İçeriğe geç

Ay: Ekim 2014

Mavi Pansiyon

Nezih Ünen‘i yollardır yaptığı müziklerle tanıyoruz. En son Anadolu’nun kayıp şarkıiları adlı belgeselle izlemiştim kendisini. Oldukça başarılı da bulduğum bir yapımdı Anadolu’nun Kayıp Şarkıları. Kamera işinden hoşlanmış olacak ki kendi yazıp yönettiği Mavi Pansiyon ile çıktı karşımıza. Film sanki biraz keyfi çekilmiş. Yani öyle iş olsun derdi yok. Gayet rahat bir film. Senaryo da çok fazla düşünülmemiş. Sanki ekip bir pansiyonda tatildeymiş, burayı çok sevdik haydi film çekelim demişler.

Hemen konuya gireyim daha sonra biraz senaryo hakkında fikirlerimi sıralarım. Ahmet başarılı ve hovarda bir avukattır. Karısı bahardan yeni ayrılmış ve üzerindeki bunalımı yeni atmıştır. Bu durumdan kurtulmak için de her zaman yaz tatillerinde gittiği Ege sahilindeki Mavi Pansiyon’a gider. Ahmet çok sevdiği karısından boşandıktan sonra artık aşkın olmadığını düşünmeye başlamıştır. Aynı pansiyonda tatil yapan iki arkadaş dikkatini çeker. Birisi piyanist Bahar, diğeri ise oyuncu Esra’dır. İkili çok yakın arkadaş olmalarına rağmen çok farklı kişiliğe sahiptirler. Esra rahat ve vurdumduymaz, Bahar ise romantik ve duygusaldır.

Yorum Bırak

The Leftovers

Şöyle diziler bitmiş yaz dönemini nasıl geçiririm derken araştırmaların sonucunda karşılaştığım dizi The Leftovers. True Blood bitmiş tam bir boşluk anına gelmişti. HBO’nun çok fazla boş dizi yapmayacağını düşünerek okuduğum yorumlarda da Lost vari bir dizi olduğunu gördüğümde bende bir kaç bölüm diziyi izleyeyim dedim. Tabi dizinin kadrosuna bakmam izlemem için de bir sebep oldu. Justin TherouxAmy BrennemanLiv Tyler diziyi izlemek için iyi bir nedendi. Gerçi sadece Liv Tyler’ın olması izlemek için bence büyük bir neden.

Dizi Tom Perrotta‘nın aynı isimli romanından uyarlama. Romanı okumadığım için dizi ile arasında bir kıyaslama yapamayacağım ama ben diziyi oldukça başarılı buldum. Genel olarak baktığımızda dizi oldukça yavaş ilerliyor. Bu ilerleyiş sırasında bir çok soru işareti yaratmasına rağmen bu soru işaretlerine çok fazla yanıt vermiyor. Yani dizi sezon finali yapmasına rağmen hala bir çok soru işareti mevcut. Yaptığım araştırmalar sonucunda aslında kitabın da sorulara çok fazla yanıt vermediğini okudum. Gelecek günlerde kitabı da okumayı düşünüyorum açıkçası.

Yorum Bırak

Zaman Makinesi 1973

İzlerken biraz tereddütte kaldığım filmlerden biri oldu Zaman Makinesi 1973. İyi film mi, kötü film mi dilemedim. Aslında ortalama bir film. Ancak izlemesi keyifli. Zaman Makinesi 1973 bende böyle garip tarifsiz duygular uyandırdı izlerken.

Zaman yolculuğu içeren filmlere oldum olası hastayım. Yani bu temalı filmlerin en leşini koysanız merakla izlerim. Bu filmde tema olarak izlemem için büyük sebepti. Tabi filmin yönetmeninin de usta bir isim olan Aram Gülyüz olması izlemem için artıydı. Filmin senaristi Kemal Kenan Ergen‘i de televizyonda bir çok iş yapmasına rağmen Kaygısızlar ile sevmiş benimsemiştim. Tabi senaristin diğer işleri içerisinde sıradan işlerde var. Filmin kadrosuna baktığımızda sevdiğim isim Gürgen Öz bulunmakta. Kadroda Seda Bakan ismini gördüğümde biraz tereddütte kalmıştım ama oyunu fena değildi. Ancak karaktere çok fazla oturduğunu düşünmüyorum. Nedense Seda Bakan ismini duyunca biraz tereddütte kalıyorum ama son dönemlerde beni sürekli yanıltıyor. Bir de kadroda sevdiğim isim Ali Yoğurtçuoğlu vardı.

Yorum Bırak

Abone ol