İçeriğe geç

Kategori: Felsefe ve Toplum

Evil Aliens

Yaz dönemi girerken insanın sıkıntısını almak için B-Movie’ler birebir. Bende bu sıkkınlıkları değerlendirip bu ara B-Movie dozunu arttırdım. İyi mi yaptım. Bence iyi yaptım. Zaten yaz dönemi film izlemekte yazmakta zor. Gerçi izlemek değil ama, yazmak zor. Yazma işlerine bir süre için farklı bir yönden devam edeceğim için haftalık film izleme ve yazma sayısını düşürüyorum bu yazı itibari ile. Boş geçen günler için şurayı takip edebilirsiniz efendim : ). Dönelim filmimize.

Filmin senaryosu ve yönetimi Jake West‘e ait. Bu filmden sonra kendisini takip edeceğim ki bu film 2005 yılında çevrilmiş. Yönetmenin bu güne kadar da oldukça kalabalık bir film geçmişi var. Gerçi bunların bir çoğu video belgeseli olarak geçiyor. Video belgeseli de neyse pek anlam veremedim. Evil Aliens adından da anlaşılacağı gibi garip bir film. Bir o kadar da eğlenceli. Uzaylılar var ortada ama tam olarak neden dünyada oldukları da belli değil. Zaten dünyada olma amaçları muhtemelen bizim ekip onları öldürsün diye. Ancak dikkat edilecek bir husus var bu filmi uzaylılar çekmiş.

Yorum Bırak

Kaze tachinu

 maalesef bu filmde anime sektörüne veda etti. Tabi dayanamayıp tekrar bir şeyler çıkarmaya çalışır mı bilmiyorum. Temennim de yeni animeler yapması yönünde. Kaze tachinu’de güzel bir film olmasına rağmen Miyazaki’nin diğer filmleri yanında biraz sönük kalıyor. Bu film diğerlerinden çok daha farklı bir film.

Filmi diğerlerinden ayıran en büyük özellik Miyazaki’nin her hikayesinde bulunan güçlü kadın karakterini bu hikayeye eklememesi. Evet aslında hikayede böyle kadın karakterler var ama Miyazaki onlara çok fazla yer vermemiş. Hikaye hayaller ve aşk üzerine otutturulmuş. Ben bu animasyonda Miyazaki’nin o etkili müzik kullanımına da pek rastlamadım. Diğer animelerde müzikler dilimize dolanır bizi bizden alırdı. Bu anime ise biraz daha müzik konusunda sade olmuş.

Yorum Bırak

American Mary

İlginç bir film American Mary. Konusu işlenişi bakımından bana oldukça acayip geldi. Biraz gore’a kaçsa da tam anlamıyla karşılamıyor. Bunun yanı sıra filmde çok fazla kan ve şiddet sahnesi olmasına rağmen ben çok fazla rahatsız olmadım. Tabi alışkın olmayanlar için rahatsız edici olabilir. Lakin finale de neden pembe kan vardı onu da anlamış değilim. Filmin düşük bütçesi sebebi ile sanırım film sonunda kalan son damla kanı da açarak kullandılar.

Yorum Bırak

Dark Touch

2013 yılında çekilmiş ve korku filmi olarak sınıflandırılmış bir film Dark Touch. Ancak her zaman ki gibi film korkunu yanına pek yaklaşamıyor. Filmin en güzel kısmı hikayesi. Hikayeye baktığımızda kamu spotu gibi bir şey çıkıyor karşımıza ancak her şey o kadar alelade ortaya konmuş ki izlediğinden pek bir şey anlamıyorsunuz. Aslında anlıyorsunuz ama bir çok kısmı anlamlandıramıyorsunuz. Hikaye biraz eksik kalıyor gibi.

Filmin senaristi ve yönetmeni . Bu ismi Ne Te Retourne Pas ve 8 femmes‘in senaryosundan tanıyoruz. Bu film de Ne Te Retourne Pas’a yakın olmuş. Onun gibi farklı bir konuya ancak onun gibi derli toplu bir yapıya sahip değil. Marina de Van, Dark Touch’ın senaryosunu kendisi yazmış sanıyorum ufak bir yardım ve düzenleme alsaydı daha az soru işareti ile son bulabilirdi film.

Yorum Bırak

Aramızda Kalsın

Türk Televizyonlarında sezon başlayınca ne var ne yok diye dizilerin ilk bölümlerini izlemeye koyuluyorum. Onlardan biri de Aramızda Kalsın’dı. Tabi diziyi izlemeye başlamam için en büyük neden oyuncuları oldu. Devamında karakterlerin saçmalıkları, doğallığa yakınlıkları dikkatimi çekti. Öyle hep vaktinde televizyon karşısına geçip izlemesem de bir şeylerle uğraşırken izlemek iyi oluyordu diziyi.

Şimdi dizi için çok iyi diyemeyeceğim. Dizi de bir aşk furyasıdır dönüp duruyor. Herkes birilerine aşık. Çocukluktan tutun yaşlılığa kadar her türlü aşka tanık oluyoruz. Tam anlamıyla kötü bir karakter yok dizide bu da izlemem için bir neden oluyor. Çünkü biz dizilerde kötü karakteri pek yapamıyoruz.

Dizilerimizin uzunluğunu göz önüne alırsak bu dizi de bir süre sonra insanı sıkmaya başlıyor. İki saat bir bölüm çekiyorsunuz üstelik bir sezonunuz ortalama otuz beş bölümden oluşuyor, yazacak çok fazla şey bulamamanız olası. Bu konuda Aramızda Kalsın’da sürekli kendini tekrar ediyor. Ayrılıp birleşmeler, kavgalar barışmalar, saklanmalar açıklamalar, üstüne üstlük sürekli ailenin üzerinde dönen kara bulutlar standarttın dışına çıkmayan ve sürekli kendini tekrar eden bir örgü çıkarmaya başladı karşımıza. Celepoğlu ailesi iki günde bir bir borç batağının içerisinde didinip duruyor.

Yorum Bırak

Yalan Dünya

Dizi 2012 yılında başlamıştı. Şimdi o zaman niye yazmadın da şimdi yazıyorsun diye soran olabilir. Muhtemelen arada kaynadı ya da ben diziyi sürekli pür dikkat izlemediğim için muhtemelen arada kaynadı. Ancak böyle parça parça izlememe rağmen merak ettiğim bir durumda dizinin hala yayında olması. Ondan daha iyi diziler yayından kalktı,. Gerçi bu kıyasa girersek nice diziler var, yayından kalması gereken ve sürekli duran. Ancak Yalan Dünya benim için geç geldiğim işten yorgun argın eblek eblek televizyon karşısına geçip bir yandan başka işlerle uğraşırken bir yandan da evde ses olması anlamına geliyor. Dizi de herhangi kafa yoracak bir şey olmadığı için kolayca izlenip geçiyor.

Yorum Bırak

From Dusk Till Dawn: The Series

1996 senesinde  ve Robert Rodriguez‘in vizyona soktukları Robert Kurtzman ‘ın hikayesinden uyarlanan From Dusk Till Dawn’nın dizi uyarlaması karşımızda. Filmde olduğu gibi dizinin de senaristleri arasında Quentin Tarantino, Robert Rodriguez ve Robert Kurtzman var. Tabi bu durum ister istemez beklentiyi yükseltiyor. Robert Rodriguez’in de dizinin ilk bölümlerini yönettiğini düşünürsek beklenti alıp başını gidiyor. Zaten diziyi izlemeye başlamadan önce kadroya bir baktım. İyi bir filmin ardından saçma bir dizinin çekilmesi gerçekten hiç olmazdı. Zaten dizi de Miramax yapımcılığında ekrana geliyor. Bu Miramax’ın ilk dizisi umut ediyorum ki devamı da gelecektir.

Dizinin hikayesi de filmle paralel ilerliyor. İlk sezon Gecko kardeşlerin soygununu ve sınırdaki bara gelmelerine kadar olan bölümleri işledik. Senaryoda Tarantino parmağı olduğu belli diyaloglardan bunu anlıyoruz. Tabi tüm filmdeki ana hikayenin yanı sıra diziye yeni hikayeler de eklenmiş. Her bir karakterin geçmişine daha fazla zaman ayrılmış. Buna ek olarak dizide bardan sonrası bar içinde olup bitenlerde var.

Yorum Bırak

Defiance

Syfy kanalının 2013 yılında yayınlamaya başladığı bilim kurgu dizisi Defiance. Ne yapsam ne etsem bir dizi bulsam bilim kurgu olsun diye izlemeye başladığım dizilerden biri. Küçük bir araştırmadan sonra da fena olmadığını gördüm ve okudum. Hemen paçaları sıvadım. İlk sezon 12 bölümdü ve üç gün gibi bir sürede izledim.

Tabi şimdi üç gün gibi bir sürede izledim deyince dizi çok iyi sürükleyici diye düşünmeyin. Tamamen dizide bir şeyler olur da karşıma farklı bir şeyler çıkar diye oturdum izledim. Ne yazık ki sezon sonuna kadar bir şey olmadı. Son bölüm merak içinde bırakarak sezon finali yaptı.

Yorum Bırak

Enemy

2013 yapımı filmin yönetmen koltuğunda Denis Villeneuve var. Kendisini aynı seneye sıkıştırdığı Prisoners / Tutsak ile tanımış fena bir adam olmadığı konusunda kendimi telkinlemiştim. Şimdi ise izlediğim diğer filminden farklı bir filmle çıkıyor karşımıza. Filmi izlerken sanki bir an için filmi David Lynch’in çekmiş olabileceği kanısına kapıldım. Tarz olarak ona benzemekle beraber, işleniş ve hikaye gelişimi açısından farklılık barındırıyordu. Lynch karakterler hakkında biraz fazla bilgi verirken, anlatımında tam anlamıyla bir kaos ve festival havası vardı. Ancak Denis Villeneuve’nin Enemy filmi için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Hikaye çok sığ ve yavaş ilerliyordu. Bu da zaten göndermelerle dolu filmin izlenilmesini zorlaştırıyordu.

Nobel Edebiyat Ödülülü Portekizli yazar José Saramago’nun aynı isimli kitabından uyarlanmış. Yazarın bir başka romanının uyarlanmış hali olan Blindness – Körlük‘ten de oldukça keyif almıştım. Sanırım yazarın kitaplarını okumanın vakti geldi. Enemy’nin hikayesi de oldukça başarılı.

Yorum Bırak

Paranormal Activity: The Marked Ones

Bir Paranormal Activity furyasıdır almış başını gidiyor biliyorsunuz. Serinin beşinci filmi önümüzdeki günlerde ortaya çıkacakken araya Paranormal Activity: The Marked Ones (İşaretliler) çıktı. Öncelikle filmin bir parodi filmi olduğunu düşündüm. Ancak filmin yapımcı ve senaryo kadrosuna baktığımda aslında bu filmin de diğer Paranormal Activity’lerle bağlantılı olduğunu anladım. Yani bu parodi bir film değildi. Film fragmanına baktığınızda diğer dört filmden bağımsızmış gibi gözüküyor. Ancak finale doğru hikayeyi diğer seriye bağlıyor.

Başta söylemeliyim ki ben filmi izlerken çok sıkıldım. Hani yeri geliyor Türk korku filmlerine laf atıyoruz ya Paranormal Activity: The Marked Ones onlardan bin beter bir film. Yani film hakkında iyi şeyler söyleyeceğimi düşünmeyin. Hatta yazıyı burada bitirebilirsiniz bile okumuyorsunuz ya da yarım bıraktınız diye hiç alınmam.

Yorum Bırak