İçeriğe geç

Kategori: Felsefe ve Toplum

30 sai no hoken taiiku

Bir süredir anime izlememiştim. Bunun eksikliğini hisseden bünyem vakit bulunca bir animeyi gömme ihtiyacı duydum. Araştırmalarım sonucunda da 30 sai no hoken taiiku’yu (Health and Physical Education for 30-Year-Olds) izlemeye karar verdim. Animenin kısaca konusu şu şekilde.

30 yaşına gelmiş Hayao Imagawa henüz hiç kimse ile birlikte olmamış bakir bir erkektir. Animeye göre 30 yaşına gelmiş bakir bir erkek için cennetten onun bekaretini kaybetmesine yardımcı olması için iki tane tanrı gönderilir. Bu tanrıların adı Daigoro ve Macaron’dur. Daigoro ve Macaron aslında iki kardeştirler. İkisi de Hayao’nun bekaretini kaybetmesi için ellerinden geleni yaparlar. Hatta kendilerini bile öne sunarlar. Hayao ise sevdiği kadınla birlikte olmak ister. Bu dakikadan sonra Daigoro ve Macaron onun kız ayarlamasına yardım eder.

Yorum Bırak

Goosebumps

Ne izlesem diye araştırırken fantastik öğeleri kapsaması IMDB’den de 6,7 gibi bir puan alması sebebi ile Goosebumps’ı izlemeye koyuldum. filmin baş rolünde Jack Black‘i görünce aslında beklentim de çok fazla olmamıştı. Sonuçta Jack Black ortalama filmlerle karşıma çıkan bir isimdi. Filmin yönetmen koltuğunda ise yine aynı ismin oynadığı Gulliver’s Travels filminin yönetmeni Rob Letterman var. Letterman’ı Shark Tale ve Monsters vs. Aliens gibi animasyonlardan da hatırlıyoruz.

Tabi ben filmi izlerken bunları bilmiyordum. Zaten filmin konusuna falan da bakmadım. Film hakkında tek bilgim afişte gördüklerimdi. Neyse filmi izlemeye başladım. Benim izlediğim kopyadan mıdır nedir filmin sesleri çok hoşuma gitmedi başlarda. Oyunculuklar da girişte fazla tatmin etmedi. Zaten konu da oldukça klasikti. En azından girişi…

Yorum Bırak

Sum-bakk-og-jil

Bu filmi daha önce izledim mi diye çok tereddütte kaldım. Öyle ki filmin bazı sahnelerini sanki daha önce izlemiştim. Acaba izledim de yazmadım mı diye düşündüm ama filmin bazı sahnelerini de hiç hatırlamıyordum. Velhasıl filmi oturup yine izledim. Fena bir film değildi. Tabi Kore sinemasına bunun gibi konuya dayalı çok daha kaliteli filmler izledik bu da onların içerisinde eh denebilecek kalitede.

Filmde oyunculuklar, çekim, kurgu güzeldi. Hikaye de fena olmamakla birlikte bana biraz abartılmış gibi geldi. Hele final sahnesi fazla uzun ve abartılıydı. Bunun haricinde olayın gelişimi ve işlenişi fena değildi. Tabi pahalı güvenlikli bir sitede güvenliğin yerinde yeller esmesi de başka bir konu. Ama biz ailevi bir film çekeceksek aile dışını işe pek karıştırmamamız lazım değil mi?

Yorum Bırak

Düğün Dernek 2: Sünnet

Filmi hafta sonu izledim. Evet hafta sonu izlemiş olmama rağmen anca yazmaya vakit bulabildim. Bir yandan yazmak istemesem desem yeridir. Yani özel olarak vakit ayırmak. Bunun başlıca sebeplerinden biri filime çok fazla ısınamamış olmam. Ekibi çok sevmeme rağmen bu işin para için için yapıldığına eminim. Eh tabi bir yerde de para kazanmak için bu gibi işler yapılmalı, yapılmalı ki gelen para ile diğer işler yapılsın.

Tabi bu film bir devam filmi olunca, değerlendirmeyi de ilk film üzerinden yapmak gerekli. İlk filme oranla bu film, tamamen kurgusuz. Belli bir olay örgüsü ve hikaye işlenişi yok. Sadecede güldürmeye odaklanmış, bunlar için de belli bölümler oluşturulmuş, bunların bazılarının arasında da espriler sıkıştırılmış. İlk filmde izleyiciyi eğlendirme görevi oyuncular arasında dağıtılmışken bu filmde sadece Tüpçü Fikret. Diğer karakterler tam anlamıyla yan karakter olarak kalıyor filmde. 

Yorum Bırak

Münafık

Son dönem Türk sinemasında korku demeyeyim ama o türe yakın olan gerilim filmleri içerisinde izlediğim an kaliteli yapımlardan biri Münafık. Tabi başta da belirttiğim gibi korku demiyorum bu filme. Çünkü korkudan çok bir psikolojik gerilim ve dram filmi. Tabi işi ilginç hale getirmek için biraz doğa üstü olaylar kullanılmış ama filmin en olmamış yanı da bu olayların tam anlamıyla kurgulanamamış olması.

Filmin renkleri ve mekanları çok güzeldi. Görüntü yönetimi olarakta iyi bir film çıktı karşıma. Filmin ana karakterlerinin oyunculukları, sahnelerde kullanılan müzikler ve efektler oldukça başarılıydı. Çok korku filmi olmamasından mıdır nedir fazla gürültüye maruz kalmadık. Bu da benim açımdan keyifli bir film izlemesi oldu. En azından kimin ne dediğini anladık.

Yorum Bırak

Sarmaşık

Aslında planımda bilgisayar açıp bir şeyler yazmak yoktu ama Sarmaşık’ı izledikten sonra bütün fikrim değişti. Hazır sıcağı sıcağına sinemadan çıkmışken film hakkındaki yorumlarımı yazayım dedim. Aslında ne yazabilirim diye de bir yandan düşünüyorum. Okuyanlar bilir benim düşünme şekillerimden biri de böyle gevezelik yapmaktır. Aslında direkt konuya girmek gerekirse, Sarmaşık son dönem izlediğim en iyi Türk filmi ve Türk sinemasında yeri ayrı olacak bir film. Hatta çıtayı biraz daha yükseltip son dönme izlediğim en iyi film diyebilirim. Bunu Avrupa, Amerika filmleri de kapsıyor diyebilirim. Zaten Sarmaşık’ta buna uygun olarak yurt dışındaki festivallerde de bolca ödül aldı.

Filmi izlemeden önce aslında konusunu okumamıştım. Filmi izlemem için iki etken vardı. Bunlar filmde Özgür Emre Yıldırım ve Nadir Sarıbacak’ın oynamasıydı. Tabi sonrasında filmin aldığı ödüller filmin izlenmesini şart kıldı. Ne yazık ki film az kopya ile vizyona girdi. Ben küçük bir sinemada izledim filmi ama tek kişi izledim. Ne yazık ki filmin vizyona girdiği dönemde rakiplerinin büyük olmasının da buna etkisi çok. Tabi birde Türk sinema izleyicisi söz konusu. Neyse filme biraz giriş yapalım.

Yorum Bırak

It Follows

Doğrusunu söylemek gerekirse ben bu filmi beğendim. Beğenme sebeplerinin en başında da filmin kalıplaşmış korku filmlerinin içine çekilmeden gerek hikayesi, kurgusu, işlenişi, mekanları ve görüntü yönetimi ile bana o eski korku filmlerinin keyfini yaşatmış olmasıydı. Aslında biraz daha olayın geçmişine gidip bizi soru işaretlerinden kurtarabilerdi ama bunu yapmamışlar. Filmden en tatminsiz ayrıldığım kısım buydu.

Tabi film hakkında çok abartılı yorumlar var. Bu da beklentiyi yükseltmiyor değil, filmi bu şekilde izlerseniz hayal kırıklığına uğrayacaksınız ancak yukarıda bahsettiğim sebeplerden ötürü evet film son dönemin en iyilerinden. Tabi filmi izlerken başka yapımlara benzetmemek içten bile değil. Ben izlerken biraz Halka’ya benzettim filmi. Ancak o kadar başarılı bir şekilde kurgulanmamış film.

Yorum Bırak

Hannas: Karanlıkta Saklanan

Çocukluktan beri hepimizin duyduğu bir olaydır cin’in bir insanı sahiplenmesi ve onunla ilişkiye girmesi. Tabi günümüz çocukları bunu pek bilmez. Biz zamanında mistik olaylarla fazla ilgilendiğimizden yada büyüklerimiz bu durumu çok ciddiye aldığından mıdır nedir bu tarz hikayeleri çok duyduk. Bu filmde bu hikayelerden birini konu almış kendine. Tabi bu ana konunun yanında birde yan konusu var filmin. O da para için aileleri tarafından akıl hastanesine kapatılan zenginler.

Bu iki konu bir şekilde harmanlanmış ve karşımıza Hannas: Karanlıkta Saklanan çıkmış. Filmi genel olarak eleştirmem gerekirse, eksik kurgu, eksik hikaye, başarısız oyunculuk ve çekimler diyebilirim. Tabi bunların içerisinde en çok göze batan oyunculuklar oluyor.

Yorum Bırak

Jurassic World

Nasıl olsa isminden ekmek yeriz denen yapımlardan biri de Jurassic World. Filmi izlerken ve izledikten sonra bu film bana ne vardi diye sordum ve açıkçası hiç bir cevap alamadım. Film bana hiç bir şey vermedi. Ne bir hikaye keyfi ne de bir aksiyon. Konusu oldukça basitti ve hikaye çok yüzeysel işlenmişti.

Hikaye basitti dedim kısaca özetleyeyim. Jurassic diye genetik bilimi ile dinozorların fosillerinden alınan dna’lar ile dinozorlara yeniden hayat verilmiştir ve bunlar Jurassic World denen bir park alanında sergilenmektedir. Tabi bu arada parkta dinozorlarla ilgili yeni genetik deney yapılmaktadır. Bunların son ürünü de devasa bir dinozordur. Bu dinozorun en büyük özelliğinde bir çok hayvanın geninden yapılmış olması ve bu genlerdeki özellikleri taşımasıdır. Yani büyük olmasına rağmen hızlı, kurnaz, oldukça akıllı, kendini kamufle edebilme gibi özelliklere sahiptir.

Yorum Bırak

Minions

Despicable Me serisinde Minyonlar gönlüme taht kurmuş, hiç oyunlarla alakası olmayan ben Minions oyununu indirmiş oynamaya başlamıştım. Tabi oynamak derken sadece karakterlere bakıyor, garip sesler çıkarışlarına da gülüyordum. Minyonları izlemek benim için ayrı bir keyifti. Bu filmi de aynı keyfi almak için izledim. Keyif aldım mı, evet aldım ama nedense Despicable Me serisindeki kadar keyif vermedi Minyonlar.

Bunun başlıca sebeplerinden biri sayılarının fazla olmasından çok aslında üç minyonun ekipten ayrılmasıydı. Filmin başında da her birinin ayrı özelliklerinden bahsederken içlerinden birilerini ayırıp onları ayrı bir maceraya atmak bence çok mantıklı bir işi değildi. Lakin yapmışlar. Bende izledim.

Yorum Bırak

Abone ol