Dünyadaki tüm savaşların bittiğini, açlığın sona erdiğini ve herkesin birbirini “gerçekten” anladığı bir düzenin kurulduğunu hayal edin. (Bu kıvama gelene kadar bazılarının nelerden vazgeçtiğini de…
Yorum BırakEtiket: İzlediklerim
Bazı sabahlar uyandığınızda, aslında hâlâ derin bir uykuda olduğunuzu ve hiç uyanmadığınızı hissettiniz mi? Zamanın akıp giden bir nehir değil, üzerinizde biriken çöp dolu bir…
Yorum BırakBrian De Palma’nın Body Double’ı yalnızca Hitchcock vari bir gerilim filmi olarak değil, aynı zamanda bu kalıpları kullanarak “görme” ve aynı zamanda “gösterme” eylemini de…
Yorum BırakInstagram’da yazacağım demiştim aslında sıcağı sıcağına da yazmıştım ama buraya eklemek uzun sürdü nedense. Bu arada eskimiş oldu dizi. Keşke diğer parçasını bekleseydim. Gerçi o…
Yorum BırakBir süredir böyle güncel film yazmadığımı fark ettim. Hatta okuduğum kitapları da yazmıyorum. Ancak instagram’da ufak paylaşımlarım var. Dedim ki onları da buraya ekleyeyim ne…
Yorum BırakÜst Kültür Yazısı
Yeni yıl beklediğimiz gibi gelmedi. Sadece olumsuzluklardan bahsetmiyorum. Ne kar ne yağmur ne çamur? Hiçbir şey yok. Vakti zamanında karı keyif için beklerken şimdi suyumuz az kaldığı için zorunluluktan istiyoruz. Vay be nereden nereye? Bu arada suyu sev ayıyı öp.
Çok taze bir haberde Türkiye’deki tek ayı barınağındaki ayıların kış uykusuna yatmadığını okudum. Günde 400 kilograma yakın et tüketiyormuş hayvancıklar. E onlara harcanan su? Neyse ki sanırım ben bu durumu telafi ediyorum. Üzerimdeki sürekli uyuşukluk ve uyku hali… Of…
Konu buraya nasıl geldi bilmiyorum ben tam yeni yıl yeni umutlar, pasta, kek, çörekten bahsedecekken içimdeki hangi dürtü bu konuya çekti beni anlamadım. Ama sosyal mesajımızı da vermiş olduk.
Eski zamanlarda -1800’leden bahsetmiyorum tabii- benim küçüklüğümde, yılbaşı dönemleri kar yağar her sabah o engin beyazlığa uyanmaktan keyif alırdım. Sonra kendimi o beyazlığın içine atar yuvarlanır eve döner bir de dayak yerdim. İlki hasta olacağım diye ikincisi ise atladığım yerde göremediğim çıkıntılar sebebi ile bir yerlerimi kanattığım daha çok kıyafetlere zarar verdiğim için. Sonuç kaçınılmaz tabii. Bu burumda ise yapılacak tek şey, evde oturup Noel filmleri izlemek.
Tabii bunların da türlü türlüsü var ama hepsinin içinde olan tek şey Zencefilli Kurabiye Adam. Kurabiyeyi adama benzetme fikri nerde ve ne zaman çıktı acaba? Benim asıl aklımdaki asıl soru ise, “biz yiyeceklerimizi neden hayvan şekline sokuyoruz”. Mesela jelibonlar? Niye ayıcıklı? Sübliminal olarak bilinç altımıza işliyor bu durum ileride ayı yemeye mi hazırlanıyoruz?
Hım, o zaman peki ya adam? O zaman aç kalırsak adam da yeriz. Şimdi bilinç altıma kodlamış oldum bunu. Ama durun bu duruma, bu gidişata dur diyecek biri var!
Ginderdead Man. Süper kahraman ismi gibi değil mi? Tüm hayvan şekilli yiyeceklerin koruyucusu, kurtarıcısı!
The Gingerdead Man

Tabii olay yukarıda bahsettiğim gibi bu kadar toz beyaz değil. Zencefilli kurabiyenin hamuru bile bu kadar beyaz değil. Burada toz pembe mi demeliydim? Zencefilli kurabiyenin hamuruna yakın olur muydu?
The Gingerdead Man ilk kez 2005 yılında karşımıza çıkıyor ki ben bu filmin üzerinde duracağım. Bir efsanenin doğuşu her zaman önemlidir. Akabinde Gingerdead Man 2: Passion of the Crust (2008) ve Gingerdead Man 3: Saturday Night Cleaver (2011) farklı yönetmeler tarafından çekilmiş. Anlaşılan bu efsanenin bitmesine kimsenin gönlü elvermemiş. Sonra ilk filmin yönetmeni Charles Band Gingerdead Man vs Evil Bong adlı bir film yapmış. Ah, Evil Bong’u tanımalısınız favkaladenin de fevkinde bir karakter.
El cuerpo (2012): Filmin yönetmeni Oriol Paulo genelde senaryoları ile var olan bir isim. Bu filmde bir kaç tv filmi dışında sanıyorum ilk profesyonel filmi. Bu ismi Los…
Yorum BırakSide Effects (2013): Steven Soderbergh filmi olası sebebi ile bir puan üste çıkarken kadrosu ile de göz dolduruyor. Hikaye iyi final ters köşe yapıyor ama…
Yorum BırakBunu araya sıkıştırmak istedim. Normalde çarşambaları tanıttığım izlenesi şeyleri cumartesiyede taşırdım şu aralar yoksa bitecek gibi değil… Eh bir kaçamak yapıp, cumayı da kullanmak fena…
Yorum Bırak3D olarak izlemediğim eğlenceli ancak daha iyi anmasyonlarında olduğunu gördüğüm bir film. Sanıyorum ki bu flim Amerikalı çocuklar için baştan sona Amerikan milliyetçiliği yapmak için…
Yorum Bırak
