İçeriğe geç

Ay: Ekim 2014

Phantom

2013 yapımı Todd Robinson imzalı filmin kadrosunda Ed HarrisDavid Duchovny ve William Fichtner var. Zaten film bu üç ismin yüzü suyu hürmetine izlenilmeye başlıyor. Filmin ilk dakikalarından hikayenin gerçek bir olaydan uyarlandığı ve Rus donanmasında geçtiği yazıyor. Tabi Amerikalıların, Rusların baş rolde oynadığı bir filmi nasıl çektiğini merak ediyorum bende. Yönetmenin geçmişine baktığımızda belgeseller ve televizyon filmleri görüyoruz. Bu filmin senaristliğini de yapması itibari ile film acaba nasıldır diye düşünmeden edemedim. Kadro iyi ancak bence film yine de bir televizyon filmi ötesine geçememiş.

Yorum Bırak

The Beyond

Uluslar arası arena da The Beyond, 7 Doors of Death, L’au-delà gibi isimlerle tanınan 1981 yapımı Lucio Fulci filmi bu günkü konuğumuz. Böyle program sunar gibi blog yazmak nereden geldiyse aklıma o ayrı bir konu. Filmi yıllar yıllar öncesinde izlemiştim. Ne yalan söyleyeyim o zamanki yaş ve görüşe göre film beni baya etkilemiş, germişti. Korkutmuştu demiyorum, zaten o dönemler ottan boktan korktuğumuz dönemler. Bu filmde dönem itibari ile aklımda kalmışlar arasındaydı.

Yorum Bırak

Utopia

Dönem dönem İngiliz dizisi izlemeden edemiyorum. Yine öyle bakınırken bir blogta yorumunu okuduğum, a bir sezon da altı bölümmüş çerez gibi gider diyerek iki sezonu bir oturuşta izlediğim dizi oldu Utopia. Dizi İngiliz kanalı Channel 4’da yayınlanıyordu. Tabi Misfits ile birlikte Channel 4’a sempati duymaya başlamıştım. Utopia’nın da kötü çıkmayacağını düşünüyordum nitekim bunda yanılmadımda. Merakla ardı arına iki sezonu izleyince üçüncü sezonu beklemeye koyuldum. Ancak geçtiğimiz günlerde beklentim yerini üzüntüye bıraktı. Çünkü kanal üçüncü sezonu iptal ederek yayından kaldırmış. Bu nasıl bir mantıktır anlamış değilim. Güzelim dizi nasıl yayından kalkar. Amerikalılar tabi bu güzel diziyi es geçmemiş bir yeniden çevrimini yapma yoluna girmişler tabi nasıl olur Allah bilir. Orijinalinin yerini tutmaz. Neyse diziye dönelim.

Yorum Bırak

Gwishinboneun Hyungsa, Cheo Yong

귀신보는 형사, 처용 / Ghost-Seeing Detective Cheo Yong

 Bir süredir korku içerikli uzak doğu dizisi izlemedim derken aradığım bulduğum bir Güney Kore dizisi Cheo Yong. İsimden de anlaşılabileceği gibi, Cheo Yong adında hayaletleri gören bir dedektifimiz var ve hikaye bunun üzerine dönüyor. Dizi on bölüm ve öyle fazla kafa karıştıracak bir şey yok. Bu sebepten dolayı her bölüm rahatlıkla izlenebiliyor. Tabi ben biraz daha korku öğeleri beklerdim diziden ancak bunlarla karşılaşmadım.

Yorum Bırak

The Grand Budapest Hotel

Geçtiğimiz festivalde filmi izleyecektim ancak yer bulamamıştım. Akabinde nasılsa izlerim dedim ve bir kenara kaldırmıştım. Geçtiğimiz aylarda uzun bir uçuş sırasında hava yolunun video listesinde filme rastladım ve izleyeyim bari dedim. İzledim izlemesine hatta filmi izlerken yolculuğun nasıl geçtiğini anlamadım bile. İnince yazarım dedim iş güç dedim derken bu güne kadar geldi yazmak. Film pek sevdiğim yönetmen, Wes Anderson‘a ait. Yine bir hikaye, bir şiir kitabı gibi filmle çıkmış karşımıza Wes Anderson.

Film oldukça eğlenceli. Her dakikasını gülümsemeyle izliyorsunuz. Oyunculuklar çok güzel. Zaten filmin ana kadrosu başlı başına yeter. Ama filmde küçük rollerde ünlü isimleri görmekte oldukça keyif veriyor insana. Oyunculuklar güzel dedim aynı şekilde karakterler de yine özenle ve ayrıntılı bir şekilde incelenmiş.

Yorum Bırak

IRIS II / Iris II The Movie

아이리스 2 (A-i-ri-seu 2)

İlk dizinin ardından biz bunun ekmeğini yeriz zaten Athena Goddess of War / Athena Goddess of War The Movie ile de yedik der gibi bir bir dizi daha yapılmış. Tabi biz de aynı kıvamda yiyerek diziyi izlemeye koyulduk. Tabi benim yaptığım birini izledim diğerini izlemesem olmaz mantığıydı. Şimdi baştan belirteyim, dizi yine bize yeni hiç bir şey vermiyor. Hikaye IRIS‘in aynısı. Hikaye NSS’de geçiyor yine. Hikaye biraz daha Beak San etrafında dönüyor. Beak San’ın nasıl bu kadar güçlü konuma geldiği de anlatılanlar arasında. Ancak bu kez kendisini biraz iyi taraf olarak görüyoruz. Çünkü bu kez  Mr. Dark adında bilinmeyen, herkesi yöneten ve Beak San’ın da peşinde olan bir adam var.

Yorum Bırak

Extant

Dizi arayışları içerisinde denk geldim Extant’a. Baktım yapımcılar arasında Steven Spielberg var izleyeyim bari dedim. Gerçi Spielberg’in son dönem yapımcısı olduğu işlerden de çok fazla haz aldığım söylenemez ama bilim kurgu bilim kurgudur, az varsa tüketilmelidir mantığı ile diziyi izlemeye başladım. Tabi birde her na kadar yaşlanmış, artık şu dizideki rolü ile de sinir katsayımı arttırmaya başlamış olsa da baş rolde Halle Berry var. Zaten düşündüm ki dizi bir sezonu anca çıkarır. Ancak ikinci sezon onayını da almış. Bu arada dizinin ana cast’ı bence çok başarısız. İki ana karakter birbirine hiç uymamış bence. 

Aslında Extant karşımıza farklı bir şeyle çıkmıyor. En önemli özelliği bütün bilim kurgu öğelerini aynı çatı altına toplaması. Yapay zekadan tutun, alien’a, ordan tutun ölümsüzlüğe, oradan da sanal hayata kadar her şey var dizide. Bütün bu olmazsa olmazla iyi bir araya getirilmiş ama dizide olmayan kısım biraz aile olgusu. Bunun üzerine basa basa gidiyorlar ama dizinin en olmayan ve itici kısmı da bu. Konuyu biraz daha açar ve hikaye ile odaklarsam şu şekilde devam edebilirim:

Yorum Bırak

fygt Bu gün aynaya baktım. İsteyerek değil. Sanki bir an boşluğuma geldi. Bir an için gözlerimi kaçırdım. Bir cinayete tanık olmak istemezmiş gibi. Hep merakımdan…

Yorum Bırak

Tüm damlalarını tükettim hayatın, korkusuzca tüm kelimeleri ettim. Nasıl olsa bir farkı yok diye insanlardan, duvarları dost eyledim.

Yorum Bırak