İçeriğe geç

Kategori: Kişisel Denemeler

The Perks of Being a Wallflower / Saksı Olmanın Faydaları

 tarafından yazılmış aynı adlı romanından uyarlama film. Uyarlayan da yine aynı isim. Film için başarılı bir uyarlama diyebilirim. İlk yönetmenlik deneyimi olmasına rağmen Stephen Chbosky’i oldukça başarılı buldum. Kitabı okumadım ama kitap için de son dönem Amerikan edebiyatının en iyisi olduğunu savunanlar mevcut.

Film için bu zamana kadar lisede geçen en iyi filmlerden biri diyebilirim. Lise ortamını, girip çıkılan depresyonları, umutları başarılı bir şekilde vermiş. Burada Stephen Chbosky vermek istediğini başarılı bir şekilde vermiş. Kim olursanız olun hikayenin bir köşesinden tutuyorsunuz. Film bir lise filmi olarak ilerlerken belki tahmin edilebilecek bir yol çiziyor ama hikayenin altyapısı oldukça sağlam.

Yorum Bırak

Batalla En El Cielo / Cennette Savaş

Batalla En El Cielo hakkında düşünmeye çalıştığım ama nasıl bir kulp tutturacağımı bilemediğim bir film. Film 2005 yapımı yönetmen koltuğunda ise  var. Aynı zamanda film 2005 yılında Cannes’te büyük ses getirmiş. Ses neye getirdi bilmiyorum ama film öyle oturayım keyifli bir film seyredeyim diyorsanız baştan söyleyeyim bu filmden uzak durunuz.

Filmde asıl sorun uzun uzadıya giden durağan sahneler. Filmin süresi 96 dakika pekala siz bu filmi anlatmak isteneni yarım saate sığdırabilirsiniz. Anlatmak istenen derken filmde verilmek istenen bir alt metin de yok. Yönetmen sadece önermede bulunmuş siz kalanı aklınızda tamamlıyorsunuz. Ana karakterin ne iş yaptığından bi habersiniz mesela. General’e çalışıyor ama şoför müdür, işleri ile uğraşan biri midir belli değil. Kişisel çalışanı ise bayrak töreninde ne işi vardı? Bunun gibi sorulara cevap aramaya bol vakit buluyorsunuz filmde. Film bir olay ardından donuklaşırken olay hakkında düşünmek için fırsat tanıyor size.

Yorum Bırak

Ill Manors / Belalı Mahalle

Senarist ve yönetmen ‘in ilk filmi Ill Manors ve bir ilk film için oldukça başarılı. Küçük hikayeler bir bütüne sarılarak başarıyla birleştirilmiş. Filmin en önemli özelliklerinden biri de müzikleri. Müzikler görüntülerle harmanlanarak, yerinde ve başarılı kullanımlarla güzel bir iş çıkmış ortaya.

Film Londra’nin bilinmeyen yüzünde gerçekleşiyor. Uyuşturucu etrafında dönen hayatları konu alıyor film. Konu ve kurgu güzel. Oyunculuklar biraz donuk gibi gelse de İngiliz sinemasına baktığımızda aslında sürekli karşılaştığımız oyunculuklar karşımızdaydı. Ben açıkçası başarılı buldum.

Yorum Bırak

1950’li filmlerdeki dekorlar gibiyim. Dokunsan yıkılacak ama aynı zamanda çok şey anlatabilecek.

Yorum Bırak

ne kadar uzun süredir yokuz sen ve aşk gittiğinde terk ettiğimi biliyorum duygularımı bazen bir otobüs camında yansıyarak ortaya çıkan ikimizde bilinçliyiz, ikimiz de biliyoruz…

Yorum Bırak

Despre Oameni Si Melci / Salyangozlar ve İnsanlar

Yönetmen koltuğunda ‘un bulunduğu 2012 Romanya yapımı başarılı bir film Despre Oameni Si Melci. Bu vesile ile de blogta bir Romen filmine de yer vermiş bulunuyorum. Film komedi filmi olarak geçse de öyle kahkaha attıran bir film değil. Olay örgüsü, oyunculuklar oldukça başarılı. Eğlenceli bir film var karşımızda.

4 Ekim 1992  yılında Michael Jackson’ın Dangerous World Tour kapsamında Bükreş’e gelmiştir. Bütün Romanya bu olayı konuşurken Campulung isimli küçük bir şehirde bir araba fabrikasında çalışan işçiler işten çıkarılma tehlikesi altındadır. Fabrikanın patronu, fabrikayı Fransızlar’a satmak istemektedirler. Fransızları ise bu fabrikayı bir salyangoz fabrikasına dönüştürmek istemektedirler. Tabi bu olayın görünen kısmıdır.

Yorum Bırak

El-Cin

Filmin fragmanlarını geçtiğimiz gün gördüm. Tabi tüm olanları değiştirip bir an önce filmi izlemek için plan yaptım. Vizyona bu gün girdi ve akşam seansında ben de yerimi aldım. Tabi her Karacadağ filminde olduğu gibi bu filme de soluğu Beyoğlu Fitaş’ta izledim. Salon ve izleyiciler hakkında pek yorum yapmayacağım zaten on kişi kadardık salonda. Bu da izleme zevkimi arttırdı elbet. Fazla konuşup kıkırdayan olmayınca (aradan önce vardı ama ara sonunda suspus oldular) filmden oldukça zevk aldığımı söyleyebilirim.

Yavaş yavaş filme girmem gerekirse karşıma çıkan Hasan Karacadağ’ın şu ana kadar izlediğim en iyi filmi. Gerek görsel, gerek hikaye, gerekse kurgu olarak en başarılısı. Öyle görünüyor ki, Karacadağ eleştirilerden ve yaptığı hatalardan ders alıyor. Efektler güzeldi ben bir çok filme göre başarılı budum. Efektler güzeldi ama biraz çoktu. Bu da izlerken sıktı diyebilirim.

Yorum Bırak

Il Decameron / Dekameron

Pier Paolo Pasolini’nin 1971 yılında yaptığı film Il Decameron. Il Decameron, son filmi Salo o le 120 giornate di sodoma gibi aşırı rahatsız edici olmasa da yinede hem görsellik hem de eleştirel boyuttan sözünden sakınmayan bir film. Film Giovanni Boccaccio‘nun aynı isimli romanından esinlenmiş. Filmde on ayrı hikaye var. Hikayelerin çokluğu ve ayırt edilememesi izleyiciye takip sorunu yaşatıyor.

Bunun yanı sıra oyunculuklarda oldukça başarısız. Oyunculukların sıfır olması gerçekliği arttırmada işe yaramış mı bunun tereddütü içindeyim. Biraz düşündüğümde sanırım filmde itici gelen şeylerin başında da oyunculuklar vardı.

Yorum Bırak

Bok gibi

Iş Hayat Okul Yaşam Ev Mahalle Sokak Aile Düş Gerçek Rüya . . . Aşk Sevgi Sadakat . . . Para.

Yorum Bırak