İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

Eylül giderken

eylül giderken bir duayeni de götürdü yanında. nur içinde yat Tuncel Kurtiz.

Yorum Bırak

The Man with the Iron Fists

Aslında zor bir film The Man with the Iron Fists. Bunu kendi açımdan söylüyorum. Filmin neresinden tutsam emin değilim. Ciddiyet ile yaklaşsam film ciddi bir film değil. Oyuncu kadrosuna bakıyorum oldukça iyi. Filmin yüzde yüz b-movie esintisi var ancak hiç bir kaynakta b-movie demiyor. Zaten bütçe de biraz yüksek. Ancak gidişat açısından b-movie diyebiliriz. Neyse kısaca bu film benim için b-movie’dir ve ben bu edayla izledim filmi.

Filmin yönetmeni hip hop sanatçısı . RZA filmi hem yazmış, hem yönetmiş, hem de oynamış. Filmin kadrosunda da Çinli/Kanadalı/Amerikalı bir çok tanıdık ünlü oyuncu bulunmakta. Hikayenin Çin’de geçmesi nedeniyle herkesin İngilizce konuşmasını başlarda yadırgadım ama bir şekilde insan alışıyor. Tabi film RZA olması sebebi ile filmin müzikleri de hip hop. Böyle bir Uzak Doğu dünyasında bu müzikleri duymakta oldukça ilginçti.

Yorum Bırak

The Conjuring

Saw, Insidious ile hayatımıza giren  başka bir korku filmi var karşımızda. Ancak bu film için Insidious’u baz alırsam (çünkü Saw bu iki film arasında farklı bir yerde) bu film biraz daha ciddi olmuş. Insidious’tan B-Movie kıvamı yakaladığımı zaten bahsetmiştim. Bu ciddiyet filmin başarısını da beraberinde getirmiş. Film ile ilgili bir çok yorum korkutucu olduğu yönünde.

Tabi ben bu değerlendirmenin dışında tutacağım kendimi. Evet film yer yer korkutuyor olsa da bunu belli klişelerini altında yapıyor. Bu da nasıl olsa olanı biteni tahmin edeceğiz hissi yaratıyor insanda. İster istemez filme bir başka açıyla bakmamı sağladı bu durum.

Yorum Bırak

Argo

85. Akademi Ödülleri’nde En İyi Kurgu, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Film ödüllerini kazanmış olan filmin yönetmen koltuğunda  bulunmakta. Hikaye 1979 yılında İran İslam Devrimi esnasında Tahran’da meydana gelen rehine krizi olayını anlatmakta. Olaylar patlak verdiğinde  ABD büyükelçiliği halk tarafından basılır. Burada bulunan 6 ABD’li diplomat Kanada Büyükelçiliğine sığınır. Film bu altı kişinin Tahrandan kaçırılışını anlatmaktadır.

Film 2007 yılında CIA  operasyon sorumlusu olan Tony Mendez’in yazdığı “The Master of Disguise”isimli kitap ve Joshuah Berman’ın konu hakkında Wired isimli dergide yazdığı “The Great Escape” isimli makale ile halka duyurulmuştur. Film ise bu eserler baz alınarak beyaz perdeye taşınmış.

Yorum Bırak

Oblivion

Bir çok iyi bilim kurgu filminin karışımı bir film Oblivion. Yönetmen koltuğunda  var. Kendisini TRON: Legacy filminden tanıyoruz. Yine karşımıza bir bilim kurgu ile çıkıyor. Bu film bir çizgi roman uyarlaması ve çizgi romanın sahibi de yönetmenin ta kendisi. Yönetmenin ikinci filmi. Bütçe ve görsellik olarakta fena filmler çıkarmadığını söylemeliyim.

Ancak ben filmin baş rol oyuncusu olan ‘un neden genelde bilim kurgu ve aksiyon filmlerinde tercih edildiğini merak eder durumdayım. Filmde en çok taktığım noktalardan biri de Tom Cruise oldu. Olmamış gitmemiş filme. Eski albenisini yitirdi artık ve bence bu karaktere de oturmamış. Yani bir Adem ile Havva olacaksa bunun ademi Tom Cruise olmamalı bence.

Yorum Bırak

Lo imposible

Holywood vari İspanyol filminin yönetmen koltuğunda   var. Yönetmeni El orfanato adlı filmden hatırlıyorum. Ancak filmi bir türlü izlemeye fırsat bulamamıştım. Açıkçası Lo imposible’i da bir Holywood yapımı sanarak izledim. Pekte farklılık görmediğimi belirtmem lazım. Zaten gerek bütçe gerek oyuncular bakımından Lo imposible bir Holywood filmi kıvamında.

J.A. Bayona bu filmde de El orfanato’da olduğu gibi senarist  ile çalışmış Film gerçek bir hikayeden uyarlandığı için başından geçen olayı kaleme alan ‘un kitabından uyarlanmış. Kitabı okumadım bu sebepten dolayı uyarlamanın nasıl olduğu konusunda bir fikrim yok ama  Belón’un daha önce edebiyat ile ilgisi olmadığını düşünürsek açıkçası fazla edebi ya da iyi bir kitapta beklediğimi söyleyemeyeceğim. Bu bağlam da film sanki daha iyiymiş imajı veriyor bana.

Yorum Bırak