Vakit olsa eminim kendimi de saklardım satır aralarına.
Yorum BırakKategori: Kişisel Denemeler

Baz Luhrmann ilgi ve sevgi ile takip ettiğim yönetmenlerden birisi. Ancak nasıl olduysa Australia‘yı kaçırmışım arada tabi kısa zamanda izleyeceğim. Şimdi ise sokaklarda sık sık afişlerini gördüğüm ama bir türlü sinemada izlemek için fırsat bulamadığım bir filmden bahsedeceğim: The Great Gatsby. Filmin benim için en büyük eksisi koca afişlerde Leonardo DiCaprio‘yu görmekti. Tamam iyi oyuncu olabilir ama nedendir bilinmez bu adama içim hiç ısınmadı. Neyse filmi kişiselleştirmeyeyim.
Film, F. Scott Fitzgerald‘ın aynı isimli romanından uyarlama. Film geçmişte geçerken yine Baz Luhrmann büyüsü ile günümüze de başarılı bir şekilde adapte edilmiş. Bunu müziklerle bize aktarmış. Dönemin görkemini verirken eğlencenin evrenselliği konusunda günümüz hip hop müziğini kullanarak adaptasyonu eğlenceli ve başarılı bir hale getirmiş.
Yorum Bırak
İzlediğim en iyi zombi filmi olmamakla beraber son dönemde çekilen zombie filmleri arasından sıyrılan bir film World War Z. Film Max Brooks‘un aynı isimli romanından uyarlanmış. Kitabı okumadığım için uyarlamanın durumu hakkında fazla yorum yapamayacağım. Ancak gördüğüm kadarıyla fazla eksikleri olan bir film.
Öncelikle filmi diğer zombi filmlerinden sıyıran en büyük özellik korkutma amacı güderek yapılmış bir film olmaması. Bunun üstüne filmin aksiyonu bol tutulmuş. Filmi götüren kısımda bu. Biraz da siyasi fikirler eklenerek filmin içi doldurulmaya çalışılmış. Ancak genel anlamada bir hastalıktan türeyen zombilik ilk kez karşılaştığımız bir şey değil.
Yorum Bırak
Bu filmle aslında Holywood’un son dönem umutlarından olan J.J. Abrams‘ın da kof çıktığını öğrenmiş olduk. Gerçi kendisine ben hiç bir zaman umut bağlamadım. İnsan ne kadar çok destekle girerse işin içine o kadar çabuk batıyor. Zaten yapımcılık dışında Super 8 haricinde iyi bir film görmedim J.J. Abrams’tan. Star Trek Into Darkness’ta tamamen klişelerle dolu bize ekstra hiç bir şey vermeyen bir film.
Peki filmde ne var? Aslında ekstra hiç bir şey yok. Kirk kendi kafasına göre takılan biri, Spock mantıklı ve Kutsallarla göre hareket eden biri. İki kişi karakterinden pek şaşmıyor. Gerçi arada Spock’un biraz duygulandığını görüyoruz ama film bundan ibaret. Bunun haricinde bol aksiyon efektler film tamamdır.
Yorum BırakHuzurlu, mutlu, sıhat dolu nice bayramlara.
Yorum Bırak
Karakter olarak sevdiğim Sabit Kanca’yı film olarak karşımda gördüğümde neler olacağını kestirememiştim. Tabi aylar öncesinden ana cadde direklerinde reklam flamaları asılı rüzgar eşliğinde sallanarak dikkatimi çekiyordu. Tabi sinemada izleyecek kadar iyi olduğunu düşünmüyordum. Tabi bu da ayrı bir tartışma konusu. Sinemada izlenmyecek kadar iyi film?!
Geçtiğimiz günlerde birden aklıma geldi ev içerisinde ses olsun diye filmi izlemeye koyuldum. Bir konu, bir hikaye beklemiyordum zaten. Oyunculuk desem karşılaşacağım şey belliydi. Bir skeç olarak Sabit Kanca güldürmesine rağmen bir film olarak yüz hatlarımı esnetmedi bile.
Yorum Bırak
Chan-wook Park Holywood’da film çekecek deyince aslında çok kederlenmiştim. Sebep şu ki Holywood’un havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez, bir çok iyi yönetmen ilk Holywood denemelerinde hüsranla karşılaşmışlardır. Ancak Chan-wook Park için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Ama burada demek istediğim şu ki, keşke senaryo da senin elinden ya da bir Koreli elinden çıksaydı da film daha da iyi olsaydı.
Burada Chan-wook Park neden bu senaryoyu seçti yada yapım şirketi eline bir kaç senaryoyu tutturdu da bunlardan mı seçeceksin dedi, o da en iyisi olarak bu senaryoyu mu gördü çok merak ediyorum. Aksi taktirde filmin tek falsosunun senaryosu olduğunu söyleyebilirim. Böyle bir senaryoyla ne olursa olsun ben iş çıkartırım diyen Chan-wook Park ve Chung-hoon Chung‘u takdir etmek lazım. Zaten ikisinin haricinde özel efekt haricinde ben başka bir Koreliye rastlamadım.
Yorum Bırak
Stephen King‘in aynı isimli romanından uyarlama diziyi aylardır bekliyordum. Kitap yorumu da burada.) Dizi yayınlandı ve geçtiğimiz haftalarda sezon finali yaptı. Aslında tek sezon olarak düşünülmüş bir diziydi ancak bilirsiniz ki reyting nelere kadir, filmin ikinci sezonunun da çekilmesi kararı çıkmış ve aslını söylemek gerekirse dizi de çığırından çıkmıştır. Şu an için kitapla tek ortak noktası kubbe kalmıştır. Arada değinilen pembe yıldızlar gibi ufak tefek şeyleri saymazsak.
Tabi dizinin kitaptan bağımsız ilerlemesi benim biraz canımı sıktı. İlk bölümlerde karakterlere ve olaylara alışmak bana oldukça zor geldi. Kubbenin inmesinden sonra anlatılan o muhteşem kazalar dizide oldukça sönük kalmıştı. Merakla beklediğim dizi benim için hayal kırıklığından başka bir şeye dönmemişti doğrusunu söylemek gerekirse. Ama Stephen King‘in hatrı için çiğ tavuk bile yenir. Bu sebepten dolayı diziyi izlemeye devam ettim. Tabi kendimi kitaptan soyutlayarak.
Yorum BırakHer kelimem birine erişmeye çalışmak zorunda mı? cümlelerim daha var olmadan tarumar
Yorum Bırak