyunculuk çıkarmışlar ortaya. Zaten Korelilerin oyunculuklarına genel olarak hastayım çok başarılılar.

Yorum Bırak