İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

Neverwhere

Neverwhere (Yokyer) için kitap yorumumu Kişisel Depresyon Anları‘nda yapmıştım bu sebepten ötürü bu yazı hikayeyi içermeyeceğinden dolayı biraz kısa olacak. Yazının sonunda da aslında kitabın bir televizyon dizisi olacakken kitaba döndüğünü söylemiştim. Aynı dönemle paralel dizisi de çekilmiş kitabın. Yoksa dizinin mi kitabı burada tereddütte kaldım.

Sonuç olarak Gaiman senaryoda eksik kalan yerleri tamamlamak amaçlı kitabı piyasaya çıkarmış kitap beklenenden daha çok ses getirince ses cd’leri ve çizgi roman olarakta piyasaya sürülmüş. Neverwhere dizi olarak 1996 yılında BBC 2’de yayınlanmış. Dizi altı bölümden oluşmakta ve toplam süresi 180 dakika. Bu bağlamda aslında bu eser BBC tarafından biraz hafife alınmış diyebilirim.

Yorum Bırak

Livide

Alexandre Bustillo ve Julien Maury‘nin yazıp yönettiği 2011 yapımı Fransız korku filmi Livide. Fransız sinemasını seven biri olarak, korku sineması konusunda son dönemlerde iyi filmler çıkaran Fransa menşeli filmleri de göz önünde bulundurarak filmi izlemeye koyuldum. Film başlarda klasik korku anlayışımızın doğrultusunda seyrediyordu. Ah bir aksiyon yok deyip genç macerası tadında izlemeye devam ederken birden bire film karışıyor.

Tabi bu ayrıntıya girmeden önce filmden genel hatları ile bahsetmek isterim. Film görsel olarak tatmin etmedi beni. Korku sahneleri oldukça klasikti. Gerip korkutmaktan çok sıradan bir izlenim sunuyordu izleyiciye. Zaten Fransız sinemasının olmazsa olmazı olan anlamsızlık bu filmde her dakikasında mevcuttu. Gerçi anlamsızlık demeyeyim, anlaşılmazlık daha iyi oturacaktır. Görsellik beni tatmin etmese de filmin atmosferi ve kakaladığı hava hoşuma gitti.

Yorum Bırak

Eva

Filmin özelliklerine baktığımız zaman, bilim kurgu, fantastik olduğunu görüyoruz. Bu beklenti ile filmi izlemeye başladığımızda filmin gidişatı pek tatmin yaratmıyor izleyici üstünde. tamam ortalıkta dönen robotlar var ama, hikayenin nereye varacağı konusunda, ya da nasıl bir aksiyon ile karşılaşacağınız konusunda merakta kalıyorsunuz. Alışmışız ya bilim kurgularda bir aksiyon olmasına. Eva oldukça yavaş ilerliyor. Ve sanki bilim kurgudan çok dram olarak çıkıyor karşımıza.

Alex Garel robot teknolojisinin dahi çocuğudur. Ancak bazı sebeplerden dolayı işe ara vermiştir. Yıllar sonra doğup büyüdüğü yere ve üniversitesine geri döner. Burada giderken arkasında bıraktığı eski sevgilisi Lana’yı görür. Lana, Alex’in çekip gitmesi üzerine onun kardeşi David ile evlenmiştir. Alex araştırmalarına başladığında yeni, zeki ve eğlenceli bir robot üzerinde çalışmaya başlar ve bu özellere uygun çocukları gözlemlemeye başlar. Kendisine bu kalıpta Eva adında bir çocuk bulur. Eva’nın ise Lana ve David’in kızı olduğunu öğrenir.

Yorum Bırak

Creature Of Darkness

Peş peşe popüler ve iyi film yazınca bunu bünyem pek kaldırmadı. Araya bir gereksiz film sıkıştırmam lazım diye düşündüm. Bu gereksiz filmlerden biri de Creature Of Darkness. Muhtemel bir öğrenci projesi olması da olası diyeceğim ama yönetmen ve senarist Mark Stouffer‘ın 1951 doğumlu olması bunu söylemekten alıkoyuyor beni. Tabi eğitimin yaşı da olmaz diyorum. Ancak 1976’dan beri belgesel ile ulaştığını söylersek yönetmen eskilerden diyebiliriz. Bu sırada sırf yazıyı uzatmak için cümleleri nasıl uzattığımı görmüşsünüzdür.

Yorum Bırak

Prometheus

Son dönem yapılan bilim kurgular içerisinde en iyi filmlerinden biri de Prometheus. Tabi filmin kadrosuna baktığımızda beklentilerde o denli yüksek oluyor. Yönetmen Ridley Scott, senaristler ise Alien serisinden de bildiğimiz (İlk film Ridley Scott imzalı hatırlatma yapmak lazım) Dan O’BannonRonald Shusett ve son dönemin en ses getiren dizilerinden Lost’un senaristlerinden de olan Damon Lindelof var tabi bu isimi Cowboys & Aliens ve Avatar: The Last Airbender‘dan da tanıyoruz. Tabi hal böyle olunca beklentiler oldukça yükseliyor ancak filmin bu beklentileri karşıladığı konusunda tereddütteyim. Film daha iyi olabilirmiş.

Film görsel olarak tam bir şölen. Kesinlikle izlerken sıkmıyor ancak bazı havada kalan eksik noktaları da mevcut. Film biraz Alien serisinin etkisinde kalmış. Tabi bu senaristlerin aynı olmasının etkisiyle yadsınamaz bir şey. Ancak film Alien ile paralel yada bir devam filmi olarak düşünülemez. Filmin sonunda da gördüğümüz üzre bir devam filminin geleceği olası. Bu yönden de filmi Alien’a benzetebiliriz.

Yorum Bırak

Cloud Atlas

Cümlelere bir şekilde başlamak gerekli. Öncelikle yazıda “spoiler” denilen yaratığa bol miktarda yer vereceğimi belirtmeliyim. Yazı, biraz da okuyan bünye üzerinde, olumsuz etkiler yaratabilir. Belirtmem gerek ki film aslında iyi bir film. Ben sadece eksik gördüğüm kısımları ve ufak tefek eleştirilerimi yazacağım. Bu “meyve veren ağaç taşlanır” şeklinde de düşünülebilir. Ancak takdir edersiniz ki, işin içinde Wachowski Kerdeşler ve Tom Tykwer olunca ister istemez beklentiyi yükseltiyorsunuz.

Bu film belki direkt hikaye ve senaryo bakımından Wachowski Kardeşler ve Tom Tykwer’a ait olsa ortaya daha iyi bir iş çıkabilirmiş. Ancak film David Mitchell‘in aynı isimli romanından uyarlama olunca işler biraz karışıyor. Film romanı okuma isteği uyandırıyor içinizde öyle bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorsunuz. Bunun için kitabı okumaya ihtiyacınız yok. Ben de yorumlarımı kitabı okumadığımı göze alarak yaptığımı belirtmek isterim.

Yorum Bırak

Coma

2012 yapımı 2 bölümlük mini dizi Coma. Dizi Robin Cook‘un 1977 yılında yazdığı 1978 yılında beyaz perdeye uyarlanan romanından uyarlama bu dizide. Dizinin senaristi ise, Black Swan’dan tanıdığımız John J. McLaughlin var. Dizinin yönetmeni ise Mikael Salomon. Aslında bu dizi için iki parçaya ayrılmış bir film diyebiliriz. Dizinin süresi ise 240 dakika.

Hikaye oldukça akıcı gidiyor. Bazı yerler gereksiz uzatılmış. Bazı ayrıntılarda gereksiz gözüktü gözüme. Ancak dizinin oyunculuğu kadrosuyla da orantılı olarak başarılıydı. Hikayenin akıcı ve meraklandırıcı olması diziyi heyecanla izlemeye yetiyordu. Ancak kurguda sıkıntılar olduğu da kesin. Geçişler oldukça basit ve rahatsız ediciydi. Aslında dizinin bir çok dozunu düşüren kısım kesilip kısaltabilirdi.

Yorum Bırak

Men in Black 3

Diğer filmlere karşılaştırıldığında eğlence dozunun daha düşük bir film olduğunu görüyoruz. Tabi bu filmin yinede eğlenceli olmasının önüne geçmiyor. Bu da bildiğimiz Men In Black eğlencesi. İlk iki filmde gördüğümüz bizi şaşırtan o garip yaratıklar bu filmde de var ama filmin aksiyon düzeyinin fazla olması bir tek düşmanla uğraşılmaması sebebiyle bu yaratıkları ayrıntılı olarak göremiyoruz.

Film 3D olarak çekilmiş Aslında yıllar sonra gelen bir filmden bu kadar şüphelenmeyip filmi sinemada izleseydim daha çok keyif alacağımı düşünüyorum. Diğer iki filmi de hesaba kalıp bir sıralama yaparsak bu üçüncü filmi ilk film olarak görebiliriz. Serinin ilk filmi ise, ikinci film. İkinci film ise sanki bu filmlerden kopuk bir film olarak çıkıyor karşımıza. Bir ve üçüncü filmler birbirini tamamlayan filmlerdi.

Yorum Bırak